Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E. 2022/7392 · K. 2024/1878
1. Hukuk Dairesi 2022/7392 E. , 2024/1878 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/57 E., 2022/289 K. HÜKÜM : Ret Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyularak davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar ve davalı Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; ... ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkiinde bulunan 86 ada 10 parsel sayılı taşınmazın paydaşları olduklarını, taşınmazın yaklaşık 25 yıl kadar önce aralarında taksim edilerek fiilen kullanılmaya başlandığını, bu parselin öncesinde 13.000 m² alanlı sebze bahçesi olarak kullanılmakta iken 1975 yılında yapılan kadastro tespiti sonucunda oluştuğunu, tapunun sınırlarında bir eksiklik olmadan önceki ve şimdiki malikler tarafından tasarruf edildiğini, yapılan kadastro çalışmaları sırasında davaya konu taşınmazın 4.400 m² eksiği ile 86 ada 10 parsel olarak kayıt ve tescil edildiğini, taşınmazın kuzeyinde Sarıçay ile tescilli parsel arasında kalan ve tahminen 1.500 m²'lik alanın eski tapu kapsamında olmasına rağmen kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakıldığını ileri sürerek yapılan tespit çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan alanın adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
1.Davalı Hazine; dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan dere yatağı olduğunu, Kadastro Müdürlüğünce yapılan tespitlerde Sarıçay yatağından dolgu olduğu anlaşılan 2.557,18 m²'lik alanda davalıların izinsiz, kiralamasız, açık ve kapalı alanlı olarak restaurant işletmeciliği yaptıklarının tespit edildiğini, davacıların mülkiyetini talep ettiği alanın bu alan içinde kalmakta oluğunu ve bu hususta Milas 2. AHM'nin 2010/771 Esas sayılı dosyasında müdahanin men'i ve kâl davasının mevcut olduğunu, nizaya konu alanın dere yatağında kalıp kalmadığı, tescilinin mümkün olup olmadığı hususların DSİ 21. Bölge Müdürlüğünden sorulduğunu, İdarece verilen cevabi yazıda ise nizaya konu alanın Sarıçay yatağında kalması sonucu tescilinin mümkün olmadığı ve çay yatağında kalan yapıların kaldırılması gerektiğinin bildirildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... Belediyesi vekili; dava konusu edilen yerin idarenin görev ve sorumluluk alanında bulunmadığını, 1/25000 ölçekli Muğla Nazım İmar Planı Revizyonunda yaklaşık olarak "Tarım alanı" " sulama alanı" içinde kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.