V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin istifa iradesinin fesada uğratılmış olduğunun tanık beyanları ile sabit olduğunu, bu durumda gerçek bir istifadan bahsedilemeyeceğini ve iş sözleşmesinin davalı tarafça feshedilmiş olduğunun kabulü ile ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılarak ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları hüküm altına alınırken uygulanan %30 indirim oranının hakkaniyete aykırı olduğunu, dosya kapsamında dinlenen tanıklar, alınan bilirkişi raporları ile hafta tatili alacağı taleplerinin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre söz konusu talebin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava dilekçesinde pazar günleri çalışma yapılmadığı hakkında bir beyanlarının olmadığını, dava dilekçesinde fazla çalışmaya ilişkin açıklamalar kısmında normal haftalık mesai saatlerinin belirtildiğini, hafta tatili çalışması fazla çalışma alacağına konu edilemeyeceğinden bu kısımda pazar günü yapılan hafta tatili çalışmalarından bahsedilmediğini, dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmının 5 numaralı bendinde hafta tatili ücret alacağı taleplerinin bulunduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; toplanan delillere göre istifa eden davacının ihbar tazminatı yanı sıra kıdem tazminatına da hak kazanmayacağı sabit iken davacının kıdem tazminatı talebinin kabulü yönünde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, şantiye şefi olan davacının çalışma saatlerini kendisinin belirlediğini, bu nedenle davacının fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı ile hafta tatili ücreti alacağına hak kazanamadığını, davacının bakiye ücret alacağı olmadığı gibi yıllık izin alacağının da bulunmadığını, davacı yanın çalıştığı döneme ilişkin tüm ücretinin ödendiği dosyaya celbedilen banka kayıtlarıyla sabit olup, davacı yanca talep olunan tüm işçilik alacakları için geçerli olan ibraname verildiğini, söz konusu ibranameye göre davacının hiçbir alacağı talep etme hakkının bulunmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatlarını gerektirecek şekilde sona erdirilip erdirilmediği, davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı, taraflar arasında imzalanan ibranamenin geçerli olup olmadığı, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarından yapılan indirimin uygun indirim olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 24 üncü maddesinin (II) numaralı bendinin (e) alt bendi, 32, 41, 44, 46, 47, 53, 54, 55, 56, 57, 59 uncu maddeleri ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 420 nci maddesi hükmü.
2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun (YHGK) 06.12.2017 tarihli, 2015/9-2698 Esas ve 2017/1557 Karar sayılı kararı.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekili dava dilekçesinde, davacının yaz ve kış sezonlarında haftanın altı günü çalıştığını belirttiğinden davacının hafta tatili ücreti alacağına hak kazanamadığı, takdiri delil ile hesaplanarak hüküm altına alınan fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarından yapılan %30 indirimin hesaplama konusu dönem ve alacak miktarı dikkate alındığında davacının hakkına ulaşmasına engel teşkil edecek nitelikte olmadığı, iş sözleşmesinin işçi tarafından ödenmeyen işçilik alacakları nedeniyle feshedildiğine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi değerlendirmesinin yerinde olduğu, bu sebeple davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Taraflar arasında davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Somut uyuşmazlıkta, davacının şantiye şefi olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bulunduğu şantiyede üst düzey yönetici konumunda olan davacının mesai saatlerini, çalışma düzenini kendisinin belirlediğini kabul etmek gerekir. Hal böyle olunca ücret seviyesi de dikkate alındığında davacının fazla çalışma ücreti talebinin reddi yerine bu yön üzerinde durulmadan fazla çalışma ücreti alacağının kabulü hatalı olmuştur.
3. Taraflar arasında davacının hak kazandığı yıllık izin ücreti alacağının miktarı hususunda da uyuşmazlık bulunmaktadır. Dosya kapsamında yer alan Bölge Adliye Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının (5 x 14 gün) = 70 günlük yıllık izin ücretine hak kazanacağı, ancak ibranamede izin adı altında 5.731,41-TL/brüt tahakkuk yapıldığı görülmüşse de dosya içerisinde işbu tutarın davacıya ödendiğine bir evraka rastlanamadığı, bu nedenle davacının hak kazanacağı yıllık izin alacağından mahsup edilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Davalı ise ödemelerin banka aracılığıyla yapıldığını savunmuştur.
4.Dosya içerisinde davacının Denizbank'a kayıtlı hesap hareketlerini gösterir CD yer almakta olup söz konusu CD içeriğinde davalı tarafça davacıya dava tarihinden önce, 01.06.2016 tarihinde, "İZKA İNŞAAT TAAHHÜTMÜHENDİSLİK LTD.ŞTİ. ÇUBUK YBÜ PRJ TAZM + İZİN ÖDEME İZKA İNŞAAT TAAHHÜ" açıklaması ile toplam 11.462,00 TL ödeme yapıldığı görülmektedir. Her ne kadar dosya kapsamında yer alan 10.05.2016 tarihli ibraname 6098 sayılı Kanun'un 420 nci maddesindeki koşulları taşımadığı için geçersiz ise de bu ibranamede "Brüt ücret toplamı: 8.441,48 TL"; "Ek Ödeme (Brüt Ücrete Dahil) İZİN brüt 5.731,41 TL" açıklaması ile izin ücreti tahakkukuna yer verilmiştir.
4. Dosya kapsamındaki CD kayıtlarına göre davalı işveren tarafından davacıya, proje tazminatı ile birlikte izin alacağının ifası amacıyla 11.462 TL ödendiği banka kaydı ile sabit olduğuna göre, izin alacağına yönelik ifaya 10.05.2016 tarihli ibranamede belirtilen brüt 5.731,41 TL izin ödemesi ile sınırlı olarak değer verilmelidir.
5. Davacıya ödenen 5.731,41 TL yıllık izin ücretinin hesaplanan alacaktan mahsubu yapılarak buna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.