III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARLARI
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda esas ve karar numarası belirtilen asıl kararında özetle; "Dosya kapsamında yapılan inceleme ve toplanan deliller doğrultusunda müteveffanın davalı şirket nezdinde çalıştığı, 02.12.2016 tarihinde inşaatı devam eden şantiyede yaklaşık yarım saat önce örülen duvardan rüzgar sebebiyle ytong olarak adlandırılan yapı malzemelerinin müteveffanın üzerine düştüğü ve ölümün gerçekleştiği, davalı ...'in şantiye sorumlusu olarak çalıştığı, kaza günü şantiyede olduğu, davalı ... hakkında İstanbul Anadolu 53. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan 2017/129 E. sayılı dosyada hakkında verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrildiği görülmüş, ceza davasının hukuk davası yönünden bağlayıcı olmadığı göz önüne alınmış, SGK müfettişi tarafından düzenlenen 25.102.107 sayılı inceleme raporunda davalı işverenin %70, müteveffanın %30 oranında kusurlu olarak tespit edildiği görülmüş, dosya kusur incelemesi yönünden üç kişilik uzman bilirkişi heyetine gönderilmiş, 10.09.2018 tarihli raporda davalı şirketin kusur oranı %95 olarak tespit edildiği, davalı ...'ın kusur oranının %10 olarak tespit edildiği ve davalı işverenin kusur oranı içinde değerlendirilmesi gerektiği, müteveffanın kusur oranının %5 olarak tespit edildiği görülmüş, tarafların rapora karşı itirazları doğrultusunda dosya ek rapor için heyete gönderilmiş, asıl ve ek raporun denetime elverişli olduğu anlaşılmış, hesap raporu tanzimi için dosya bilirkişiye gönderilmiş, müteveffanın ücretinin emsal ücret yazı cevapları, tanık beyanları ve yapılan işin niteliği ve kıdem süresi gereği 3.500,00 TL ve aylık 200,00 TL. yemek ücreti olarak belirlenmiş, müteveffanın eşi, iki çocuğu ve annesi bakımından destekten yoksun kalma durumu oluştuğu" gerekçeleriyle "A-Maddi tazminat davasında; davanın kısmen kabulü ile davacı eş ... için toplam 453.225,93 TL maddi tazminatın, davacı anne ... için 91.874,61 TL maddi tazminatın, davacı ... için 2.103,11 TL maddi tazminatın, davacı ... için 70.248,41 TL maddi tazminatın, iş kazası tarihi olan 02.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı ... yönünden maddi tazminat davasının reddine, B-Manevi tazminat davasında; davanın kısmen kabulü ile davacı eş ... lehine 50.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... lehine 40.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... lehine 40.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... lehine 30.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... lehine 10.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası olan 02.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.
2.Davacılar vekili 11.11.2020 tarihli dilekçesiyle; ... için reddolan maddinin 1.000 TL olduğu, gözetilerek bu davalının 1.000 TL ret vekalet ücreti ile sorumlu tutulması gerekirken bu miktarın üzerinde ret vekalet ücreti ile sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, öte yandan kabul edilen her bir tazminat istemi için müvekkilleri arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olduğundan ayrı ayrı vekalet ücreti takdirini bu hususta HMK 305 ve 305/A gereğince karar verilmesini talep etmiş, Mahkemenin 26.11.2020 tarihli ek kararıyla "Davacı vekilinin taleplerinin vekalet ücretine ilişkin olduğu, hükmedilen vekalet ücretinin değiştirilmesi talebinin HMK 305 inci ve 305/A maddeleri kapsamına girmediği, davalılarca hükme istinaf yasa yoluna başvurulduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin tavzih ve ek karar talebinin reddine," karar verildiği anlaşılmıştır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalılar vekilleri temyiz istemlerinde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı vekalet ücretindeki hatalardan dolayı yapmış olduğu tavzih başvurusunun kabul edilmememiş olmasının hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur oran ve aidiyetinin hatalı belirlendiğini, SGK müfettişi raporu ile bu dosyada esas alınan raporlar arasında çelişkinin giderilmediğini, hesaba esas ücretin hatalı belirlendiğini, senetle ispat sınırını geçen ücret için davacı tarafın senet ibraz etmediği halde asgari ücretin üzerindeki ücretin ispat edildiği kabul edilerek 3500 TL ve 200 TL yemek ücreti üzerinden yapılan hesabın esas alınmasının hatalı olduğunu, asgari ücret kazancı olan sigortalının 72 yaşındaki anne için destek olduğunun kabulünün hatalı olduğunu, manevi tazminatın fahiş olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigortalının iş kazası neticesinde vefatı nedeniyle eşi, çocukları, anne ve kardeşinin maddi ve manevi tazminat alacağına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
"Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, "Tazminat sorumluluğu ve miktarının tespiti" açısından iş kazasının gerçekleştiği tarih de gözetilerek yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddeleri delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleridir. "Olayın iş kazası olarak tespiti ve SGK yönünden sonuçları" 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20, 21 inci maddeleridir. "İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısından iş kazasının gerçekleştiği tarih de gözetilerek yürürlükte bulunan 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleridir. "Usuli kazanılmış hak" açısından 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı ve 09/05/1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararlarıdır.
