Yargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2022/6667 · K. 2023/1976
8. Ceza Dairesi 2022/6667 E. , 2023/1976 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin, Mahkemece yanıltıcı ifadede bulunulması nedeniyle, süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Her ne kadar Sanık ..., yüzüne karşı 20.09.2022 tarihinde tefhim edilen hükme yönelik, müdafii aracılığıyla 24.10.2022 tarihinde süresinden sonra temyiz başvurusunda bulunmuş ise de; Mahkemece, temyiz süresinin ''Tefhim veya tebliğden'' itibaren başlayacağının belirtilmesi suretiyle, sürenin başlangıcı hususunda tarafların yanıltıldığı anlaşılmakla, sanık ... müdafiinin temyiz başvurusunun süresinde olduğu kabul edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Beyşehir Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.06.2013 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebi ile dava açılmıştır. 2. Beyşehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.02.2014 tarihli kararı ile dosyanın, 5237 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 53 üncü maddesi ve 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca görevsizlikle, Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3. Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2014 tarihli kararıyla, a. Sanıklar İsa ve Mehmet hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında aynı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve müsadereye, b. Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (son) bendi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve müsadereye, c. Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 4. Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2014 tarihli kararının Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanıklar müdafiileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 29.06.2022 tarihli ve 2019/6325 Esas, 2022/11324 Karar sayılı kararı ile, ''...1) a- Oluşa uygun kabule göre, sanıklar İsa ve Mehmet'in mağdura yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu silahla ve birden fazla kişiyle birlikte gerçekleştirdikleri kabul edilmesine rağmen, sanıklar hakkında TCK'nın 109/3-a-b maddesi uyarınca, aynı Yasanın 109/2. maddesi gereği belirlenen temel cezada bir kat arttırım yapılmaması suretiyle eksik ceza tayini, b- Tüm dosya kapsamına göre, katılan sanık ... ile sanık ... arasında yaşanan gayrıresmi ilişkinin ortaya çıkması üzerine, sanık ...'nin eşi sanık ... ve kardeşi sanık ... tarafından suça konu eylemlerin gerçekleştirildiği anlaşılmakla, CGK'nın 06.02.2020 tarihli ve 2017/1-906 Esas 2020/64 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sadakat yükümlülüğünün sadece eşlere ait bulunması karşısında, sanık ...'nin kardeşi olan sanık ... yönünden TCK'nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde sanık ... hakkında kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerde haksız tahrik hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, c- Sanık ...'nın aynı davada yargılandığı tehdit suçundan beraat, hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığı ve kasten yaralama ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ise mahkumiyet kararları verilmiş olması karşısında, avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından, sanık ...'nın beraat aldığı tehdit suçu açısından katılan sanık ... aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi, 2) ...Katılan sanık ...'nün aşamalardaki ifadelerine, sanık savunmalarına, tanık anlatımlarına, HTS kayıtlarına, tutanak içeriklerine ve tüm dosya kapsamına göre, mağdur ... ile sanık ... arasında gayrıresmi ilişki bulunduğu, bu ilişkiden sanık ...'nin eşi sanık ...'nın ve kardeşi sanık ...'in haberdar olduğu, olay günü sanık ...'nin mağduru arayarak, eşinin işte olduğunu söyleyip, kendisi tarafından işletilen bakkal dükkanına davet ettiği, olay yerine gelen mağdurun sanığı tekrar arayarak geldiğini haber verdiği, sanığın mağduru içeri davet ettiği, mağdur bakkal dükkanından içeri girdiğinde ışıkların kapalı olduğunu ve sanık ...'nin de ayakta bekler vaziyette durduğunu gördüğü, bu sırada içeride beklemekte olan sanıkların ellerindeki sopalarla mağduru darp etmeye başladıkları, arkasından ellerini ip ve kablolarla bağlamak suretiyle hürriyetinden yoksun kıldıkları anlaşılan olayda, sanık ...'nin hileli hareketlerle mağdurun olay yerine gelmesini sağlayıp, diğer sanıklarla birlikte mağduru hürriyetinden yoksun kıldıkları gözetilerek, sanık hakkında TCK'nın 109/2, 109/3-a-b maddeleri uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken, yazılı şekilde dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle beraat kararı verilmesi,...'' nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 5. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.09.2022 tarihli kararıyla, a. Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesi delaletiyle, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi, 54 üncü maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve müsadereye, b. Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesi delaletiyle, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci maddesi, 54 üncü maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve müsadereye, c. Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri, aynı maddenin birinci fıkrasının (son) bendi, 62 nci maddesi, 54 üncü maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altın fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve müsadereye, d. Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.