İçtihatYargıtay10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2022/5904 · K. 2023/8368
- Esas No
- 2022/5904
- Karar No
- 2023/8368
- Karar Tarihi
- 19.09.2023
Karar Metni
10. Hukuk Dairesi 2022/5904 E. , 2023/8368 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/3346 E., 2020/2998 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 23. İş Mahkemesi
SAYISI : 2014/733 E., 2019/430 K.
Taraflar arasında iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılardan .... ve (Müflis)... İnş. Taah. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına iflas idaresi memuru ile Türkiye Sigorta A.Ş'.ne devrolan Halk Sigorta A.Ş vekili tarafından süresi içerisinde istinaf edildiği, Bölge Adliye Mahkemesince davalı .... ve (Müflis)... İnş. Taah. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti adına iflas idaresi memurununun istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, istinaf başvurusunda bulunan Türkiye Sigorta A.Ş.'ye devrolan Halk Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurularının ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında kabul kararı verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan .... ve Türkiye Sigorta A.Ş'.ne devrolan Halk Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinim kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin eşi ...'ın 24.08.2011 tarihinde yönetimindeki ....'ye ait... plakalı motosiklet ile kuryelik hizmetini yaptığı esnada 34 ZL 17614 plakalı ... yönetimindeki kamyonun sokağa dönüş yaptığı esnada çarpışması sonucunda vefat ettiğini, bu kaza sonucunda davalı ... hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan Büyükçekmece 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/791 Esas sayılı dosyası ile yargılama yapıldığını, sanığın asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığını beyanla yargılamanın devamında arttırdığı 167.145,30 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle: Davanın görev yönünden reddinin gerektiğini, davacı ile müvekkili şirket arasında herhangi bir hizmet ilişkisinin bulunmadığını, bu davanın İş Mahkemesinin görev alanına girmediğini, somut olaydaki kazada; kaza tespit tutanağına göre maktulün asli kusurlu olması ve Büyükçekmece 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2013 tarih ve 2012/791 Esas sayılı dosyasından verilen karar uyarınca davalı ...'ın asli kusurlu olması nedenleri ile illiyet bağı kesildiğinden müvekkil şirkete sorumluluk yükletilemeyeceğini, müvekkil şirketin motosiklete ilişkin tüm bakımları düzenli olarak yaptırdığını, öte yandan çalışanlara düzenli olarak iş güvenliği ve güvenli motor kullanımı ile ilgili eğitimlerin verildiğini, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca da müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı Halk Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket tarafından Zorunlu Karayolu Taşıma Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile sigortalanan 34 ZL 1761 plakalı aracın 24.08.2011 tarihinde işletilmesi sırasında oluşan kazada trafik kazası tespit tutanağında 34 DT 0184 plakalı motosiklet sürücüsü Musa Altınbaş'ın sürücülere ait asli kusurdan kod 6 kusurunu işlediğinin belirtildiğini, dosyanın yetkili Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle: Kazadan dolayı Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/791 Esas sayılı dosyasında yargılandığını ve 1 yıl 8 ay ceza aldığını ve cezasının ertelendiğini, kazada kural ihlali yapmadığını, Trafik Kaza Tespit Tutanağına göre asli kusurlu olarak müteveffa ...'ın gösterildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle;"07.05.2012 tarihli ... Sosyal Güvenlik kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının inceleme raporuna göre davacının murisi ...'ın 24.08.2011 tarihinde geçirdiği kazanın 5510 sayılı Kanun'un 13-a,b maddesi gereğince iş kazası olduğu hususun tespit edildiği, tarafların kusur oranı tespiti yönünden yapılan itirazlar değerlendirilmek üzere dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişiler...,..., ...in düzenlemiş olduğu rapora göre; davalı kamyon sürücüsü ...'ın %50, davalı ...'nin %20, davacı ...'ın %30 kusurunun bulunduğu, davalı ...Ş.'ye devrolan Halk Sigorta AŞ'nin düzenlemiş olduğu (ZMMS) poliçesi kapsamında sorumlu olduğu belirtilmiştir. Davacıların karşılanmayan zararlarının tespiti ile ilgili olarak hesap bilirkişisinden rapor aldırılmıştır. Bilirkişi ...tarafından düzenlenen 26.03.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre, davacı murisin eşine destekten yoksun kalma nedeniyle SGK tarafından bağlanan gelirin mahsup edilmesinden sonra bakiye maddi tazminatının 167.145,30 TL olduğu sonucuna varılarak maddi tazminata yönelik davanın belirtilen miktarlar üzerinden kabulüne dair kanaate varılmıştır. Davalı ...