Yargıtay 6. Ceza Dairesi · E. 2022/6168 · K. 2023/11484
6. Ceza Dairesi 2022/6168 E. , 2023/11484 K. "İçtihat Metni"
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/72 E., 2021/444 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.06.2013 tarihli ve 2013/49080 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan cezalandırılması istemiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) (c) (h) bentleri, 37 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.01.2014 tarihli ve 2013/239 Esas, 2014/12 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri ile 62 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.01.2014 tarihli ve 2013/239 Esas, 2014/12 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 21.01.2021 tarihli ve 2019/2020 Esas, 202528 Karar sayılı kararı ile; "Olay gününden bir süre önce mağdur ...’e, kendisine ait kredi kartını kullanması için veren sanık ...’in kart borcunun ödenmemesi nedeniyle tarafına yapılan banka ihbarları üzerine 20.05.2013 günü yanında diğer sanık ... ile birlikte mağdur ...’ı borç konusunu görüşmek için tanık Vedat’ın bulunduğu tekel bayine çağırdığı, işyerine gelen mağdura kuru sıkı silah tevcih edip kredi kartı borcuna karşılık boş bir senedi imzalatıp mağdura ait fiat tipo marka aracı da zorla alan sanık ...’in mağdur ...’a kredi kartını borcunu ödeyip ayrıca 10.000 TL nakit getirirse aracın ve senedin iade edileceğini söyleyerek diğer sanık ... ile olay yerinden ayrıldığı, mağdur ...’in aşamalarda alınan beyanında sanığa ait kredi kartını kullanıp düzenli olarak borcunu ödediğini yağmalandığı gün itibariyle 7640 TL borcu olduğunu beyan ettiği, tanık Vedat Demir’in kolluk aşamasında alınan beyanında sanıkların mağdurdan senet alıp aracına el koyduklarını doğruladığı;sanıklar ... ve ...’in üzerlerine atılı suçlamaları reddettikleri olayda; sanıkların, mağdurun 7640 TL borcuna karşılık boş senet alıp mağdura ait araca el koyup hem senet hem de aracın iadesi için kredi kartının tüm borcunu ödeyip 10.000 TL ayrıca para istedikleri, mağdurun aşamalardaki istikrarlı savunması, tanık beyanı ile sabit olduğundan ortaya çıkan aşkın talep dolayısı ile sanıkların yağma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tehdit suçundan hüküm kurulması" Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma üzerine, ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2021 tarihli ve 2021/72 Esas, 2021/444 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri, 62 nci maddesi uyarınca kazanılmış hakkı korunarak 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sonuç cezasının hüküm fıkrasında tereddüte mahal vermeyecek şekilde gösterilmesi gerektiği ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince de hüküm kurulması gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.