V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 10.02.2020 tarih, 2019/3063 E. ve 2020/1090 K. sayılı kararıyla ''….1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda aşağıdaki bentte belirtilen hususlar dışında bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre davacılar vekilinin kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece davalıların Çankaya Belediye Başkanlığı’na sunduğu tadilat projesi temin edilemediğinden FSEK’in 16/2 maddesi kapsamı sınırlarının aşılıp aşılmadığının tespitinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından hazırlanan mimari proje onaylanıp belediye tarafından yapı ruhsatı verildikten sonra belediyenin emsal değişikliğine gittiği ve emsalin düşürülmesi nedeniyle tadilat projesi yapılmasının zorunlu olduğu hususunda uyuşmazlık mevcut olmayıp kural olarak FSEK 16/2 maddesi gereğince zorunlu değişiklik için eser sahibinin iznine gerek bulunmamaktadır. Bu durumda yapılan değişikliğin FSEK 16/2 kapsamında gerekli zorunlu değişiklik olması önem arz etmektedir. Şayet yapılan değişiklik zorunluluk sınırlarını aşan bir değişiklik ise eser sahibinin eserden doğan haklarının ihlal edildiğinin kabul edilmesi gerekir. Davalılar tarafından hazırlanan ve belediyeye sunulan proje temin edilememiş olsa da davalı ..... Ltd.Şti. tarafından .... Noterliği’nin 29.08.2016 tarih, 26126 yevmiye numaralı ihtarname ve ekinde tadilat projesi davacı şirkete gönderilerek, gönderilen tadilat projesinin onaylanıp belediyeye teslim edilmesi ihtar edilmiştir. Şu halde ortada davalılar tarafından hazırlanıp davacı şirkete onaylaması için gönderildiği sabit olan bir tadilat projesi bulunduğundan mahkemece konusunda uzman bilirkişi kurulundan davacıların mimari projesi ile davalılar tarafından hazırlanan tadilat projesi karşılaştırılarak FSEK 16/2 kapsamında zorunlu değişiklik sınırlarının aşılıp aşılmadığının değerlendirildiği bir rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı..'' gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 5846 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü göz önüne alındığında davaya konu projenin mali haklarını kullanma yetkisinin davacı şirkette olduğu; öte yandan eser sahipliği sıfatı ve buna bağlı manevi hakların ise eser sahibi sıfatıyla davacı üzerinde olduğu, davacı mimar ...'ın, diğer davacı şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu, davacı şirket ile davalı şirket arasında 23.12.2011 tarihinde "... KONUT-TİCARET KOMLEKSİ PROJESİ İNŞAATI" için proje hizmetleri sözleşmesi imzalandığı, 44049 ada 3 parselde inşa edilecek avm ofis kompleksi için davacıların 27.04.2012 tarihinde avan projesini ve 1/100 ölçekli tam mimari projeyi hazırlayıp davalı tarafa teslim ettiği, kararlaştırılan bedelin davacılara ödendiği, mimari avan proje sonrasında uygulama projelerinin hazırlandığı, elektronik posta yoluyla davalıya gönderildiği, davalı tarafından kabul edilerek karşılığı olan bedelin davacılara ödendiği, anılan projelerin 26.08.2014'te yapı ruhsatı için onaylandığı ve 21.05.2014 tarihinde de onaylanmış projeye yapı ruhsatı verildiği, ruhsat onaylı projelerin 19.06.2014, 25.06.2014 ve 23.09.2014 tarihlerinde davalı şirkete teslim edildiği ve sürece ilişkin ödemelerin davacılara yapıldığı, sonraki zamanda belediye tarafından anılan parselde emsal değişikliğine gidilip yapı ruhsatının iptal edildiği, yeni imar durumunun 22.04.2016 tarihinde belirlendiği, buna göre yeni imar durumuna uygun proje hazırlanmasının gündeme geldiği, davalı şirketin davacı taraftan proje hazırlanması konusunda herhangi bir isteminin olmadığı; bunun yerine, Şubat 2016 tarihinden itibaren davacı ile çalışmayacağını bildirdiği, müelliflik yetkisini davacıdan davalı mimar ...'e devretmesini istediği, davacıların bunu kabul etmediği, davalı şirketin davalı mimar ...'e yeni emsal durumuna uygun tadilat projesini yapmasını istediği, aralarında bir sözleşme yapıldığı, mimar ... 