Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2022/6616 · K. 2022/15511
10. Hukuk Dairesi 2022/6616 E. , 2022/15511 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi No : Dava, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak ilamda belirtildiği şekilde davalı ... .... Ltd. Şti. yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı ... ... İnş. .... ve Tic. A.Ş. tarafından temyiz, davacı tarafından ise katılma yoluyla temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlerle temyiz edenin sıfatına temyizin kapsam ve nedenlerine göre; davacının tüm, davalı ... ... İnş. .... ve Tic. A.Ş.’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, Dosya kapsamından; yargılamaya konu 10/07/2012 tarihli iş kazasının meydana gelişinde davacının %15, davalı ... şirketinin %50, davalı ... şirketinin %35 oranında kusurlu oldukları, davalı ... şirketinin ise bir kusurunum bulunmadığı, anılan iş kazası neticesinde davacıda oluşan sürekli iş göremezlik oranının %49,20 olduğu, ilk derece mahkemesinin temyiz incelemesine konu son kararında bozmadan önce alınan 16.09.2015 uyap kayıt tarihli bilirkişi hesap raporuna itibar ettiği, ilk derece mahkemesinin 11.03.2016 tarih, 2013/574 Esas, 2016/181 Karar sayılı ilk kararının davacı tarafından temyiz edilmediği anlaşılmaktadır. Usuli kazanılmış hak, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir.(HGK.nun 12.07.2006 T., 2006/4-519 E, 2006/527 K, 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.) Usuli kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.1959 gün 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı) Somut olayda, ilk derece mahkemesinin 11.03.2016 tarih, 2013/574 Esas, 2016/181 Karar sayılı kararının davacı tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle o hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunun davacı aleyhine usuli kazanılmış hak oluşturduğu ne var ki anılan bu hesap raporunda davacının %10 oranında kusurlu kabul edildiği dikkate alındığında davacının bozmadan sonra alınan kusur raporunda tespit edilen %15 oranındaki kusurunun hükme esas alınan 16/09/2015 uyap kayıt tarihli bilirkişi hesap raporuna uygulanarak maddi zararın tespit edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece yapılacak iş, 16.09.2015 uyap kayıt tarihli bilirkişi hesap raporunun davacının kusur oranı dışındaki tüm donelerini aynen kullanmak, davacının kusur oranının ise %15 olduğunu dikkate almak suretiyle davacının maddi zararını yeniden hesaplattıktan sonra diğer usuli kazanılmış hakları da dikkate alarak çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. O hâlde, davalı ... ... İnş. .... ve Tic. A.Ş.’nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatıran davalı ... şirketine iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına, Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ... ve Üyeler ..., ... ve ...'nın oyları ve oy çokluğuyla, 06/12/2022 tarihinde karar verildi.