Yargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2022/5872 · K. 2025/1429
8. Ceza Dairesi 2022/5872 E. , 2025/1429 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1354 Esas, 2022/1131 Karar SUÇ : Suç işlemeye tahrik HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2021 tarihli ve 2020/566 Esas, 2021/724 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 214/1, 62 ve 51/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi tayinine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2021/1354 Esas, 2022/1131 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sanığın savunma hakkının ihlal edildiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; sanığın aleni sayılan bir ortamda basın toplantısına katılan kişilere hitaben "buradan sendikaya geçiyoruz, 40 gün eylem planı çıkacak, Ankara'ya mı gidiyoruz, yollarımı kesiyoruz, TKİ mi işgal ediyoruz, burada ... Holdingin merkezini mi işgal ediyoruz, Denizli'de oteli olan Uyar Madenciliğin otelini mi yakıyoruz, maden ocaklarını mı havaya uçuruyoruz, Nazilli'deki, bunları konuşacağız açık açık tamam mı? bu mücadele işi biz yasal bir mücadele yürütüyoruz, kanunlara dayanıyoruz, 1000 kişi bu TKİ işgal etse (eliyle TKİ kurumunu gösteriyor) 2 gün çıkmasak paramızı yatırırlar öyle mi, TKİ girersek 3 gün çıkmasak en fazla 3 tane gaz sıkarlar, hepimizi göz altına koyarlar, göz altına alacak yerde bulamazlar, paramızı öderler öyle mi, ... ... 'ı (milletvekili) uyarıyoruz, madenciler bize söylüyor her gün, bu ...'ya giremez, eğer bu yasa teklifini bu verilen süre içerisinde o meclise ... getirmezse Somalı, ...'ya sokmayacak onu, madenci arkadaşlar bunu söylüyor öyle mi, ... yasa teklifini meclise getirecek, getirmezse o zaman eğer Somalı bu ...'ı ...'ya sokuyorsa o zaman Somalı ...'yı terk etsin, yazıklar olsun bize, evet yazıklar olsun o zaman bize, şimdi sendikaya geçiyoruz, önümüzdeki 40 günün ya 1 nisan da şaka gibi Ankara'ya ineceğiz, bu arada ki süreçte neler yapacağız, ya burayı işgal edeceğiz (eliyle TKİ kurumunu gösteriyor) bunları tartışacağız" şeklinde konuşma yapması iddiasına ilişkin olarak; Oluş, tüm dosya kapsamı, CD çözüm tutanağı, adli sicil kaydı bulunmayan sanığın aşamalarda değişmeyen yargılamaya konu edilen konuşmayı suç işleme kastıyla yapmadığına, \*\*\* sendikasında sendika uzmanı olarak görev yaptığına, ... faciası sonrasında işçilerin maaşlarını alamamaları nedeniyle haklarını savunmak amacıyla söz konusu konuşmayı yaptığına ve bunun görevinin bir parçası olduğuna dair savunmaları birlikte değerlendirilmiştir. Bu itibarla; sendika uzmanı olarak görevli sanığın, 2911 sayılı Kanun çerçevesinde usulüne uygun şekilde toplanan kalabalığa hitaben yaptığı konuşmasının özü itibarıyla işçilerin hak arama hürriyetlerini kullanmalarına yönelik olduğu, sendika üyelerini heyecanlandırmak ve hak arama konusunda cesaretlendirmek amacına yöneldiği, bu amacın gerçekleşmesi için dikkat çekici ifadelerin kullanılmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu değerlendirilmiştir. Bu nedenlerle; sanığın yargılamaya konu edilen ifadeleri T.C. Anayasasının 26. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına Dair Sözleşmenin 10. maddesi ile teminat altına alınan "ifade özgürlüğü" kapsamında değerlendirildiğinden; sanığın unsurları yönünden oluşmayan suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.