IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; uyulan bozma ilamı gereğince somut olaya uygulanacak İngiliz Hukuku hükümlerinin tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği ancak Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediğini, Mahkemece, her ne kadar 17.10.2018 tarihli bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm tesis edilmiş ise de hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, zira raporda, olaya uygulanacak İngiliz maddi hukuk kurallarına ilişkin olarak herhangi bir açıklama ve bilgiye yer vermeksizin, İngiliz yargısı tarafından verilen bir karar emsal gösterilerek müvekkilinin maddi tazminat ve portföy tazminatı taleplerinin hukuki dayanağının mütalaa edildiğini ancak raporda, İngiliz Maddi Hukukuna ilişkin açıklama ve bilgi yer almadığından rapordaki tespit ve değerlendirmelerin İngiliz maddi hukukunda bir karşılığının bulunup bulunmadığının ve bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmelerin doğru olup olmadığı belirsiz olduğunu, nitekim söz konusu rapora bu hususları belirterek itiraz ettiklerini, Mahkemece, itirazları yerinde görülerek Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürlüğüne müzekkere yazıldığını ve somut olaya uygulanacak İngiliz Hukuku hükümlerinin tespit edilerek gönderilmesinin talep edildiğini, anılan Kurum'un 29.11.2021 tarihli cevabi yazasında; İngiliz Makamlarıyla bu hususta yazışma yapıldığı, yetkili makam tarafından gönderilen e-postada; "talebin, cevaplandırılmak üzere Avukat Jack Castle'a iletildiği, adı geçenin bilgilerine belirtilen linkten ulaşılabileceği, yapılacak çalışmanın maliyetinin 216 Pound civarında olduğu, önerinin kabul edilmesi halinde, önerinin doğrudan ası geçen Avukat'a yapılması gerektiği ve bu amaçla kullanılmak üzere bir fatura adresinin bildirilmesinin istenildiği" hususlarının belirtildiğini ancak Mahkemece, belirtilen yazı cevabı doğrultusunda işlem yapılıp olaya uygulanacak İngiliz Hukuku hükümleri tespit edilmeden 17.10.2018 tarihli rapor hükme esas teşkil ettirilerek karar verildiğini, Mahkeme kararı, bozmaya uyulmakla müvekkili lehine oluşan usuli müktesep hakkı ihlal eder nitelikte olduğu gibi bilirkişi raporunda hukuki görüş bildirilmesinin ve Mahkemece bu görüşe itibar edilmesinin de doğru olmadığını, davalıya ait markaya yüklü miktarda yatırım yapan müvekkilinin her halükarda portföy tazminatına hak kazandığını belirterek kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tek satıcılık sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı maddi ve portföy tazminatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5718 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesinin birinci fıkrası, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 33 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dava tek satıcılık sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2.Mahkemece, uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamı doğrultusunda, Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku alanında akademisyen olarak görev yapan bilirkişiden 17.10.2018 tarihli bilirkişi raporu alınmış raporda, davalının taraflar arasındaki sözleşmeyi haklı nedenlerle feshettiği, İngiliz Hukukuna göre, sözleşmenin feshinde kusurlu olmayan tarafın herhangi bir tazminatla sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı mütala edilmiştir.
3.Davacı vekili rapora itirazında, raporda, İngiliz Hukukunun tek satıcılık sözleşmesine ilişkin mevzuat hükümlerinin tespit edilerek ortaya konulmadığını, raporun bu haliyle hükme esas alınamayacağını, uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için olaya uygulanacak İngiliz Hukuku hükümlerinin tespit edilmesi gerektiğini belirterek bu hususta İngiliz Makamlarıyla adli yazışma yapılmasını istemiştir.
4.Mahkemece, davacı vekilinin itirazları doğrultusunda, İngiliz Makamlarıyla, İngiliz Hukukunun tek satıcılık sözleşmesine ilişkin maddi hukuk hükümlerinin tespiti için 3 yılı aşkın bir süre adli yazışmalar yapılmış, İngiliz Makamlarınca en son olarak verilen 29.11.2021 tarihli cevabi yazıda, yardım talep edilen hususta, yazı içeriğinde ismi ve iletişim bilgilerine yer verilen bir avukattan ücreti mukabilinde görüş alınabileceği belirtilmiştir. Mahkemece, bu aşamadan sonra yazı cevabı doğrultusunda herhangi bir işlem yapılmadığı gibi davacı vekilinin itirazlarını karşılar yeni bir bilirkişi raporu da alınmadan 17.10.2018 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir. Ancak Mahkemece alınan bilirkişi raporu hükme esas alınabilecek mahiyette değildir. Zira raporda, İngiliz Hukukunun konuya ilişkin mevzuat hükümleri tespit edilip gösterilmeden soyut ve genel açıklamalarla davalının tazminatla sorumlu tutulamayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanında, Mahkemece, davacı vekilinin rapora yönelik itirazları yerinde görülüp bu itirazlar doğrultusunda 3 yılı aşkın bir süre yazışma yapıldığı halde süreç tamamlanmaksızın yetersiz görülen rapora dayalı olarak karar verilmesi de doğru olmamıştır.
5.6100 sayılı Kanun'un Usul Ekonomisi İlkesi başlığını taşıyan 30 uncu maddesine göre, Hakim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür. Bu itibarla, Mahkemece, usul ekonomisi ilkesi gözetilerek İngiliz Hukukunda uzman akademisyenlerden oluşan yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulması, oluşturulacak olan bu heyete, İngiliz Hukukunun tek satıcılık sözleşmesine ilişkin mevzuat hükümlerinin ve varsa yerleşik yargı uygulamasının tespit ettirilmesi ve somut uyuşmazlığın, bu şekilde belirlenecek mevzuat hükümlerine ve yerleşik yargı uygulamasına göre çözüme kavuşturulması gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.