IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 25.15.2015 tarihli ve 2014/18269 Esas, 2015/6588 Karar sayılı kararıyla: ''6360 sayılı Yasa uyarınca ... yanında ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının da davaya dahil edilerek husumetin yaygınlaştırılması, dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait 3 ayrı dönemde çekilmiş stereoskopik hava fotoğraflarının dosya arasına konulması, bundan sonra taşınmazın bulunduğu yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel bilirkişi ve taraf tanıkları, ziraat mühendisi, jeolog, jeodezi ve fotogrametri uzmanı harita mühendisinden oluşacak bilirkişi heyetinin katılımıyla yapılacak keşifte, yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden intikal ettiği ve ne şekilde kullanıldığı, taşınmazın imar-ihyaya konu edilip edilmediği, edilmiş ise imar-ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği hususlarının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelemesi yaptırılarak, çekişme konusu taşınmaz bölümlerinin hava fotoğraflarında gösterilmesinin istenilmesi ve bu yerin önceki ve şimdiki niteliğinin, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılması; ziraat mühendisi bilirkişiden, taşınmazın tamamı üzerinde ekonomik amaca uygun şekilde zilyetlik bulunup bulunmadığını, çekişmeli taşınmazın toprak yapısını, eğimini ve niteliğini açıklar şekilde, çekişmeli taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınması; jeolog bilirkişiden, taşınmazın aktif dere yatağı içerisinde olup olmadığı, derenin etkisinde bulunup bulunmadığı hususlarında ayrıntılı rapor alınması; fen bilirkişisine, keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, rapor ve harita düzenlettirilmesi ve bundan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi'' gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 26/10/2018 tarihli ve 2015/2025 Esas, 2018/769 Karar sayılı kararı ile bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda çekişmeli taşınmazlar üzerinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının davacı lehine oluştuğu gerekçe gösterilerek davanın kabulüne çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi tarafından hazırlanan 19.03.2014 tarihli rapor ve eki haritada (A) harfi ile gösterilen 1.845,68 metrekare, (B) harfi ile gösterilen 1.956,74 metrekare ve (C) harfi ile gösterilen 2.771,97 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bölümlerinin bahçe vasfıyla davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde işin esasına yönelik olarak davalı Hazine vekili tarafından, vekalet ücreti ile yargılama giderlerine yönelik olarak davacı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 31.03.2021 tarihli ve 2019/506 E., 2021/3016 K. sayılı kararıyla: ‘’Dosya kapsamında bulunan 02.01.2017 tarihli teknik bilirkişiler ...ve ... tarafından hazırlanan rapor ekinde bulunan 1993 yılına ait memleket haritasında, (B) ve (C) harfleriyle gösterilen taşınmazların ... içerisinde kaldığı; yine 05.01.2017 tarihli jeoloji yüksek mühendisi ... tarafından hazırlanan raporda, kadastro bilirkişileri tarafından hazırlanan ek rapor ekindeki 1966, 1991 ve 1993 yıllarına ait haritalarda (memleket haritası) ...’nın aktif dere yatağının süreç içerisinde değiştinin gözlemlendiğinin, ileri ki dönemlerde herhangi bir fezeyan ve sel baskını durumlarında (A), (B) ve (C) harfleriyle gösterilen tüm bölümlerin ...’nın etki alanı içerinde kalabilmeleri ihtimal dahilinde olduğunun belirtildiği ve yine öncesinde 08.7.2014 tarihli jeoloji bilirkişi raporunda, (A) harfiyle gösterilen taşınmaz bölümünün zemininin orta-küçük boyutlu çakıllı malzemelerle dolu olduğu, daha iç kesimlere doğru tane boyunun daha da küçülmeye başladığı ve ince taneli kumlu ve killi olduğu, (B) harfiyle gösterilen taşınmazın zemininin ince taneli kumlu ve killi alüvyon malzemeyle dolu olduğu ve (C) harfiyle gösterilen taşınmazın zemininin küçük çakıllı ince taneli kumlu ve killi alüvyon malzemeyle dolu olduğu belirtilmiştir. Buna göre, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin derenin aktif etki alanında kaldıkları, 3402 sayılı Yasa'nın 14 ve 17. maddeleri uyarınca, emek ve para harcanmak suretiyle imar-ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilmedikleri ve buna bağlı olarak davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; Mahkemece, dava konusu taşınmaz bölümleri üzerinde davacı lehine, 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen iktisap koşullarının gerçekleşmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olmuştur.’’ gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı anılan, eldeki temyiz isteğine konu kararı ile bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli taşınmaz bölümlerinin derenin aktif etki alanında kaldıkları, 3402 sayılı Yasa'nın 14 ve 17. maddeleri uyarınca, emek ve para harcanmak suretiyle imar-ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilmedikleri ve buna bağlı olarak davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.