II. CEVAP
Davalılar ve vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın reddini istemişlerdir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 06.11.2012 tarih, 2011/38 E. ve 2012/174 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 21.06.2016 tarih, 2016/2880 E. ve 2016/6868 K. sayılı kararıyla davalıların eski yöneticisi oldukları şirketin sermaye şirketi olduğu, faaliyetlerini ortaklardan aldığı sermaye payları ile bundan elde ettiği kazançlarla yürüttüğü, hayatın olağan koşulları gereğince de sermaye payının zamanında tahsil edilmemesinin şirketi zarara uğratacağı, statüleri gereği basiretli bir tacir gibi hareket etmek durumunda olan davalı yönetim kurulu üyelerinin (6762 sayılı Kanun'un 320 nci maddesinin ikinci fıkrası), bunları zamanında tahsil etmemesi, bu yönde herhangi bir faaliyette bulunmaması zarar oluşturduğu gibi davalılar yönünden de kusur teşkil edeceği, bunları denetlemeyen denetçiler açısından da kusur oluşturacağı, şirket zararının oluşması için, öncelikle sermaye taahhüt eden ortaklar aleyhine takipte bulunulmasına veya dava açılmasına da gerek bulunmadığı, zamanında tahsil edilmeyen apel borcu, şirket için zarar oluşturduğundan tahsilde tekerrür olmamak üzere şirketin, kusursuzluklarını kanıtlayamaması halinde, bunu davalılardan isteyebileceği, Mahkemece, bu hususlar nazara alınarak bir hüküm kurmak gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığına işaret edilerek karar bozulmuş, davalı ... ile davalı ... vekilinin karar düzeltme istemi Dairemizce reddedilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... ... hakkında açılan davalar yönünden; davalılardan ..., ..., ... ...'un davalı şirkette aynı zamanda hissedar olarak bulundukları, bu nedenle apel borçlarından hissedar sıfatıyla da sorumlu oldukları, aynı zamanda bu şahısların yönetim kurulu ve denetim kurulu üyesi sıfatlarının bulunduğu, yani bu şahıslar yönünden hem hissedar sıfatıyla apel borçlarından sorumluluğunun esas olduğu, hem de yönetim ve denetim kurulu üyesi sıfatıyla sorumluluklarının bulunduğu, bunlar dışında kalan ... ve ... ile ...'ın yönetim ve denetim kurulu üyeliği sıfatıyla sorumluluklarının bulunduğu, davacı şirketin 16.10.2000 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde sermayesinin 100.000,00 TL olduğu, sermaye arttırım kararı ile 500.000,00 TL'lik sermaye arttırımı yapıldığı, arttırılan sermayenin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç 3 ay içerisinde kalanın ise 20.09.2003 tarihinde ödeneceğinin düzenlendiği, bu 500.000,00 TL'lik sermaye arttırımında 125.000,00 TL'nin ödendiği, şirketin ödenmemiş sermaye hesabında 31.12.2004 tarihi itibarıyla 150.000,00 TL'lik ödenmemiş sermaye borcunun gözüktüğü, ödenmiş gözüken 350.000,00 TL'lik sermaye borcunun ise 100 kasa hesabı ile kapatıldığı, gerek hissedarlar tarafından gerekse yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri tarafından kasa hesabı ile kapatılan ödenmemiş sermaye kısımlarına ilişkin herhangi bir makbuz ya da belge ibraz edilemediği, ödenmemiş sermaye toplamının Mahkemece kabul gören bilirkişi raporuna göre de 375.000,00 TL olduğu, bunun 50.000,00 TL'sinin 30.04.2002 tarihine kadar ödenmesi gereken, 175.000,00 TL'sinin 24.07.2003 tarihine kadar ödenmesi gereken kısım olduğu, daha doğrusu bu tarihlerde fiktif şekilde bu kısımlar ödenmiş olarak gösterildiği ayrıca 150.000,00 TL'nin de 20.09.2003 tarihine kadar ödenmesi gerekirken ödenmemiş sermaye bulunduğu, toplam ödenmeyen ya da fiktif olarak ödenen toplam sermaye miktarının 375.000,00 TL olduğu, davalılar 2000-2001-2002 ve 2003 yıllarına ait genel kurullarda ibra edildiklerini ileri sürmüşler ise de açık ibra bulunmadığı, davalıların bir kısmının 1999 yılından davacı şirkete el konulan 13.02.2004 tarihine kadar yönetim ve denetim kurulu üyeleri olarak görev yaptıkları, bir kısmının ise (... 20.06.2003-13.02.2004, ... 