IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili, davalı ... Belediye Başkanlığı vekili ve dahili davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde; ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/85 esas ... dosyasında davacı ...'nın keşif mahallinde dava konusu taşınmazı gösterdiği ve bilirkişi raporundaki krokide E (e1+e2+e3) harfi ile isimlendirilen alanlarda e1 gösterilen alanın 951 parsel içerisinde kaldığı, e2 harfi ile gösterilen kısmın 18747,55 m² 2 nolu kadastro paftasına göre tescil harici olduğu, e3 harfi ile gösterilen kısmın ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 581 nolu parsel içerisinde kaldığının tespit edildiğini, tanık beyanları ve mahalli bilirkişilerin dava konusu yerin e1+e2+e3 harfleri ile gösterilen taşınmazın imar ihya edildiğini beyan ettiğini, ancak bilirkişi raporunda bu alanların başka parseller içerisinde kaldığının tespit edildiğini, mahalli bilirkişilerin beyanlarının asılsız ve yalan olduğunu, bilirkişi raporunun imar ihya edildiği beyanlarını yalanladığını, davacının doğum tarihinin 10.08.1969 olup mahalli bilirkişi ...'ın "… 1980 yıllarında ırmak burayı terk etmişti. Burası sazlık, kamışlık bir yerdi, davacı ... burayı traktörle ekilebilir hale getirmiştir. Yaklaşık 3 yıl içinde burayı ekilebilir hale getirmiştir…” ifadesine göre davacının 11-14 yaşlarında imar ihya ettiği görülmekle birlikte bu durumun hayatın olağan akışına ters olduğunu, davacının imar ihya ettiğini gösterdiği taşınmazın başka parseller içerisinde olduğunun anlaşıldığını, ayrıca mahalli bilirkişi ve tanıkların keşifte gösterilen alanın imar ihyasını davacının yaptığını beyan ettiğini, ancak bu alanların büyük bir kısmının başka parseller içerisinde kaldığının tespit edildiğini, mahkemece dava konusu E (e1+e2+e3) harfleriyle gösterilen yerlerin tamamı üzerinden değer hesaplanarak harç alınması gerekirken sadece tescile elverişli e3 harfi ile gösterilen taşınmazın dava konusu kabul edilmesinin hatalı olduğunu, E (e1+e2+e3) davacının talep ettiği alanın değeri hesaplanarak harç hesaplaması yapılması gerektiğini, bu nedenle harç yönüyle hazine zararı oluştuğunu, ayrıca taşınmazın değerinin piyasa fiyatları altında hesaplandığını, dava konusu yerin imar ihya edilmeden önce böğürtlen çalısı, sazlık ve yabani ot olduğunun dava dilekçesi ve tanık beyanlarından anlaşıldığını, bu bitkilerin hepsinin otsu bitkiler olup, temizlenmesinin büyük emek ve masraf gerektirecek işleme ihtiyaç duymadan temizlenebilen bitkiler olduğunu, davacı tarafından yapılan işlemlerin imar ihya olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, tescil harici yerin imar ihyaya dayalı tescil şartlarını taşımadığını, davacının ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/131 esas ... dosyası ile imar ihyaya dayalı tescil davası açtığını ve mahkemenin bu davayı göz ardı ettiğini, bilirkişi raporunda hukuka aykırı birçok hususa itiraz edilmesine rağmen itirazların değerlendirilmediğini, tescil harici taşınmazın tescili için bütün şartlar gerçekleşmiş olsa dahi mahkemenin kısmi kabul kısmi red kararı vermesi gerektiğini belirterek, istinaf incelemesi sonunda kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu olayda yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığını, dava konusu yerin tespiti ile ilgili belirsizlik olduğunu, dava konusu taşınmazın ne kadar olduğunun belirtilmediğini, yapılan keşifte ne kadar olduğu ortaya çıkacaktır denildiğini, mahkemenin ise bu belirsizlik doğrultusunda keşif yapıp karar verdiğini, zilyetlikle taşınmaz edinimi için taşlık, çalılık halinde olan arazinin yoğun emek ve masraf yapılmak suretiyle tarım arazisi niteliğine dönüştürülmesi gerektiğini, dava konusu yerin imar ihya edilmeden önce böğürtlen çalısı, sazlık ve yabani ot olduğunun dava dilekçesinden ve tanık beyanlarından anlaşıldığını, bu bitkilerin temizlenmesinin büyük emek ve masraf gerektirmemekle birlikte, işleme ihtiyaç duymadan temizlenebilecek nitelikte bitkiler olduğunu, davacı tarafından yapılan işlemlerin imar ihya olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığını belirterek, istinaf incelemesi sonunda kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Dahili davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup 3402 ... Yasa ile Medeni Kanunun ilgili hükümleri uyarınca zilyetlikle taşınmaz iktisap edilebilecek olan yerlerden olmadığını, tapuda davacı adına yapılmış ne bir belge ne bir kayıt bulunduğu gibi mülga 4775 ... yasa hükümlerine göre davacı adına yapılmış bir tevzi ve temlikte olmadığını, ayrıca taşınmaz mülkiyetinin olağanüstü zamanaşımı ile kazanılması için taşınmazın tapuya kayıtlı olmaması ya da tapuya kayıtlı olup da sahibinin kim olduğunun bilinmiyor olması gerektiğini, bu şartlar oluşmadığından açılan davanın haksız olduğunu, dava konusu taşınmazın özel kadastro gören yerlerden olmadığını, davacının dava dilekçesinde imar ve ihyayı ne şekilde yaptığı hususunda yeterli açıklamada bulunmadığını, ayrıca dava dilekçesi ile davacı ve vekilinin keşifteki beyanları dikkate alındığında dava konusu yerin tespiti ile ilgili sıkıntı olduğunu, dava dilekçesinde dava konusu yerin sınırlarının tam olarak çizilmediğini, davacının emek ve ihya iddiası ile tarla haline getirdiğini iddia ettiği yerin keşif sonrasında hazırlanacak raporda gösterilmesinin hukuka ve mantığa aykırı olduğunu belirterek, istinaf incelemesi sonunda kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece gerekli ilanların yaptırıldığı, davacının senetsizden zilyetlikle edindiği taşınmaz olmadığı, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman arazi kadastrosunun 1953 tarihinde yapıldığı ve 1959 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme tarihi ve dava tarihi arasında 20 yıl süre geçtiği, uzman orman bilirkişi raporunda e2 harfi ile gösterilen yerin orman sayılan yerlerden olmadığı, tarım arazisi olarak davacı tarafından kullanıldığı kabul edilerek davacı adına tesciline karar verildiği, yapılan inceleme ve araştırmaların yeterli ve hüküm vermeye elverişli olduğu, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda vicdani kanaatin oluştuğu, duruşma sürecinin yansıtan tutanaklar, kararın dayandığı deliller ile kanuni sebepler ve gerekçe içeriğine göre, davanın esası ile ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.