Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2022/7566 · K. 2024/3525
11. Hukuk Dairesi 2022/7566 E. , 2024/3525 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1498 Esas, 2022/1319 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/68 E., 2019/484 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2003/14200, 2011/108916, 2017/113898 sayılı ve "THIO-SUL", "THIO-SUL", "THIO-SUL" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “Kal Thio” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2018/05980 kod numarasını alan başvuruya müvekkili tarafından yapılan itirazın YİDK'in 2018-M-10747 sayılı kararı ile yerinde görülmeyerek reddedildiğini, oysa markaların benzer olduğunu, söz konusu ürünlerin tarım sektöründe kullanıldığını, ürünlerin alıcı kitlesinin çiftçiler olduğunu, tarım ve gübre sektöründe müvekkili firmanın uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini, "THIO SUL" ibaresinin 16 yıldır sektörde kullanıldığını, davalı şirketin markasının müvekkili adına tescilli "THIO-SUL" markalarının serisi algısını yarattığını, davalı şirketin, müvekkili şirketten ve markalarından haberdar olduğunu, müvekkilinin ABD'de mukim Tessenderlo Kerley Inc'in bütün markalarının satış yetkisini haiz münhasır lisans hakkı sahibi bulunduğunu, davalı firmanın açıkça kötü niyetli olarak, müvekkili şirket markalarını taklit ettiğini, müvekkilinin markalarının toplumda ulaştığı itibardan haksız yere faydalanmayı amaçladığını, davalının fiilleri karşısında müvekkilinin itibarının zedelendiğini ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.