Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E. 2022/7180 · K. 2023/3716
1. Hukuk Dairesi 2022/7180 E. , 2023/3716 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen 3621 sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkin davada Mahkemesince verilen 06.05.2010 tarih ve 2006/141, Esas 2008/102 Karar sayılı karar Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 29.11.2010 tarih ve 2010/11562 Esas 2010/12460 Karar sayılı kararı ile onanarak Mahkemeye iade edilmiş, davacının karar düzeltme talebi üzerine Dairenin 14.04.2011 tarih ve 2011/3404 Esas 2011/4388 Karar sayılı kararı ile bozulması sonrasında yapılan yargılama sonunda, Mahkemesince verilen 13.02.2014 tarih ve 2013/306 Esas 2014/46 Karar sayılı kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13.12.2017 tarih ve 2017/8-1615 Esas, 2017/1706 Karar sayılı Yargıtay ilamı ile bozulmuş olmakla; Yeniden yapılan yargılaması sonunda verilen "Davanın Kabulüne" ilişkin Mahkeme kararı davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; ... ilçesi, ... mahallesi, Kumluk mevkiinde bulunan 229 ada 17 parsel nolu taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan kısımlarının ... Belediye Başkanlığınca kamunun yararlanmasına açık kumsal olarak düzenlenmesine karar verildiği ancak yapılan incelemede dava konusu taşınmazların kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan kısımlarının da tapuda davalı adına tescilli bulunduğu, üzerinde bina bulunduğu, Anayasanın 43. maddesi ve 3621 sayılı Kıyı Kanunun 5. maddesinde “Kıyılar herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır.Kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir….” hükümlerinin bulunduğunu, kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan taşınmazlar kamu malı olup, hiçbir şekilde özel mülkiyet içerisinde olamayacaklarını, Yargıtay içtihatlarında da yerleştiği üzere bu tür yerlerde oluşan tapu kayıtları bu yerlerin özde kıyı olma olgusunu ortadan kaldırmayacağı gibi, taşınmazı tapu ile satın alan kişilerin de MK 1023 maddesindeki iyi niyet kuralından yararlanmalarının mümkün bulunmadığını, bu nedenlerde kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan kısımların davalı adına olan tapu kaydının iptali ve tescil harici bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.