3. Değerlendirme
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin tüm, Kanun emredici hükmüne aykırı görülen hususlar ile davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir
a) Ücret tespiti yönünden
1.Gerek destek kaybından kaynaklı hak sahiplerinin, gerekse iş göremezlikten kaynaklı sigortalının maddi tazminat alacağının hesaplanmasında, gerçek ücretin esas alınması ön koşuldur. Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödemek amacıyla zaman zaman iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir.
2.Gerçek ücretin ise; öncelikle toplu iş sözleşmesi ile imzalı bordrolara, bunların yokluğu halinde ise işçinin kıdemi ve yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücrete göre tespit edileceği, işyeri veya sigorta kayıtlarına geçmiş olan miktarın ücret olarak değerlendirilemeyeceği, Yargıtayın yerleşmiş görüşlerindendir.
3.Öte yandan taraflar arasında işçi alacağına ilişkin görülen davada tespit edilen ücretin tazminat davasında hesaba esas alınacak ücret açısından kesin delil mahiyetinde olmayıp, kuvvetli delil mahiyetinde olup davacının yaptığı işe göre alacağı ücretin TÜİK, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı rayiç ücretleri ile ilgili meslek odasından bildirilecek ücret gözetilerek belirlenmesi gerektiği, sendikasız işçi için sendikalardan bildirilen ücretin de dikkate alınamayacağı gözden kaçırılmamalıdır.
4.Somut olayda hükme esas alınan 08.06.2020 tarihli ek hesap raporu ekinde hesap tabloları bulunmadığından hesabın denetlenebilir nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca hesaba esas ücret olarak ise işçilik alacağı davasında tanık beyanlarına göre tespit edilen aylık 3.500 TL düzeyindeki ücrete ek aylık 200 TL yemek ücreti ile beraber 3.700 TL ücret düzeyindeki ücret üzerinden hesap yapılmış ise de varılan sonuç hatalı olmuştur.
5.O halde Mahkemece yapılacak iş, davacıların desteği sigortalının olay tarihinde yaptığı iş, mesleğindeki kıdemi dikkate alınarak TÜİK, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı rayiç ücretleri ile ilgili meslek odalarından (sendikalı olmadığının anlaşılması halinde sendikalardan bildirilen ücretlerin dikkate alınamayacağını da gözeterek) araştırmak, tespit edilecek ücret katını (karara karşı davacı taraf temyiz sebepleri de dikkate alındığında davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek) 08.06.2020 tarihli hesap raporuna uygulamak, iş bu raporda esas alınan işlemiş devre tarihinden sonra yürürlüğe giren asgari ücret değişikliklerini rapora yansıtmamak ve işlemiş ve işleyecek dönem yönünden denetlenebilir mahiyette hesap tabloları içerecek şekilde düzenlenecek hesabı hükme esas alarak davacıların tazminat istemleri hakkında usule uygun karar vermekten ibarettir.
b) İstinaf karar harcı açısından;
1.Somut olayda, davacıların davalılardan tazminat istemi hususunda teselsül hükümlerine dayanarak tahsil talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda da bu husus gözetilerek davalıların tazminat alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumluluklarına hükmedildiği, bu cümleden olarak hüküm ferileri hakkında da kararın niteliğine uygun olarak davalıların müteselsil sorumluluğuna hükmedildiği, böylece Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda da istinaf başvurusu reddolan davalıların tek bir karar ve ilam harcından müteselsilen sorumluluklarına hükmedilmesi gerekirken; her bir davalının aynı miktardaki karar ve ilam harcından ayrı ayrı sorumluluklarına hükmedilmesi ve peşin yatırılan harç miktarının toplamının karar ve ilam harcından mahsup edilmemiş olması da hatalı olup bu hususta Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
2. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3. O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları ile harca dair emredici kurallar re'sen dikkate alınarak istinaf başvurularının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmalıdır.
VI. KARAR:
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalılar vekili tarafından temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Temyiz harcının istek hâlinde davalılara iadesine,
4.Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,
5. Davalıların Dairemizde icra edilen duruşmada kendilerini vekille temsil ettirmiş olması nedeniyle 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
6.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.