Yargıtay 6. Ceza Dairesi · E. 2022/8005 · K. 2024/1620
6. Ceza Dairesi 2022/8005 E. , 2024/1620 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1261 E. 2022/562 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun reddi Her ne kadar 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11 inci maddesi uyarınca vekil ile takip edilen işlerde tebligatların vekile yapılması gerektiği gözetilerek suça sürüklenen çocuk zorunlu müdafiine gerekçeli karar tebliğ edilmiş ise de; suça sürüklenen çocuk zorunlu müdafiince temyiz edilmediği ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.05.2023 tarihli ve 2023/11-49 Esas, 2023/277 Karar sayılı kararında "... kural olarak müdafii ile takip edilen işlerde kanun yollarına başvuruda bulunmak müdafiinin görevi kapsamında olduğu tartışmasız ise de; sadece müdafie tebliğ veya tefhim edilen hükümlere karşı süresi içinde temyiz kanun yoluna başvurmaması nedeniyle oluşan hukuki sonuçlardan, kendisine yapılan tebligata kadar hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinden haberdar olmayan sanığın CMK. 40/2 maddesi gereğince kusursuz sayılacağı, müdafinin süresi içinde temyiz yoluna başvurmaması nedeniyle hak kaybına uğraması, hak arama hürriyeti ve adil yargılanma ilkesi çerçevesinde etkin bir şekilde temyiz kanun yoluna başvurma hakkı ile bağdaşmayacağı da dikkate alındığında; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesince verilen 27.12.2021 tarihli ve 244-1662 sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararının, kamu davasının asli bir süresi ve tarafı, diğer bir anlatımla cezanın sorumlusu olan sanığa, ayrıca tebliğ edilmesi gerektiğinin... ;" şeklinde yer alan kabul dikkate alındığında, başka bir suçtan cezaevinde bulunan suça sürüklenen çocuğun 17.05.2022 tarihinde karardan haberdar olması üzerine vekaleten kendisinin temsil eden avukatı aracılığıyla 23.05.2023 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü gerekmekle; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: