Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2022/7831 · K. 2023/31
3. Hukuk Dairesi 2022/7831 E. , 2023/31 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1734 E., 2022/2057 K. KARAR : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/753 E., 2020/655 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; maliki bulunduğu 4 katlı ... Otelini 25.06.1984 tarihinde kapalı zarf usulüyle yapılan ihale sonucu davalı kiracı şirkete 20 yıl süre ile kiraladığını, kira sözleşmesi ile davalının tadilat ve onarımlar yapmak suretiyle 5 yıldızlı otele dönüştürerek kira süresi sonucunda devir ve teslim etmeyi taahhüt ettiğini, davalının sözleşmenin düzenlenmesinden sonra, 4 katlı olan mevcut bina ilave kat için uygun olmadığından bunun yerine 12 katlı yeni bir bina yapmayı teklif ettiğini, teklifin uygun görülmesi üzerine davalının ruhsat alarak inşaata başladığını, inşaatın başlamasından sonra davalı şirketin ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 1991/649 E. sayılı dosyasında sözleşme süresinin uyarlamasını istediğini, kira sözleşmesinin 49 yıla çıktığını ve kararın kesinleştiğini, davalı şirketin inşaata başladığını ancak aradan geçen yaklaşık 30 yıla rağmen eski binanın tadilatını gerçekleştirmediği gibi taahhüt ettiği 12 katlı binayı da bitirmediğini, 30 yıl boyunca tabiat koşullarına maruz kalan her iki binanın da onarımı imkansız bir şekilde yıprandığını ve hasara uğradığını, davalının kira bedellerini yatırmaması nedeniyle ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/268 E. dosyasında tahliye kararı verildiğini, kararın kanun yollarından geçerek kesinleşmesi sonucu davalının ... 3. İcra Müdürlüğünün 2009/572 E. sayılı dosyası üzerinden 30.05.2012 tarihinde tahliye edildiğini, tahliyeden sonra binaların tehlike yaratacak durumda olduğunun fark edildiğini ve Gazi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünden, kiralanan binaların onarımı mümkün olmadığı ve deprem yönetmeliğine uygun olmadığından yıkılması gerektiği yönünde rapor alındığını, binaların daha büyük zararlara yol açmaması amacıyla yıkıldığını, davalı şirketin kira borcunu ödemede temerrüde düşerek akdin feshine ve kiralanandan tahliye edilmesine neden olduğunu, diğer yandan 30 yıl süreyle hiçbir edimini yerine getirmediğini, yaptığı inşaatın kaçak kat nedeniyle mühürlendiğini, kaçak katın ruhsatlandırılmasına ilişkin başvurunun, alanın 1992 yılında SİT alanı ilan edilmesi nedeniyle yeni ruhsat verilemeyeceği gerekçesiyle reddedildiğini, durdurulan inşaatın kabulü mümkün olmayacak derecede ayıplı olduğunun birden fazla mahkeme kararı ve Gazi Üniversitesi tarafından düzenlenmiş rapor ile tevsik edildiğini, bundan sonra davalının sözleşmeye göre taahhüdünü gerçekleştirmesinin hukuken ve fiilen mümkün olmadığını, kendi kusuru ile kiralananın 2012 yılında tahliye edilmesi nedeni ile 2033 yılına kadar doğacak kira gelirinden mahrum kaldığını, davalının (eski) ... otelini ve demirbaşlarını devraldığını ancak binanın ve demirbaşların yok olmasına neden olduğunu, her ne kadar demirbaşların bir kısmı tahliye sırasında devralınmış ise de ekonomik değerlerinin bulunmadığını, davalının kendi kusuru ile kendisine devredilen otelin yok olmasına neden olduğunu, bu şekilde hem bina hem de işletme geliri yönünden zararının doğduğunu, ayrıca davalının 400 yatak kapasiteli, 12 katlı ve 5 yıldız standartlarında bir oteli sözleşme sonunda devretmesi gerektiğini, kendi kusuru ile bu taahhüdünü yerine getirme imkanı kalmadığını, bu suretle 12 katlı ve 5 yıldızlı bir otelin bina ve demirbaşlarından ve işletme gelirinden mahrum bırakıldığını ileri sürerek; alacağın tam ve kesin olarak belirleneceği aşamada artırılmak üzere, şimdilik 1.000.000 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.