Yargıtay 9. Ceza Dairesi · E. 2022/7368 · K. 2023/3794
9. Ceza Dairesi 2022/7368 E. , 2023/3794 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şeklide çocuğun nitelikli cinsel istismarı KARAR : Direnme İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2021 tarihli ve 2021/426 Esas, 2021/533 Karar sayılı kararı ile Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2020/9470 Esas, 2021/4113 Karar sayılı bozma kararına karşı direnme kararı verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 6763 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesiyle değişik 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 6763 sayılı Kanun’un 38 inci maddesiyle 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10 uncu maddesi uyarınca yapılan incelemede; Mahkemece verilen direnme kararının; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/20 Esas, 2020/147 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci, üçüncü ve altıncı fıkraları ile 43 üncü maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü madde gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2020/9470 Esas, 2021/4113 Karar sayılı ilamı ile, "Mağdurenin aşamalardaki tutarsız ifadeleri, cinsel organına parmak sokulmak suretiyle eylemin gerçekleştiği yönündeki beyanının ... ... Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinden aldırılan 21.08.2008 günlü, 19089 numaralı raporla doğrulanmaması, intikalden önce götürüldüğü muayenelerde yapılan görüşmelerde 06.07.2007 tarihinde 'anneanne ve dede ile görüşme kesildi diye 2 ay altına kaçırma başlamış', 16.07.2007 tarihinde 'anne kendi öcünün alınmasını istiyor, baba ile dargın, kendi ailesi ile konuşmuyor, kızının tacizini merak ediyor', 31.08.2017 tarihinde '1,5-2 sene önce bir gece anneanne ve dedenin ortasından başka yerde yatmak istemiş, bir gün ayağı acımış, hiç kimseye elletmemiş, halası şüphelenmiş, konuşturulmaya çalışmışlar hiçbir şey söylememiş, anne kendi babasından uzun yıllar tacize maruz kalmış, yukarıdaki sebeplerden dedesi tarafından böyle bir şey olmuş olabileceğini düşünüyorlar, dede ve anane ile görüşmüyorlar, dava açmak istiyorlar bu sebeple getirmişler, ellerinde başka delil yok, çocuk rahattı, kendini iyi ifade etti, dedesi ve ananesini çok sevdiğini, annesinin görüşmek istemediğini, dedesiyle olan güzel anılarını anlattı, tacizi düşündüren bir şey söylemedi' şeklindeki kayıtlar, mağdurenin altına kaçırma problemleri nedeniyle konuşulması üzerine olaydan bahsetmesiyle mi muayeneye götürüldüğü yoksa anılan problemlerden dolayı muayeneye götürüldükten sonra mı mağdurenin eylemden bahsettiğine yönelik katılan ... ile tanıklar ... ve Hacer’in çelişen beyanları, uzun süre babası olan sanığın tacizine maruz kaldığını iddia eden katılan ...’nin, kovuşturmada 10.12.2009 tarihli beyanında sanığın kendisine yönelik eylemlerinin ortaya çıkmaması için kızı olan mağdureyi dedesi olan sanığın yanına gönderdiğini ifade ettikten sonra 06.12.2011 tarihli yazılı ifadesinde sanık hakkında 'her şeyi düşünürdüm ama torununa bunu yapacağını hiç düşünmezdim' şeklindeki tutarsız beyanı ve yine bunlarla ters düşecek şekilde 04.04.2017tarihli duruşmada kendisine yönelik eylemler nedeniyle kızını babasının yanına göndermek istemediğini ifade etmesi, müşteki ile mağdurenin, sanık ve eşi ... ile çektirdikleri fotoğraflarda gözlemlenen halleri, katılan ...’nin İstanbul ... Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 30.03.2007-26.04.2007 tarihleri arasındaki gördüğü tedaviye ilişkin epikriz raporunda '… yalan söyleme yakınması ile yatırıldığı' yönündeki ibare, savunma, olayın intikal şekli ve süresi ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi" gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir. 3. İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.10.2021 tarihli ve 2021/426 Esas, 2021/533 Karar sayılı kararı ile önceki kararında direnilmesine karar vererek, sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci, üçüncü ve altıncı fıkraları ile 43 üncü maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü madde gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.04.2022 tarihli ve 9-2022/27859 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.