'in tadilat projesi hazırlayarak 09.09.2016 tarihinde Çankaya Belediyesine sunduğu, bu sırada davacıların davalı ...'e ihtarname göndererek eyleminin hukuka aykırı olduğunu bildirdiği, ihtar üzerine ...'in Çankaya Belediyesi'nden hazırladığı tadilat projesini onaylanmaksızın geri aldığı, Çankaya Belediye Başkanlığının anılan mimar tarafından hazırlanan ve onaylanmadan geri çekilen projenin kurumlarında olmadığını bildirdiği, hazırlanan tadilat projelerinin belediyeye sunulduğu, ancak davalı şirketin, davacı tarafı 01.09.2016 tarihinde azil ettiği, davalı şirketin 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 8. maddesi hükümleri uyarınca belediye estetik komisyonuna başvuruda bulunarak ilk mimarın izninin gerekli olmadığına yönelik karar elde etmek amacıyla başvuruda bulunduğu, anılan başvuru sonucunda izin alınmasına gerek olmadığı ancak 136.000,00 TL ödenmesinin gerektiğine karar verildiği, bu bedelin ihtirazi kayıtla ödendiği, anılan karar sonrasında mimar ... tarafından hazırlanan tadilat projesinin onaylandığı ve uygulamaya geçildiği, her ne kadar davalı ... tarafından hazırlanan tadilat projesinin, Çankaya Belediyesi tarafından onaylanmadan geri çekildiği belirtilmişse de, anılan projenin belediyeye sunulmakla ticaret mevkiine konulması, bununla birlikte anılan projenin davalı şirkete sunulmasının ve son olarak anılan şirket tarafından davacılara gönderilmekle, davalı ...’in uhdesinden/iç dünyasından çıktığı, böylelikle umuma arz edildiği, davalı tarafından hazırlandığı belirtilen tadilat projesinde dükkân katlarında açık olarak düzenlenmiş dolaşım alanlarının kapalı alana çevrilmesi, dükkân dolaşım alanında katları bağlayan ve ana sirkülasyonu oluşturan galeri boşluğu ve içerisindeki yürüyen merdiven tasarımının değiştirilmesi, dükkân alanlarında revizyonlar yapılarak bazı dükkanların birleştirilerek tek dükkana çevrilmesi, bazı dükkan alanlarının ise ayrılarak fazla sayıda bağımsız dükkan oluşturacak şekilde düzenlenmesi, dükkân katlarındaki dolaşım alanlarında bulunan yürüyen merdivenlerin 3. bodrum-2. bodrum arasında kaldırılması ve 1. bodrum-zemin katlarında eklenmesi, dükkân bloklarına ait kütlenin cephe tasarımında değişiklikler yapılması ve kule bloğunun 38. katı, çatı arası katı ve asansör makine dairesi katında yapının siluetine etki edebilecek tadilatların yapılması, biçiminde tezahür eden değişikliklerin, teknik zorunluluk sayılamayacağı, değişikliklerin oransal olarak yarıdan çok bölümünün zorunluluk sınırı dışında olduğu, davacı ve davalı şirketler arasında imzalanan sözleşme ve bu kapsamda yapılan ödemeler göz önüne alındığında, davalı şirketin bedelini ödemiş olduğu mimari projeyi uygulamak suretiyle çoğaltma hakkına haiz olduğu, bu doğrultuda vaki eyleminin 5846 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin ihlâli anlamına gelmeyeceği,bununla birlikte, davalı tarafından Türk Mühendis Mimar Odaları Birliği'ne (TMMOB) yapılan başvuru sonrasında davacıya ihtirazi kayıtla ödeme de yapıldığından davacı mimara ait projenin mali haklarını kullanma yetkisini haiz davacı firmanın 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi anlamında tazminat talep etme şartlarının oluşmadığı, öte yandan, yukarıda değinilen zaruret kapsamı dışında kalan değişikliklerin 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi de göz önüne alındığında eserin bütünlüğünü bozan, estetik görünümü değiştiren nitelikte olması karşısında vaki eylemin, “umuma arz salahiyeti” ve “adın belirtilmesi salahiyeti”nin ihlâli anlamına geleceği, davacı mimar yönünden manevi tazminat talep şartlarının oluştuğu; 5.000,00 TL manevi tazminat takdirinin hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının projesine davalılarca yapılan müdahalenin men'ine, davacının maddi tazminat talebinin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, karar verilmiştir.