Ş.'ye devrolan Halk Sigorta A.Ş.nin poliçe miktarının belirlenen maddi tazminat miktarından yüksek olması nedeniyle maddi tazminatın tamamından sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Yapılan yargılamanın sonunda tarafların ve dinlenen tanıkların beyanları, SGK kayıtları, Sosyal Güvenlik Kurumu Teftiş Kurulu Raporu, kusur raporları, hesaba ilişkin bilirkişi raporu ile tüm dosya münderecatından, yukarıda açıklanan gerekçeler doğrultusunda toplam 167.145,30 TL maddi tazminat miktarının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen yasal faizi ile alınıp davacıya verilmesi yönünde aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.'' gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde .... ve (Müflis)... İnş. Taah. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına iflas idaresi memuru ile Türkiye Sigorta A.Ş.'ne devrolan Halk Sigorta AŞ vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Halk Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın müteveffanın kask ve diğer koruyucu ekipmanları bulunmaksızın motosikletle yolculuk ederken meydana geldiğini, müteveffanın işvereni olan .... müteveffanın iş sağlığı ve güvenliğini sağlamadığından kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunu, ölü muayene raporunda da görüleceği üzere müteveffanın baş bölgesinden aldığı darbeler sonucu hayatını kaybettiğini, müteveffanın kask ve diğer koruyucu ekipmanlarının bulunmamasının oluşan hasarı artırdığını, söz konusu hususun dikkate alınmaksızın müvekkili şirket tarafından sigortalanan araç sürücüsüne kusur atfedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin temerrüdü için davacılar tarafından müvekkili şirkete gerekli belgelerle birlikte başvuruda bulunulması, bu başvurudan sonraki 8 gün içinde davalı şirket tarafından ödeme yapılmamasının gerektiğini, davacının tazminat için herhangi bir başvuruda bulunmadığını, bu nedenle davacılara ödenecek tazminata dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı .... vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi kusur ek raporunda kök rapora yönelik itirazları ile sunulan delileri değerlendirilmeksizin ek rapor düzenlendiğini, rapora yönelik itirazları değerlendirilmeksizin yeni bir bilirkişi raporu ya da ek rapor alınmaksızın karar verildiğini bu nedenle müvekkilinin hukuki dinlenilme hakkı ve dolayısıyla adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, müteveffanın vefatı sebebiyle ... 15. İş Mahkemesi nezdinde müteveffanın anne-babası tarafından açılan maddi-manevi tazminat davasının mahkeme tarafından reddedildiğini, işbu dava kapsamında alınan bilirkişi raporunda kamyon sürücüsü ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu, müteveffa ...'ın ise %25 oranında kusurlu olduğu, müvekkil Şirket'in ise kusurunun olmadığının tespit edildiğini, müvekkilinin dava konusu kazada herhangi bir kusur olmadığı, iş güvenliğine aykırı bir davranışının mevcut olmadığı değerlendirilmeden, eksik incelmeye dayalı ve hatalı bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm tesis edilmesi açıkça hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi hesap raporunda hatalı kusur raporuna göre hesaplama yapılmasının da hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin illiyet bağı kesilen trafik kazasından sorumluluğu bulunmadığının Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’nın 07.05.2012 tarihli “İnceleme Raporu”nda vefat eden ...’a müvekkil şirket tarafından gerekli eğitimlerin verildiği, a2 ehliyete sahip maktulün yeterli derecede tecrübeye sahip olduğu, kişisel koruyucu güvenlik malzemelerinin müvekkil şirket tarafından maktule verildiği ve olay esnasında da maktulun kaskının takılı olduğu, maktulun asli kusurlu olmasından dolayı müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunmadığının açıkça belirtildiğini, kaldı ki, davalılardan ..., Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2013 tarih 2012/791 E. 2013/1220 K. Sayılı hükmünde dava konusu kazada asli kusurlu bulunduğunu, Mahkeme kararı ile tespit olunan 3. kişinin kusuru dikkate alındığında müvekkil şirketin kaza ile illiyet bağının kesildiğini, ayrıca bilirkişi raporunda, tazminat miktarı hesaplanırken tüm davalıların kusur oranları toplanarak %70 kusur oranı üzerinden hesaplama yapıldığını, hiçbir şekilde Müvekkil Şirket'e atfedilen kusur oranını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Müvekkil Şirket'in diğer davalı ...'ın kusurundan sorumlu tutulmasını kesinlikle kabul etmediklerini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
