Yargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2022/594 · K. 2025/22
Ceza Genel Kurulu 2022/594 E. , 2025/22 K. "İçtihat Metni"
KARARI VEREN
YARGITAY DAİRESİ : 1. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 1069 - 1221
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Suça sürüklenen çocuğun tasarlayarak kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-a, 29, 31/3 ve 63. maddeleri uyarınca 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba ilişkin Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 25.06.2019 tarihli ve 298-288 sayılı resen istinafa tabi olan hükmün suça sürüklenen çocuk müdafii, Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilince istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince 06.11.2019 tarih ve 4234-2511 sayı ile; eksik araştırma ve usul hükümlerine aykırılık nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonunda 26.10.2020 tarih ve 415-270 sayı ile; suça sürüklenen çocuğun tasarlayarak kasten öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 82/1-a, 29, 31/3 ve 63. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiştir. Hükmün suça sürüklenen çocuk ve katılan vekilince istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan inceleme sonunda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/2. maddesi uyarınca hükmün kaldırılmasına, suça sürüklenen çocuğun tasarlayarak kasten öldürme suçundan 5237 sayılı TCK’nın 82/1-a, 31/3 ve 63. maddeleri uyarınca 23 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba hükmedilmiştir. Hükmün suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 02.02.2022 tarih ve 11176-773 sayı ile; "(…) Suça sürüklenen çocuk ...'ın, maktul ...'in babasının öldürüldüğü dosya da yargılanması nedeniyle, tevettür altında hareket ettiği ve maktul ...'in yargılandığı davanın sonuçlanmamasıyla birlikte, maktul ...'in suça sürüklenen çocuk ...'ın babası ...'nin öldürülmesi olayına ilişkin masum olduğunu gösterir kesinleşmiş bir beraat kararının bulunmadığı ve aralarında süregelen husumetin varlığı göz önünde bulundurulduğunda; suça sürüklenen çocuk ... hakkında TCK'nın 29. maddesi uyarınca asgari düzeyde indirim yapılarak ceza tayini yerine, yazılı şekilde haksız tahrik hükümleri uygulanmayarak hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Daire Üyeleri ... ve ...; olayda haksız tahrik bulunmadığı, bu nedenle hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi ise 25.05.2022 tarih ve 1069-1221 sayı ile; "(…) Suça sürüklenen çocuğun ailesi ile maktulün ailesi arasında süregelen bir husumetin varlığının haksız tahrik hükmünün uygulanmasını gerektirir bir neden olmaması, maktulün suça sürüklenen çocuğun babasının öldürülmesi olayına karıştığına ve suça sürüklenen çocuğun babasını öldüren oğlunu azmettirdiğine ilişkin somut bir delilin bulunmaması, bu konudaki iddianın soyut iddiadan ibaret olması, maktulün, olay öncesinde suça sürüklenen çocuk hakkında ‘Babası öldü sıra ...'a gelecek.’ dediğine dair iddianın kahvehanede konuşulan dedikodudan ibaret olması, tanık ...'nin soruşturma aşamasında bu iddia ile ilgili beyanının olmaması, maktulün suça sürüklenen çocuğa yönelik olarak doğrudan tehditte bulunduğuna dair somut bir delil bulunmaması ve suça sürüklenen çocuğun haksız tahrik koşullarında hataya düştüğünün kabulüne ilişkin koşulların gerçekleşmemesi karşısında, somut olayda; suça sürüklenen çocuk ... lehine haksız tahrik koşullarının gerçekleşmediği," gerekçesiyle bozmaya direnerek suça sürüklenen çocuğun 26.05.2021 tarihli hüküm gibi cezalandırılmasına karar vermiştir. Hükmün suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.09.2022 tarihli ve 108296 sayılı bozma istekli tebliğnamesi ile dosya, 6763 sayılı Kanun'un 36. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 307. maddesi uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 30.11.2022 tarih, 8760-9449 sayı ve oy çokluğuyla direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan nedenlerle karara bağlanmıştır.