III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile katılanın, aynı firmada tır şoförlüğü yaptıkları, olay günü sabah saatlerinde tırları ile seyir hâlindeyken yol verme meselesi nedeni ile tartıştıkları, akşamüstü saatlerinde ise bir tarafta katılan ve tanık..., diğer tarafta da temyiz dışı sanıklar..., ... ve sanık ...’in bulunduğu, tarafların olayın başlangıcına ilişkin farklı anlatımlarda bulundukları, ancak olayın aynı gün sabah saatlerinde yaşanan tartışmaya bağlı olarak cereyan ettiği, sanık ... ile katılanın birbirlerini daha önceden tanımadıkları, bu nedenle ortada öldürmeyi gerektirir bir husumetin var olmadığı, olayda katılanın elinde bulunan demir sopa ile sanık ...’e vurarak sanığın sol el baş parmağında hayat fonksiyonlarını orta (2.) derecede kemik kırığı olacak şeklide yaraladığı, sanık ...’in ise kavga esnasında elinde bulunan meyve bıçağı ile katılanı sırt ve kol bölgelerinden hayatî tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
Suç vasfı yönünden; taraflar arasında geçmişe dayalı öldürmeyi gerektirir bir husumetin bulunmadığı, meydana gelen kavganın, her ikisi de tır şoförü olan tarafların, yol verme meselesinden kaynaklanan tartışma sonucu gerçekleştiği, olayın ani şekilde meydana geldiği, olay esnasında her ikisinin de hareket hâlinde bulunduğu, olayda katılanın da demir çubukla sanığa vurduğu, sanığın, olayda katılanı tek başına yaralamış olduğu, isabet alan vücut bölgeleri dikkate alındığında eylemin öldürmeye teşebbüs suçuna vücut vermeyeceğinin kabulüyle sanığın eylemi neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu olarak vasıflandırılmak suretiyle buna göre uygulama yapıldığı tespit edilmiştir.
Haksız tahrik yönünden; Olayın taraflardan hangisinin hareketi sonucu başladığı kesin olarak belirlenemediğinden sanık hakkında kurulan hükümde, haksız tahrik indirimin asgari oranda (1/4) uygulanması cihedine gidildiği belirlenmiştir.
2. Sanık, üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir.
3. Katılanın aşamalarda istikrarlı anlatımları mevcuttur.
4. Tanık F.K.'nın beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
5. Temyiz dışı sanıklar E.S. ve A.C.'nin beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
6. Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı ... Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim olunan, 10.03.2020 tarihli;
" Kişinin vücudunda toplam 10 (on) adet kesici delici alet yaralanması mevcut olup;
1) Sırt sağda (10-11. kotlar hizasında) ve sağ (skapula) kürek kemiği altında tarif edilen 2 (iki) adet yaralanmasından birinin veya her ikisinin göğüs boşluğuna nafiz olduğu, nafiz olan yaralanmanın hangisi olduğu veya nafiz olan yaralanma sayısı hakkında -mevcut tıbbi evrakta yeterli bilgi olmadığından- tıbbi kanaate varılamadığı, yaralanmasının;
1-Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu,
2-Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
3)Bel bölgesinde solda (L1 vertebranın sol iç kısmında) ve bel üst dış yanda (sol flank bölgede) tarif edilen ve kas dokulara nafiz 2 (iki) adet kesici delici alete bağlı oluşan yaralanmalarının her birinin;
1-Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı,
2-Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
3- Sağ kalça üst kısımda 3 (üç) adet, sol dirsekte 1 (bir) adet, sol omuz arkasında 1 (bir) adet ve muayenemizde ek olarak saptanan sağ dirsekte 1 (bir) adet tespit edilen, derinlik vb. ayrıntılı özellikleri belirtilmeyen kesici delici alete bağlı oluşan yaralanmalarının her birinin;
1-Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı,
2-Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu
kanaatini bildirir rapordur.
"
Görüşlerini içeren adlî muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
6. Katılanın eylemi neticesinde sanıkta meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı ... Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim olunan, 16.11.2018 tarihli;
"Özel Natomed Hastanesinin 12/11/2018 tarih ve 501999 sayılı raporunda; yapılan muayenesinde; sol elinin burkulduğu, el grafisinde; sol el 1. metakarp proksimal kesim medialde hafif deplase eklem aralığına uzanan fraktür izlendiği, el ateli yapıldığı,
... Gazi ... ...Devlet Hastanesinin 13/11/2018 tarih ve 109093 nolu raporunda; Özel ......,Hastanesinin 12/11/2018 tarih ve 501999 sayılı raporunda belirtilenlere ek bulgu olmadığı kayıtlı olup,
Yaralanmasının;
1-Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı,
2-Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
3-Kemik kırığına neden olduğunu, sol el 1. metakarp kemik kırığının hayati fonksiyonlarını 2 (İKİ) ORTA derecede etkilediği
Görüşlerini içeren adlî muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde, olayın gelişim sürecinin aynı kabul edildiği ancak suç vasfının değiştirilmesi ile yeniden hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Suç vasfı yönünden; katılanın elindeki demir sopa ile kendisini etkin şekilde savunmasına rağmen sanığın, katılanın vücudunun değişik yerlerinden 10 kez bıçaklayıp yaşamsal tehlike oluşturacak şekilde yaralamasının ardından sonucu elde ettiğini düşünüp olay yerinden kaçtığı belirlendiğinden sanığın, kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işlediği, zira suçta kullanılan silahın niteliği, darbe sayısı, bunlardan ikisinin vücudun hayatî bölgesine tevdî edilmiş olması ve bizzat sanık tarafından bedensel olarak daha güçlü bir kişi olduğu ifade edilen katılanın elindeki demir sopa ile kendisini etkin şekilde savunması nedeniyle diğer vücut bölgelerine isabet etmiş bulunması değerlendirildiğinde eylemin kasten yaralama suçu kapsamından çıktığı belirlenerek İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılmasına karar verildiği ve sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan yeni bir hüküm kurulduğu tespit edilmiştir.
Meşru savunma ve meşru meşru savunmada sınırın aşılması yönünden; tanık...'in sanığın içinde bulunduğu araçtan, elinde bıçak olduğu hâlde katılanın yanına doğru gittiğini, bu sırada kendisine bıçağı göstererek "Sen inme, seninle işimiz yok!" dediğini beyan ettiği, katılanın kendisine yönelen, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan bıçaklı saldırıyı elindeki demir sopa ile orantılı biçimde defetmek gayesi ile hareket ettiği, demir sopayı, elinde bıçak bulunduğu hâlde kendisine doğru hamle yapan sanığa doğru salladığı ve onun sol eline vurarak başparmağının kırılmasına neden olduğu eylemini meşru savunma kapsamında gerçekleştirdiği, bu eyleminden sonra kaçan sanığı kovalamasının ise bıçak tuttuğu sağ elinden değil de sol elinden yaralanması nedeniyle daha da hiddetlendiği anlaşılan sanığın, hâlen elinde bulunan bıçakla yeni bir saldırı yapmasının uzak bir ihtimal olmaması ve beklenen bir durum olması nedeniyle meşru savunma halini bertaraf edebilir bir eylemlilik olarak değerlendirilemeyeceği, çok kısa bir süre kaçması sonrasında saldırısına devam edip katılanı 10 kez bıçaklamış bulunan sanığın diğer vücut bölgesinden yaralanması eyleminin de meşru savunma kapsamında gerçekleştirildiği değerlendirilerek meşru savuma hükümlerinin katılan lehine, hakkında kurulan temyiz dışı hüküm yönünden uygulandığı belirlenmiştir.