3.Davalı (Müflis)... İnş. Taah. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. İflas İdare Memuru istinaf dilekçesinde özetle; müflisin tüm hak ve alacaklarının iflasın açıldığı zaman bir masa oluşturduğunu ve bu masanın kanuni temsilcisinin iflas idaresi olduğunu, huzurdaki davanın iflas tarihi olan 11.11.2014 tarihinden önce açılmış olup İİK 235 inci madde ve yerleşik Yargıtay uygulamaları doğrultusunda kayıt kabul davasına dönüştüğünü, kayıt kabul davalarında alacağın tahsiline değil, alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinileceğini, buna rağmen ilk derece mahkemesince alacağın tahsiline yönelik verilen hükmün kanuna aykırı olduğunu, kayıt kabul davalarında vekalet ücreti ve harçların maktu olarak belirlenmesi gerektiğini, iflastan sonra alacak kayıt talebinde bulunmayan davacının bu davanın açılmasına neden olduğunu, iflas idaresi aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini, faiz hesabı yapılırken müflis şirket hakkında iflas tarihinden sonra İİK 195 ve 196. Maddeleri uyarınca hesaplama yapılması gerektiğini, alacak miktarı hesaplanırken müflis şirketin iflas tarihine kadar faiz işletilmesi gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle;
"Davalı .... istinaf başvurusu bakımından; Davacının eşi ...'ın ölümü ile sonuçlanan 24.08.2011 tarihinde meydana gelen trafik iş kazası sonucu, davalı ... şirketince ZMMM sigorta poliçesi düzenlenen ... İnş. Taah. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. 'ne ait aracı kullanan davalı ...'ın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2013 tarih 2012/791 E. 2013/1220 K. sayılı dosyasında alının bilirkişi kusur raporları doğrultusunda asli kusurlu olduğunun belirlendiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında dinlenen tanık anlatımları, iş güvenliği ve sağlığı uzmanlığı bulunan bilirkişi ve bilirkişi heyetinden alınan raporlara göre, davalı işverence müteveffaya kişisel koruyu malzemelerin teslim edildiğine dair zimmet tutanağının sunulmadığı, işverence iş güvenliği ve sağlığına ilişkin eğitimlerin verilmediği,dinlenen tanık beyanlarına göre 30 dakika kuralı bulununan motorlu kurye olarak çalışanlara trafikte karşılaşabilecekleri tehlikeli durumlara ilişkin yazılı talimatların bulunmadığı gibi motorlu kuryeleri denetleyecek birimin de bulunmadığı bu nedenle davalı işveren ...Restaurantları AŞ 'ye ve davalı ... şirketince sigortalı olan kazaya karışan aracı kullanan ...'a yüklenen kusur oranlarının dosya kapsamına uygun olduğu, müteveffanın anne ve babası tarafından ... 15. İş Mahkemesindeki dava dosyasında müvekkilinin kusursuz olduğuna yönelik iddianın İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılama ve bilirkişi raporlarına itiraz dilekçelerinde ileri sürülmediği, Müteveffanın anne ve babası tarafından ... 15. İş Mahkemesindeki dava dosyasının uyap başka birimden dosya görüntüleme ekranına göre istinaf kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği gibi o davada sadece davalı işverenin davalı olduğu bu nedenle kusur oranı bakımından eldeki dava dosyası için kesin hüküm niteliğinde olmadığı, birden çok kimsenin birlikte neden oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen 6098 sayılı TBK'nun 61 inci maddesi uyarınca (818 sayılı B.K.’nun 50 ve 51. Maddesi) ve aynı Yasanın 163. (818 sayılı B.K.’nun 142.) maddesi hükmüne dayanarak davacı, zararının tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsi aleyhine açacağı bir dava ile de talep edebileceği bu nedenle davacının maddi tazminat taleplerinden TBK 61 inci maddesi uyarınca davalıların müteselsil sorumlu oldukları, kusur oranının davalıların kendi arasındaki rücu davasında dikkate alınabileceği, bu nedenle tüm davalıların müteselsil sorumluluğuna karar verilmesinin dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı... İnş. Taah. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. İstinaf başvurusu bakımından ; Somut uyuşmazlıkta; emsal Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin kararları doğrultusunda; Davalının iflasına eldeki dava açıldıktan sonra 11.11.2014 tarihinde karar verildiği belirtilmekle, iflas idare memurlarınca temsil edilen bu davalı bakımından davacının iflas masasına alacağını kaydettirmek için başvurduğu ileri sürülmediğinden Yargıtay 21. Hukuk Dairesinden geçen kararlarda sadece maddi manevi tazminat davası açılmadan önce iflasa karar verilmesi halinde görev tartışılmış, karar başlığında müflis sıfatı ile yer alan davalılar hakkında kurulan müteselsil sorumluluğa ilişkin kararlarda bu nedenle bozma konusu yapılmadığı da gözetildiğinde davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı Halk Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusu bakımından; Davalı ... şirketince zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi düzenlenen, kazaya karışan aracı kullanan davalı ...'