V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Yayıncılık vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu olayda 43 yerde usulsüz alıntı olduğu iddiasıyla dava açılmış olmasına rağmen bilirkişilerden uzmanlık alanı Ceza Hukuku olan Sinan Bayındır tarafından hazırlanan rapora göre 3 örnekte atıf hatası olduğunu, uzmanlık alanı Anayasa Hukuku olan Doç.Dr. Murat Yanık tarafından hazırlanan rapora göre ise hukuka aykırı iktibas olmadığı sonucunda varıldığını, Mahkemece bilişkişi raporunun aksine davanın kabulüne karar verildiğini, temyize konu çalışmada toplam 447 dipnot şeklinde atıf bulunduğunu, bu atıflara ait yaklaşık 155 adet kitabın da kaynakça kısmında yer aldığını, davacının çalışmalarının dipnot ve kaynakça kısmında açıkça gösterildiğini, dipnotlarda 93, kaynakça kısmında da 22 adet çalışmasına yer verildiğini, bu durumda davacıdan aşırma yapma veya onun görüşlerini kendi görüşleri gibi yansıtma gayesinin bulunmadığını, anılan Kanun kapsamında iktibas yaparken hakkın açıkça kötüye kullanılmasının söz konusu olmadığını, iktibasın yararlanılan kaynakların bağımsız özelliğini ortadan kaldırmayacak ve asıl eserlere ihtiyacı kaldırmayacak düzeyde olmasından bahisle gerek atıf yapılan diğer kitapların gerek davacı eserlerinin bağımsızlığına halel getirmediğini, davacının açıklanan gerekçelerle ve bilirkişi raporları bağlamında herhangi bir ticari amaç ve gaye gütmeden 300 adet basılan bu çalışmadan dolayı maddi ve manevi zarara uğramış olmasının mümkün olmadığını, davacının herhangi bir maddi kayba uğramadığını, manevi yönden kendisini zorda bırakacak, ilmi kariyerini zedeleyecek, kişilik haklarını zarara uğratacak herhangi bir kayba neden olmadığını, iktibas yapılırken eser sahiplerinin şeref ve itibarını düşürecek ve manevi haklarına halel getirecek bir durumun söz konusu olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ...Yayıncılık vekili temyiz dilekçesinde özetle; esas incelemeyi yapacak olan kamu hukukçusu... tarafından intihal yoktur denilmesine rağmen varmış gibi hüküm kurulduğunu, bilirkişi hesaplamalarının yanlış yapıldığını, intihal oranı tespit edilmeden sanki tüm kitap alıntıymış gibi hesaplar yapıldığını, kitapların tamamı ve üst fiyat üzerinden intihal ve telif yüzdesi alınmadan tazminat hesaplandığını, 6100 sayılı Kanun'un 107 nci maddesi uyarınca tazminat istenmesine, Mahkemece karşı tarafın talebi olmamasına rağmen 5845 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinde belirtilen 3 kat tazminat hesabı yapıldığını, yayın evi içerik denetimi yapmadığından kusur şartı oluşmadığı için maddi tazminat açısından müvekkilin ayrılması gerektiğini, manevi tazminat yönünden ise; yine anılan Kanun'un 107 nci maddesine göre talep edildiğini, kusur şartı gözetilmeden davacının istediği 9.000,00 TL'yi 2014 şartlarında hem yazar hem yayınevi için müştereken takdir edildiğini, bu miktarın fahiş ve yüksek olduğunu, olayın akışı ve intihal iddiasının gerçek olsa bile çok düşük olması karşısında 1.000,00-2.000,00 TL arasında bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken hükmedilen miktarın yüksek olduğunu, müvekkilinin kusurunun ispat edilemediğini, çünkü yayınevinin içerik denetimi yapma yetkisinin olmadığını, davacının dava dilekçesinde yazar ve yayınevini ayırarak sonuç kısmında kazanç oranına göre tazminatların ayrı ayrı tahsilini talep ettiğini, yani davacının müteselsilen ödeme talebi olmadığını, buna rağmen Mahkemece müteselsilen sorumlu tuttuğunu, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaların yanlış olduğunu, davacının iddia ettiği intihallerin bile kitabın %3'ünü geçmediğini, basılan kitap sayısının 300 adet olduğunu, 28 adetinin satıldığını, geri kalanın imha edildiğini, burada yapılacak hesaplama ile 28\*20.62=578,2\*%15 telif =86,73 TL'nin 28 adet kitabın toplam telifi olduğunu, bunun üzerinden intihal oranına göre bir rakam çıkacağını, bilirkişiler tüm kitap ve satış fiyatları üzerinden hesaplama yaptıklarını, davacının tecavüzün refini talep ettiğini, bu talepte ise zaten anılan Kanun'un 68 inci maddesi kapsamında tazminat istenemeyeceğini, alınan raporun 3 kişilik olduğunu ek raporun ise 2 kişilik olduğunu bunun zaten usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik incelemeyi yapacak olan kamu hukukçusu... tarafından intihalin olmadığının belirtildiğini, anayasa hukukçusu olmayan diğer bilirkişilerin inceleme dahi yapmadan intihal oranı dahi tespit etmeden kitapların toplam ciro değeri üzerinden afaki hesaplar yapıldığını, kararda 3 büyük gazetede ilanına karar verdiğini, bu kararın yanlış ve fahiş olduğunu, çünkü bu kararın gerekçesinin olması gerektiğini, kararın ölçüsüz olduğunu, mühim bir sebep ve menfaat olması gerektiğini, ilanın şekil ve muhtevasının da karar da belirtilmesi gerektiğini, vekalet ücretlerinin yanlış hesaplandığını, manevi tazminatlarda yüksek ücret hesaplandığını, maddi tazminatlarda ise hükmedilen miktar üzerinden vekalet ücreti hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya ait eser hakkına tecavüzünün tespiti, men'i, ref'i, ayrıca maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 5845 sayılı Kanun'un 22, 23 ve 68 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Dosya kapsamında yapılan incelemede, Mahkemece üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alındığı, raporda hukukçu bilirkişilerin intihal konusunda farklı görüş bildirdikleri, mali müşavir bilirkişisinin ise tazminat hesabı konusunda rapor sunduğu, alınan ek raporun ise intihal konusunda olumlu görüş bildiren bilirkişi ile mali müşavirden alındığı, Mahkemece intihalin varlığının kabul edildiği görülmektedir.
2. Davalı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde, bilirkişilerden uzmanlık alanı Ceza Hukukçusu olan Yardımcı Doçent Doktor .... tarafından hazırlanan rapora göre üç örnekte atıf hatası olduğu, uzmanlık alanı Anayasa Hukuku olan Doçent Doktor .... tarafından hazırlanan rapora göre ise hukuka aykırı iktibas olmadığı sonucunda varıldığını, buna rağmen Mahkemece bilişkişi raporunun aksine davanın kabulüne karar verildiğini, davalı ...Yayıncılık vekili ise temyiz başvuru dilekçesinde esas incelemeyi yapacak olan kamu hukukçusu... tarafından intihalin olmadığına dair görüş bildirilmesine rağmen Mahkemece aksine hüküm kurulduğunu, alınan raporun üç kişilik olduğunu, ek raporun ise iki kişilik olduğunu, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüşlerdir.
3.Mahkemece alınan bilirkişi raporunda intihalin varlığı hususunda hukukçu bilirkişiler arasında görüş farklılıklarının bulunduğundan üniversitede anayasa hukuku kürsüsünden profesör bilirkişilerden oluşan üç kişilik heyetten rapor alınmasından sonra sonucuna göre tazminat talebinin değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.