Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2022/840 · K. 2023/12730
4. Hukuk Dairesi 2022/840 E. , 2023/12730 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asl. Tic. Mahk. Sıfatıyla) SAYISI : 2020/541 E. 2021/65 K. vekili Avukat ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 30.09.2015 HÜKÜM/KARAR : Ret Taraflar arasındaki kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiş; mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait 34 KD 4372 plaka sayılı aracın kasko poliçesi ile davalı ... nezdinde sigortalandığını, aracın 04.07.2015 tarihinde dava dışı sürücü idaresindeyken aşırı yağan yağmur nedeniyle Uşak Karma Organize Bölgesi içerisinde yol üstünde aniden çıkan birikinti suyun içerisinden geçmesi sonucunda hasar aldığını, davalı ... şirketinin vermiş olduğu tarihsiz yazı ile "olayın belirtilen şekilde olamayacağı tespit edilmiştir" denilmek suretiyle herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine davacı tarafından aracın Katma Değer Vergisi (KDV) dahil 79.000,00 TL'ye satıldığının ileri sürüldüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla şimdilik 10.000,00 TL alacağın olay tarihi olan 04.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesi isteminde bulunmuş; ıslahla talebini 81.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talebinin ve olayın oluşuna dair anlatımının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve davacı sigortalının gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğunun tespit edildiğini, sigortalının gerçeğe aykırı beyanlarla davalı ... yanıltma çabasında olduğunu, olayın gerçekleşme şeklinin yanlış bildirildiğini ve davacının kötüniyetinin dosyadaki delil ve emarelerden tespit edilmesi halinde bu durumun sigortacıya ispat külfeti yüklememesi gerektiğini, meydana gelen rizikonun teminat içinde kaldığı hususunun sigortalı tarafından ispat edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.