Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2022/6447 · K. 2024/2982
11. Hukuk Dairesi 2022/6447 E. , 2024/2982 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2020/1228 Esas, 2022/715 Karar HÜKÜM : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2018/95 E., 2019/634 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ilk olarak 1984 yılında Amerika’da kurulduğunu ve 30 yılı aşkın süredir sunduğu kalite ve ulaştığı satış rakamları ile dünyanın önde gelen saat, gözlük, deri ürün, çanta, kemer ve aksesuar üreticilerinden biri olduğunu, müvekkilinin “...” ve türevi markalarını birçok uluslararası kuruluş nezdinde tescil ettirdiğini, davalının "..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının Marka Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edilerek başvuru kapsamından 26 ncı sınıfta yer alan bir kısım malların çıkarıldığını, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının da nihai olarak dava konusu YİDK kararıyla reddine karar verildiğini oysa dava konusu başvuru kapsamında kalan 26 ncı sınıf malların da müvekkilinin tanınmış markalarının kapsamında yer alan mallarla ilişkili olduğunu, bu mallar bakımından da 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve aynı maddenin dördüncü fıkrasındaki koşulların oluştuğunu, dava konusu ibarenin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanının asıl unsuru ile de aynı bulunduğunu, davalının "..." ibaresini, müvekkili markasının ülkemizde 18, 25 ve 35 inci sınıflarda tescilli olmamasından yararlanarak 2001/16567 tescil numarası ile kötüniyetli olarak tescil ettirdiğini, müvekkilinin anılan marka aleyhine “kullanılmama nedeniyle hükümsüzlük” davası açtığını ve bu davanın sonucunda anılan markanın kısmen hükümsüz kılındığını, bu dava sürecinde davalı tarafın müvekkilinden marka devri için talep ettiği astronomik ücretler karşılanmayınca bu kez de “...” markasını müvekkilinin diğer sınıflarda kullanımını engellemek için “...” ibareli 10’un üzerinde marka başvurusu yaptığını, bu markaların kullanım şeklinin ve stilizasyonunun müvekkilinin tanınmış “...” markasına çok benzediğini, davalı tarafın ... markalarının müvekkilinin tescilli logo tasarımını taklit ederek kullandığını, davalı tarafın müvekkilinin sektörde tanınan eski dönem esintili ürünleri için kullandığı “....” ve “....” slogan markalarını dahi ürettiği ürünlerin üzerinde kullandığını, davalının 18 inci sınıf kapsamındaki ürünlerinin müvekkilinin orijinal ... markalı saatlerinin satıldığı Boyner gibi büyük perakende satış noktalarında bir arada satışa sunulduğunu, tüketicilerin bu ürünlerin müvekkili şirketin ürünü olduğunu zannederek satın aldığını, alınan bu kalitesiz ürünler için müvekkiline yapılan şikayetler neticesinde davalı tarafın haksız kazanç elde ettiğinin ortaya çıktığını, davalının www.....com.tr alan adını kendi adına tescil ettirerek müvekkilinin www.....com adlı internet sitesi görselini birebir taklit ettiğini, davalının iş bu internet sitesinde "dükkanlarımız" başlığı altında ABD’nin FLORİDA eyaletinde 4 adet dükkanı olduğunu beyan ederek tüketicileri yanıltma saikini iyice ortaya koyduğunu, davalı yanın sistematik olarak üçüncü şahısların markalarını kendi adına tescil ettirme girişiminde bulunduğunu, davalının dünyaca tanınmış ... markasını kendi adına tescil ettirdiğini, ... markasını tescil ettirme girişiminin itiraz üzerine reddedildiğini, İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde davalının 2001/6567 ve 2014 05894 sayılı markalarının hükümsüz kılınması için açılan dava derdest olduğunu, işbu dava kapsamında davalının kötüniyetli olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek, YİDK’ın 08.01.2018 tarih ve 2017-M-11456 sayılı kararın iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.