Yargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2022/7573 · K. 2023/1194
7. Ceza Dairesi 2022/7573 E. , 2023/1194 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/959 E., 2022/60 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) Güney Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 12.06.2013 tarihli ve 2013/409 Esas, 2013/195 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 6.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.(Kapatılan) Güney Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 12.06.2013 tarihli ve 2013/409 Esas, 2013/195 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 4. Dairesinin 22.04.2014 tarihli ve 2014/428 Esas, 2014/424 Karar sayılı kararı ile; sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde, Elazığ 3. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından verilmiş iki adet hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bulunduğu, 5271 sayılı CMK'nın 231 inci maddesinin beşinci fıkrasındaki “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.” hükmü ve aynı maddenin on üçüncü fıkrasındaki “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.” hükmü birlikte dikkate alındığında; adli sicildeki, söz konusu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına ilişkin kaydın, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan kesinleşmiş mahkûmiyetinin bulunduğu şeklinde kabulünün mümkün olmadığı, ayrıca sanığın, 23.9.2011-26.2.2012 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek, on ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği; Askerî Mahkemenin 20.4.2012 tarihli ve 2012/342 Esas, 2012/103 Karar sayılı hükmünün, Anayasa Mahkemesinin 17.1.2013 tarihli ve 2012/80 Esas ve 2013/16 Karar sayılı kararı doğrultusunda uyarlama yargılaması yapılmak üzere, yeniden esasa kaydedilerek duruşma açılmış olması ve sanığın yukarıda açıklanan adli safahatı dikkate alındığında; uyarlama yargılaması sonucunda, Askerî Mahkemenin 20.4.2012 tarihli mahkûmiyet hükmü kapsamında, sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesinin ihtimal dâhilinde olduğu anlaşıldığı, Askerî Mahkemenin, takdiren 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (b) bendi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verebilmesi mümkün olmakla birlikte; aynı Mahkemenin 20.4.2012 tarihli mahkûmiyet hükmüne yönelik, uyarlama yargılaması sonuçlanmadan; Askerî Mahkemenin, 5271 sayılı CMK'nın 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendi bağlamında, sanığın daha önce kasıtlı suçtan kesinleşmiş mahkûmiyetinin bulunduğu gerekçesiyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verebilmesinin, mümkün olmadığı kabul edilmekle mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. 3.(Kapatılan) Güney Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 08.07.2015 tarihli ve 2014/519 Esas, 2015/361 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 30.07.2015 tarihinde kesinleşmiştir. 4.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 30.07.2015 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 22.07.2016 tarihinde basit yaralama suçunu işlediğinin Bafra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2020 tarihli ve 2017/606 Esas, 2020/411 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.01.2022 tarihli ve 2021/959 Esas, 2022/60 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında açıklanması geri bırakılan, (Kapatılan) Güney Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 08.07.2015 tarihli ve 2014/519 Esas, 2015/361 Karar sayılı hükmünün açıklanmasına, sanığın izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.