Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2022/6716 · K. 2023/6361
11. Hukuk Dairesi 2022/6716 E. , 2023/6361 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/245 Esas, 2021/1076 Karar HÜKÜM : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki itirazı iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki cari hesaba ilişkin 08.01.2013 tarihli mutabakat metnine ve faturalara dayalı alacağının tahsili için başlattığı takibin davalının itirazı üzerine durduğunu, davalının itiraz nedeni olarak 2007 yılında davacı tarafından kesilen faturalar nedeniyle vergi incelemesine tabi tutulması sonucu hakkında KOD uygulaması kararı verilmesi nedeniyle vergi dairesi ile uzlaşma yoluna gitmek zorunda kaldığından ödediği bedeli davacının alacağından mahsup etmesi olarak savunduğunu, davalının hakkındaki vergi cezalarına karşı yasal yollara başvurmak yerine kendi iradesi ile uzlaşma yolunu seçmiş olması nedeniyle ödediği bedeli davacının alacağından mahsup edemeyeceğini bu nedenle yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sahte fatura ve yanıltıcı belge düzenlediğinin tespit edilmesi üzerine davacıdan alınan 126.314,93 TL'lik alışın sahte olduğu gerekçesi ile davalı hakkında özel usulsüzlük ve vergi ziyaı cezası kesildiğini davalının vergi incelemesine girmesine tekbaşına davacının sebebiyet verdiğini, bu nedenle davacının davalın nezdinde bulunan alacaklarının ödenen ve ödenecek olan vergi cezalarına mahsup edildiğini, davacının davalı nezdinde 34.988,74 TL alacağı bulunduğunu, vergi dairesine toplam 33.652,29 TL ödeme yapıldığını, ancak 2008 ve 2009 yılları için de davacının inceleme içinde olduğundan davalıya bu yıllara ilişkinde ceza çıkabilceğini, davacının bakiye kalan 1.336,45 TL'sinin de muhtemel gelecek vergi cezalarına takas ve mahsup edilmesini, davacının kusurlu hareketi nedeniyle davalının KOD'a girme tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını, bu nedenle davacının haksız olduğunu takas ve mahsup sonucu her hangi bir alacağının kalmadığını, davalı temerrüte düşürülmediğinden davacının işlemiş faiz talep etmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Mahkemece15.06.2016 tarih, 2016/182 E. ve 2016/487 K. sayılı kararı ile tarafların usulüne uygun ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 34.988,00 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, davalı tarafın davacının haksız uygulamaları nedeniyle hakkında vergi incelemesi yapıldığı ve Kod uygulamasına mağruz kalma durumu ile karşı karşıya kaldığı, bu durumun ekonomik olarak iflasına dahi neden olabilecek bir hal olması nedeniyle vergi dairesi ile uzlaşmaya giderek ödediği vergi cezalarının davacı alacağından takas ve mahsup edilmesini savunmakta ise de dosya sunulan vergi dairesi müfettiş raporu ve davacının Kocaeli 2. Vergi Dairesinde açtığı dava sonucunda verilen kararlar neticesinde mükellefler hakkında Kod uygulaması yapılmasının hukuka aykırı olduğunun tespit edildiği, davalının yasal yollara başvurma imkanı varken Kod uygulamasına maruz kalmamak gerekçesiyle uzlaşma yoluna başvurarak yapmış olduğu ödemeleri davacı alacağından mahsup ederek ödemeden kaçınmasının yerinde olmadığı, davalının Kod uygulamasına kimin sebebiyet verdiği hususunda rapor alınması talebinin de mevcut vergi mahkemesi kararı karşısında dosyaya yenilik katmayacağının anlaşılması nedeniyle davanın kabulüne, davalı borçlunun Gebze 3. İcra Müdürlüğünün 2013/1488 E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin isteğin reddine, %20 icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Dairemizin (Kapatılan 19. Hukuk Dairesi) 21.11.2018 tarih, 2017/5241 E. ve 2018/5955 K. sayılı kararıyla davalının, davacıdan satın aldığı mallarla ilgili olarak davacının kestiği faturaların maliyeye bildirilmeyen usulsüz faturalar olması nedeniyle davacı hakkındaki vergi incelemesinin kendisine sirayet ettiğini ve davalının ticari ve mali itibarını korumak için vergi dairesi ile uzlaşarak 33.652,29 TL ödeme yaptığını ve davacının olan ve muhtemel alacağından mahsup ettiğini itiraz dilekçesinde bildirdiğini, davacının davalıya kestiği faturaların usulsüz olması nedeniyle davalının maliyeye ödemek zorunda kaldığı cezayı davacıdan talep etme ve somut olayda takas beyanında bulunma hakkı olduğu, bu itibarla mahkemece davacı hakkında yapılan vergi incelemesinde davalıya kesilen faturaların inceleme konusu olup olmadığı sorularak ve gerektiğinde bu konuda vergi uygulamaları uzmanı bir bilirkişiden rapor alınarak davalının ödemek zorunda kaldığı cezaya davacının sebep olduğunun saptanması halinde davalının mahsup talebinin üzerinde durulması gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vergi dairesine müzekkere yazılarak davacı hakkında yapılan vergi incelemesinde davalıya kesilen faturaların inceleme konusu olup olmadığının sorulduğu, vergi incelemeleri alanında uzman mali müşavir bilirkişiden rapor alındığı, rapora göre taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacı şirket tarafından davalı şirkete kesilen faturaların gerçek mal teslimi karşılığında düzenlenmiş faturalar olduğu, davalının bu faturalardaki Katma Değer Vergisini indirim konusu yapma hakkının bulunduğu, resen vergi tarhına esas alınan müfettiş raporundaki tespitlerin Vergi Usul Kanunu ile uyuşmadığı, yasal düzenlemeye uygun olmayan idari işlem nedeniyle gerçek ticari ilişkiye dayanan davacı alacağından takas mahsup imkanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.