1. Davalı ... vekili, dükkanların tamamının davalılarca kullanılmadığını, ...'in taşınmaz üzerindeki binanın alt katında yalnızca bir dükkanı işlettiğini, taşınmazdan elde edilen gelirin tereke hakimliğine yatırıldığını, tekel büfesinin gelirlerinin de 2015 yılına kadar tereke hakimliğine yatırıldığını, bu tarihten sonra da yapılan masraflara karşılık kira bedelini hapis hakkı gereği elde tuttuğunu, davacıların taşınmazı kullanmalarının engellenmediğini, müvekkilinin kullandığı dükkanı atıl haldeyken müvekkilince yapılan harcamalar sonrası kullanılır hale getirildiğini, yine dava konusu taşınmazın imar planında yeşil alan olduğunu, müvekkilinin yeşil alandan çıkarılması için yargı yoluna başvurduğunu, bir çok masraf yaptığını, böylece taşınmazın yeşil alan olmaktan çıkarıldığını, müvekkilince yapılan bu masrafları talep ve dava haklarını saklı tuttuklarını belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ...; ... tarafından işletilen hırdavat dükkanında sigortalı işçi olarak çalıştığını, davacıların kullanmak istediklerine şahit olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ve davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalılar vekilinin temyiz sebepleri
Davalılar vekili,
1. ... tarafından diğer davalılar için verilmiş işe giriş ve çıkış belgeleri mevcutken .... ve .....'nin de müşterek kullanıcı sayılmasının doğru olmadığı, vergi dairesi kayıtlarında ....'ın iş sahibi olarak göründüğü,
2. Mahkemece ...'ın keşif sırasındaki ikrarı dikkate alınarak zemin kattaki ve 1, 2, 3. katlardaki depoların davalıların tamamı tarafından kullanıldığı kabul edilmiş ise de; bu beyanın sadece ...'a ait olduğu, diğer davalılar yönünden davanın kabulünün doğru olmadığı,
3. Ortaklığın giderilmesi davasında satış kararı üzerine davacı ve davalılar ile dava dışı kişilerin tamamının ortak bir vekil ile ihaleye katıldığını, ihale bedeli, harçlar, satış bedeli, satış masraflarının tüm taraflar adına ... tarafından yatırıldığını, bu nedenle davacıların 24.03.2017 tarihinden öncesine ilişkin ecrimisil talep hakları olmadığını,
4. Binanın ön cephesine yapılan çelik konstrüksiyon ve yeşil alan imar düzenlemesinin iptali için ..... tarafından yapılan masrafların tazmin hakkının saklı tutulduğunu,
5. Giriş katta dükkan olarak kullanılan kısımlar hariç depo olarak kullandığı belirtilen yerlerin aslında harabe ve metruk vaziyette olması nedeniyle ecrimisil talep edilebilecek mahiyette olmadığını,
6. Taşınmazın tamamının davalılar tarafından işgal edilip edilmediğinin keşif sırasında saptanmadığını, dışardan çekilen fotoğraflar baz alınarak hüküm tesis edildiğini,
7. Metruk ve mimari açıdan kullanımı risk taşıyan yapı için sağlam binaların emsalleri baz alınarak ecrimisil hesabı yapıldığını, davalı ...'ın bina için yaptığı katkılar olmasaydı binanın çökebileceğini, dile getirmiştir.
2. Davacılar vekilinin temyiz sebepleri
Davacılar vekili, tekel büfesi yönünden kurulan hükmün doğru olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince kararın kaldırılmasının hatalı olduğunu dile getirmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Kural olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre, istinaf mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu halde, istinaf mahkemesi aşağıdaki kararları verebilir;
a) İlk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın esası hakkında yeniden karar verilmesi,
b) İlk derece mahkemesi kararının düzeltilmesi ve davanın esası hakkında karar verilmesi.
Öte yandan, HMK’nın “Yargılama Giderlerinin Kapsamı” başlıklı 323. maddesinde, karar ve ilam harçları yargılama giderleri arasında sayılmış, “Yargılama Giderlerinden Sorumluluk” başlıklı 326. maddesinde, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanununa ekli (I) sayılı tarifenin yargı harçları başlığını taşıyan kısmında, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden tarifede gösterilen oranda nispi karar ve ilam harcı alınacağı, bölge adliye mahkemelerinin tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları için bu oranda karar ve ilam harcı alınacağı hükme bağlanmış ve aynı Kanunun 16. madde düzenlenmesi ile de temyize konu kararla ilgili davanın nispi harca tâbi olacağı öngörülmüştür.
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28/09/2018 tarih ve 2018/2 Esas, 2018/8 sayılı Kararının gerekçesinde ise; düzelterek onamanın yargılama giderlerinden olan onama harcı bakımından bozma kararı niteliğinde olması, aslında bozulması gereken bir kararın, bozma sebebinin yeniden yargılamayı gerektirmeyecek mahiyette görülmesi nedeniyle yasanın verdiği takdir yetkisine istinaden onanmasına karar verilmesi nedeniyle düzelterek onama kararlarında onama harcı alınmayacağı görüşü benimsenmiştir.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Somut olaya gelince; Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırıp geçersiz hale getirdikten sonra, yeniden hüküm tesisi suretiyle karar verdiğinden, İlk Derece Mahkemesi kararı tasdik edilmediği için karar ilam harcı yanında ayrıca istinaf harcına hükmedilmesi mümkün değildir. Başka bir deyişle bölge adliye mahkemesi, tasdik etmediği bir karar için istinaf harcı alamaz.
3. Taraflardan birisinin istinaf talebinin kabulü ve yeniden hüküm kurulması işlemi, aslında başlı başına bir istinaf yargılaması işlemidir. Bölge adliye mahkemesi bu aşamada işin esası ile ilgili hüküm verdiğinden, hüküm altına alınan miktar üzerinden nispi harca hükmedilmeli ve ayrıca hükmün başka bir bölümünde istinaf yargılamasına yönelik mükerrer ve çelişkili hüküm kurulmamalıdır.
4. O halde, bölge adliye mahkemesi tarafından yeniden kurulan hükümde nisbi karar ve ilam harcı alındıktan sonra istinaf yargılaması yapıldığından bahisle ayrıca istinaf karar ve ilam harcına hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Bu husus, kararın bozulmasını gerektirmiş ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK'nın 370/2. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.