ın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2013 tarih 2012/791 E. 2013/1220 K. sayılı dosyasında alınan bilirkişi kusur raporları doğrultusunda asli kusurlu olduğunun belirlendiği gibi İlk Derece Mahkemesince alınan kusur bilirkişi raporları doğrultusunda yüklenen kusur oranının dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla davalının bu yöne ilişkin istinaf başvuru nedenine itibar edilmediği, ancak; davalı ... şirketine dava tarihinden önce başvuru yapılıp temerrüde düşürüldüğü hallerde faiz başlangıç günü temerrüt tarihi olup, hak sahibi davacının sigorta şirketini dava tarihinden önce temerrüde düşürdüğü kanıtlanadığından faiz yükümlülüğüne dava tarihinden itibaren uygulanması gerekirken kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğu, kararın bu nedenle kaldırılmasının gerektiğine işaretle bu husus dikkate alınarak maddi tazminat talebinin kabulüne dair hüküm kurulmuştur."
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan .... ve Türkiye Sigorta A.Ş'.ye devrolan Halk Sigorta A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Halk Sigorta AŞ vekili temyiz dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket maddi tazminat talepleri açısından, poliçe limitleri dâhilinde ve sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında davacının zararlarını gidermekle yükümlü olduğunu, dava konusu kazanın müteveffanın kask ve diğer koruyucu ekipmanları bulunmaksızın motosikletle yolculuk etmesi esnasında meydana geldiğini, müteveffanın işvereni olan ....'nin müteveffanın iş sağlığı ve güvenliğini sağlamadığından kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunu, ölü muayene raporunda da görüleceği üzere müteveffa baş bölgesinden aldığı darbeler sonucu hayatını kaybettiğini, müteveffanın kask ve diğer koruyucu ekipmanlarının bulunmaması oluşan hasarının artırdığını, söz konusu husus dikkate alınmaksızın müvekkili şirket tarafından sigortalanan araç sürücüsüne kusur atfedilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı .... vekili temyiz başvurusunda özetle; Kusur raporuna itirazların karşılanmadığını ceza dosyasında asli kusurun kamyon şoförüne verildiğinin dikkate alınmadığını, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alındığını, SGK Müfettişi raporunda: gerekli eğitimlerin verildiğini, A2 Ehliyete sahip olduğunu, kişisel koruyucu donanım teslim edildiği ve kaskın olay anında üzerinde olduğu, maktulün asli kusurlu olduğunun kabul edildiğini, ceza dosyasında kamyon şoförünün asli kusurlu kabul edildiğinin dikkate alınmadığını, ana ve baba dosyasının müvekkilinini kusurunun olmadığından reddi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, trafik iş kazası neticesinde vefat eden sigortalının hak sahibi eşinin maddi tazminata hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 13, 16 ve 20 nci maddeleri, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 2.maddesi gereğince uygulanma olanağı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 55 inci maddesi ve iş kazası tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alındığında 818 sayılı Borçlar Kanun'un 41,42,43,44, 45, 46 ve 47 nci maddeleri ile 332 nci maddesi, 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun'un 85,88 ve 91 inci maddeleri, 492 sayılı Harçlar Kanun'un 15,16 ve 28 inci maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle hükme esas alınan kusur ve hesap raporu ile sorumluluk hükümleri kapsamında davalıların iş bu tazminat alacağından sorumlu olduğunun anlaşılmasına, dosya kapsamı ve Dairemizce kabul edilen ilkelere uygun tesis edilen karara karşı temyiz edenlerin sıfatlarına temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı ... AŞ'ne devrolan Halk Sigorta A.Ş .vekilinin tüm, davalı .... vekilinin ise aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.6100 sayılı HMK nun “yargılama giderlerinin kapsamı” başlığını taşıyan 323 üncü maddesinde yargılama giderlerinin hangi kalemleri kapsadığı tek tek sayılmış, bu madde içerisinde “Başvurma, karar ve ilam harçları yargılama gideri” kapsamında belirtilmiş, “yargılama giderlerinden sorumluluk” başlığını taşıyan 326 ncı maddede “kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerinin, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebileceği”, “yargılama giderlerine hükmedilmesi” başlığını taşıyan 332 nci maddesinde ise; “yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedileceği, yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümün hüküm altında gösterileceği,” hüküm altına alınmıştır.