20.09.2001-14.02.2004 gibi) yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeliği yaptıkları, 1999 yılından 2004 yılına kadar yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeliği yapan davalıların 30.04.2002-24.07.2003-20.09.2003 tarihlerine kadar fiktif şekilde ödenmiş ya da hiç ödenmemiş sermaye borçlarından sorumluluğunun bulunduğu, daha sonradan yönetim kurulu üyesi seçilen ... yönünden de her ne kadar söz konusu davalı 20.06.2003 tarihinde yönetim kurulu başkanı sıfatı kazanmış ise de ve bunun döneminde 24.07.2003 tarihindeki fiktif ödeme olan 175.000,00 TL ve 20.09.2003 tarihine kadar ödenmesi gereken 150.000,00 TL'lik ödemeden sorumlu olduğu, yani toplam 325.000,00 TL yönünden sorumlu olduğu yönünde bilirkişi raporunda tespit yer almakta ise de 20.06.2003 tarihinde seçilen yönetim kurulu üyesinin aynı zamanda daha önce ödenmeyen 50.000,00 TL'lik fiktif ödeme yapılan 30.04.2002 tarihli ödemeden de geçmiş döneme ilişkin yapılan ödemelerin gerçeğe uygun olup olmadığı noktasında kontrol yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle bu miktar için de sorumluluğunun bulunduğu anlaşıldığından tüm bu davalılar yönünden fiktif olarak ödenmiş ya da hiç ödenmemiş sermaye borcu olan toplam 375.000,00 TL'nin 50.000,00 TL'sinin 30.04.2002 tarihli fiktif ödeme tarihinden itibaren, 175.000,00 TL'sinin fiktif ödeme tarihi olan 24.07.2003 tarihinden itibaren ve 20.09.2003 tarihine kadar ödenme yükümlülüğü bulunan 150.000,00 TL'den ise bu tarihlerden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalılardan tahsilde tekerrür olmamak şartıyla müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerektiği, davalılar ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ... ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ...'in davacı şirkette çalışmadıkları gibi grup şirketlerin başında bulunan icra kurulu başkanı, icra kurulu üyeleri, muhasebe müdürü, muhasebe şefi, veznedar vs. gibi sıfatlarla yer aldıkları, bunların gerek bulundukları statü, gerek davacı şirkette çalışmamaları, davacı şirkette çalıştığı ileri sürülen bir kısım şahısların ise maaşlı çalışan olduğu, apel borçlarının ödenmesi ya da fiktif ödenmesi sebebiyle herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığı anlaşıldığından haklarındaki davanın reddi gerektiği, davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın davacı şirkette yönetim kurulu başkanı, vekili, yönetim kurulu üyesi ve denetim kurulu üyesi olmadıkları ayrıca şirket ortağı da olmadıkları bu kapsamda apel borçlarının da bulunmadığı, her ne kadar davacı tarafından bu şahısların grup şirketlerini yöneten perde arkasındaki şahıslar olduğu, bu nedenle davacı şirketin ödenmemiş apel borçlarından ve fiktif yapılan ödemelerden sorumlu olduğu iddia edilmiş ise de bu davalılar yönünden davacı şirketin ortağı, yöneticileri ya da denetim kurulu üyesi olduklarına ilişkin delil ve belgeler sunulmadığından haklarındaki davanın reddi gerektiği kanaatiyle davalı ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına, yönetim kurulu başkanı, vekili ve yönetim kurulu üyesi, denetim kurulu üyesi olan davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... ... yönünden davanın kısmen kabulüne, 375.000,00 TL'nin, 50.000,00 TL'sinin 30.04.2002, 175.000,00 TL'sinin 24.07.2003 ve 150.000,00 TL'sinin 20.09.2003 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalılardan tahsilde tekerrür olmamak şartıyla müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısımlar yönünden davanın reddine, haklarında sorumluluk tespit edilemeyen davalılar, ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ... ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ... yönünden açılan davanın reddine, davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
19.04.2021 tarihli ek karar ile davalı ... yönünden Mahkemenin (eski İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/481 E.) 10.10.2006 tarihli 405.000,00TL miktarla sınırlı olmak üzere davalının menkul ve gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının borca yeter miktarda tahsilde tekerrür olmamak üzere konulan ihtiyati tedbir zımmında ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.