İçtihatYargıtay8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi · E. 2022/7873 · K. 2023/5326
- Esas No
- 2022/7873
- Karar No
- 2023/5326
- Karar Tarihi
- 19.10.2023
Karar Metni
8. Hukuk Dairesi 2022/7873 E. , 2023/5326 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/434 E., 2022/1075 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 1995/6 E., 2018/1 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın bir kısım davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesince 31.01.2019 tarihli ek karar ile başvurunun süre yönünden reddine karar verilmiş, ek karar bir kısım davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacılar ..., ... ve ..., 1937 tarihli ve 526 tahrir kaydında yer alan, kadimden beri zilyet ve tasarruflarında olan tarlalarının dava konusu ... ili ... ilçesi Çetenli Köyü 174 ada 3 parsel ... taşınmaza dahil edilerek davalı ... adına tespit edildiğini kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile kendi adlarına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
2.Yargılama sırasında ... 27.03.1997 tarihli dilekçesi ile, ... 13.11.2003 tarihli dilekçesi ile ... 22.05.1997 tarihli dilekçesi ile, ... 29.05.2003 tarihli dilekçesi ile ... 10.04.2003 tarihli dilekçesi ile, ... 15.09.2003 tarihli dilekçesi ile, ... 24.09.2003 tarihli dilekçesi ile, ... ve ... 18.09.2003 tarihli dilekçeleriyle, ... 18.04.2007 tarihli dilekçesi ile davaya müdahil olmuşlardır. Yargılama aşamasında 1995/9 Esas ... dosya, 1995/14 Esas ... dosya 1995/6 Esas ... dosya ile birleştirilmesine karar verilmiş ve yargılamaya 1995/6 Esas ... dosyası üzerinde devam olunmuştur.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabul kısmen reddine, dava konusu ... ili ... ilçesi Çetenli Köyü 174 ada 3 parsel yönündeki davacıların ve müdahil davacıların sübut bulmayan davalarının ayrı ayrı reddi ile, dava konusu ... ili ... ilçesi, Çetenli köyü 174 ada 3 parsel ... taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu ... ili ... ilçesi Çetenli Köyü 174 ada 2 parsel yönündeki davacının davasının kabulü ile, dava konusu ... ili ... ilçesi Çetenli Köyü 174 ada 2 parselin mevcut kadastro tespitinin iptali ile mera olarak sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince verilen karar bir kısım davacılar vekili Avukat ... tarafından istinaf edilmiş ise de, 31.01.2019 tarihli ek kararla istinafın süresinde yapılmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 31.01.2019 tarihli ek kararına karşı bir kısım davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Bir kısım davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; gerekçeli kararın taraflara usulsüz olarak tebliğ edildiğini, gerekçeli kararın öğrenme tarihinden itibaren yasal süresi içerisinde istinaf yoluna başvurulduğunu, esasa ilişkin olarak ise İlk Derece Mahkemesince bir ziraat ve bir fen bilirkişisi raporu ile yetinildiğini, 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri mühendisinden oluşacak bilirkişi kurulunun oluşturulmadığını, bilirkişi raporunun somut karşılaştırma ve bilimsel veri ile desteklenmediğini, bu nedenle hükme esas alınamayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, istinaf talebinde bulunanlardan ...’e 7201 ... Tebligat Kanunu'nun (7201 ... Kanun) 21 inci madde uyarınca 15.05.2018 tarihinde gerekçeli kararın usulünce tebliğ edildiği, diğer istinaf tebliğinde bulunanlara ise 7201 ... Kanun'un 21/2 nci maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adresi olduğu belirtilmek suretiyle tebligat yapılmış olup, tebligatların usulüne uygun olduğu ve iki haftalık istinaf süresinin dolduğunu, tebligatların usulüne uygun olmadığının kabulü halinde de istinaf süresinin öğrenme ile başlayacağından, 01.11.2018 tarihli tutanakta “Avukat ... tarafından dosyanın incelenme talebinde bulunulduğu ve kendisine dosyanın kesinleştiğinin belirtilmesi üzerine tebligatların usulsüz olduğunu ve vekil edenleri adına istinaf yasa yoluna başvuracaklarını beyan ettiği” şeklinde yapılan belirlemeden kararın istinaf başvurusunda bulunanlar tarafından öğrenildiği tarihin en geç 01.11.2018 olduğunun kabulünün gerektiği, daha sonra baroya kayıtlı avukat olan davacılar vekilince 26.11.2018 havale tarihli dilekçe ile vekil olarak dosyaya vekaletname ibraz edildiği ve 20.12.2018 harç ve düzenleme tarihli dilekçe ile istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmakla, istinaf süresinin iki haftalık yasal süreden sonra yapıldığından, İlk Derece Mahkemesince istinaf dilekçesinin süre nedeniyle reddine dair verilen ek kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı bir kısım davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Bir kısım davacılar vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı asillere yapılan tebligatların usulüne uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 veya 371 inci maddeleri, 7201 ... Kanun'un 32 inci maddesi
3. Değerlendirme
1. 7201 ... Kanun’un 10/1 inci maddesi gereğince tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. Buna göre, ilk defa bildirilen adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi veya başka bir adres olması arasında fark yoktur. Her iki adres de 7201 ... Kanun'un 10/1 inci maddesi kapsamında bilinen adrestir. Muhatabın adres kayıt sistemindeki adresine, Kanunun 21inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca doğrudan tebligat yapılması mümkün değildir. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır.
Dolayısıyla, muhataba önce bilinen en son adresi esas alınarak tebligat çıkartılmalı, bu tebligat yapılırken 7201 ... Kanun'un 21/1 inci maddesi hükmü göz önüne alınmalı, adres tebligata elverişli değilse ya da tebligat yapılamazsa o takdirde adres kayıt sistemindeki adresine, mernis adresi olduğuna ilişkin şerh düşülmek suretiyle, 7201 ... Kanun'un 21/2 nci maddesi uyarınca tebligat yapılmalıdır.
Somut olayda; temyiz talebinde bulunan mirasçılar ..., ..., ..., ... ile ..., ... ve asli müdahil ...'e mernis adresi olduğu tebliğ zarfı üzerinde belirtilmek suretiyle, doğrudan 7201 ... Kanun'un 21/2 nci maddesine göre yapılan gerekçeli karar tebligatları usulsüzdür. İlk Derece Mahkemesince usulsüz tebligata değer verilerek mirasçılar vekilinin temyiz talebi, süre yönünden reddedilmiş ise de, hükmün adı geçen taraflara 15.05.2018 tarihinde usulsüz olarak tebliğ edildiği anlaşıldığından, 7201 ... Kanun'un 32 nci maddesi karşısında 23.11.2018 tarihinde dosyaya vekalet sunan vekilin 26.11.2018 tarihli temyiz talebinin süresinde yapıldığının kabulü gerektiğinden, İlk Derece Mahkemesince temyiz talebinin reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince verilen istinaf talebinin reddine ilişkin 31.01.2019 tarihli ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle, İlk Derece Mahkemesinin istinaf talebinin reddine ilişkin 31.01.2019 tarihli ek kararının bozulmasına ve esasa hükme yönelik istinaf taleplerinin incelenmesi için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bir kısım davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesinin 31.01.2019 tarihli ek kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesinin 31.01.2019 tarihli ek kararının BOZULMASINA,
İstinaf talebinin esastan incelenmesi için Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine iadesine,
Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,
19.10 .2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.