3.492 sayılı Harçlar Kanun'un 15 inci maddesinde “Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınır.” 16/1- 1.cümlesinde “Değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır.” 28/1-a maddesinde “Karar ve İlam Harcı” düzenlenmiş olup “Karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. Şu kadar ki, ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında peşin alınan harcın oranı yirmide bir olarak uygulanır. Bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olması, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmez.” Hükümleri yer almaktadır.
4.Anayasa Mahkemesinin 14.01.2010 tarihli ve E. 2009/27, K. 2010/9 sayılı Kararında da belirtildiği üzere “Harç, idarece yapılan bir hizmetten yararlananlardan bu hizmet dolayısıyla alınan para, diğer bir deyimle verginin özel ve ayrık bir türüdür. Bu nedenle diğer harçlarda olduğu gibi, yargı harçlarında da kural; harcın, davayı açan veya harca mevzu olan işlemin yapılmasını isteyen kişi tarafından ödenmesidir. Ancak yargı yoluna başvurmak, başvuran kişiye bir harç yükümlülüğü yüklediği gibi, başvuranın haklı çıkması halinde bu yükümlülük yer değiştirmekte ve davada haksız çıkan tarafa yükletilmektedir. Bu nedenle nispi harca tabi davalarda, yargılama sonunda ödenecek harç miktarıyla birlikte, harcın gerçek sorumlusu da mahkeme kararıyla belirlenmektedir.”
5.Bu açıklamalar doğrultusunda somut olayda, davacının davalılardan tazminat istemi hususunda teselsül hükümlerine dayanarak tahsil talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda da bu husus gözetilerek davalıların tazminat alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumluluklarına hükmedildiği, bu cümleden olarak hüküm ferileri hakkında da kararın niteliğine uygun olarak davalıların müteselsil sorumluluğuna hükmedildiği, böylece Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda da istinaf başvurusu esastan reddolan davalıların tek bir karar ve ilam harcından müteselsilen sorumluluklarına hükmedilmesi gerekirken; her bir davalının aynı miktardaki karar ve ilam harcından ayrı ayrı sorumluluklarına hükmedilmesi ve peşin yatırılan harç miktarının toplamının karar ve ilam harcından mahsup edilmemiş olması hatalı olmuştur.
6. Bölge Adliye Mahkemesince bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
7. O halde, temyiz eden davalılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi hükmü bozulmalıdır.
8. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının bu kısımları düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
1. Davalı ...Ş.'ye devrolan Halk Sigorta A.Ş. vekilinin tüm, davalı .... vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddine, yukarıda açıklanan gerekçelerle istinaf karar ve ilamı harcı yönünden ise temyiz itirazlarının kabulü ile; ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 24.12.2020- 2019/3346 Esas, 2020/2998 Karar sayılı kararının 1 nolu bendinin 2 nci paragrafının silinerek yerine:
"2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli olan 11.417,69 TL istinaf karar harcından istinaf başvurusu esnasında peşin olarak davalılardan tahsil edilen 5.710,00 TL TL harcın mahsubu ile eksik kalan 5.707,69 TL istinaf karar ve ilam harcının davalılar .... den ve Davalı... İnş. Taah. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına," rakam ve sözcükleri yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2.İstek hâlinde temyiz başvurusu için yatırılan peşin harcının yatıran ....'ye iadesine,
3.Davalı ... AŞ'ne devrolan Halk Sigorta A.Ş.'nin temyiz itirazlarının reddi nedeniyle 11.417,69 TL harçtan peşin alınan 2.855,00 TL peşin temyiz karar ve ilam harcının mahsubu ile 8.562,69 TL harcının iş bu davalından tahsiline
4.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına,
19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.