Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2022/6376 · K. 2024/980
4. Hukuk Dairesi 2022/6376 E. , 2024/980 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/266 D.İş - 268
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2022/İHK-9169 Taraflar arasındaki görülen sigorta tahkim yargılaması sonucunda verilen İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bedel artırım dilekçesi ile talebini artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı süresinin dolduğunu, öncelikle aracın karayolu zorunlu taşımacılık mali sorumluluk sigortacısına başvuru yapılması gerektiğini, sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne, 68.229,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. A. İtiraz Sebepleri Davalı vekili; zamanaşımının dolduğunu, sunulan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, öncelikle zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortacısına başvuru yapılması gerektiğini, tazminat hesabının hatalı olduğunu belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Rapor Çalışma Gücü Kaybı Yönetmeliğine göre hazırlanmıştır. Maluliyete dayanak teşkil eden araz yara izidir ve çapları 7X3 ve 5x0,5 yani toplam 23,5 cm karedir. Kaza tarihi itibarı ile (19.04.2013) Çalışma Gücü Kaybı Yönetmeliği cetvelinin nazara alınması gerekir. Yönetmelik ekindeki cetvel incelendiğinde hipertofik skar (yara izi) için bir oran belirlenmediği görülmektedir. Raporu hazırlayanların maluliyete dayanak yaptıkları husus yanıklara ilişkindir. Yara izi bu cetveldeki yanıklara dahil olsa bile, maluliyet oluşturabilmesi için vücut yüzeyinin en az %10'nu kaplaması gerekir. Bu hesap verilerin matematiksel metoda göre hesaplanmasından ibaret olduğundan, yargılamayı yapan hakemler tarafından da yapılabilecektir. Erişkin bir erkekte, Türkiye'de ortalama vücut yüzeyi 1.9 metrekare, bunun %61'i de 190 santimetre karedir. Şahsın yara izlerine bakıldığında %1'in bile çok altındadır (23,5 cm2). Oysa ki Yönetmeliğe göre maluliyet belirlenebilmesi için yara izinin vücut yüzeyinin %10'unu geçmesi gerekir idi. Böyle bir skar dokusunun araz cetvelinde karşılığı yoktur. Dokuzlar kuralına göre pratik hesaplamada, hastanın parmakları bitişik olarak elin ayası ile birlikte yüzeyi, toplam vücut yüzey alanının %1'i olarak kabul edilebilir. Dolayısı ile vücut yüzeyinin %10'u dendiği zaman 10 el yüzeyi büyüklüğünde bir ölçüden bahsedilmektedir. Bu haliyle yara izine dayalı maluliyet belirlenmesi isabetli değildir. Ayrıca somut olayda başvuru sahibinin minibüste yolcu olarak bulunduğu esnada yaralandığı sabittir. Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.8 maddesine göre; dosya içeriğinden sıraya uyarak başvuru sahibinin Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası sigortacasına başvuru yaptığı da sabit değildir. Başvuru sahibinde yara izine dayalı maluliyet tespit olunamadığından ve başvuru sahibinin öncelikle Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası sigortacasına başvuru yapması gerektiğinden, sigorta şirketinin başkaca itirazlarının incelenmesine mahal yoktur. Değerlendirme kısmında ayrıntılı incelendiği üzere; Çalışma Gücü Kaybı Yönetmelik eki cetveline göre yara izine dayalı maluliyet tespit olunamamakla ve başvuru sırasına uyulup uyulmadığının dosya içeriğinden tespit olunamadığı..." gerekçesiyle davalının itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak davanın usulden reddine karar verilmiştir.