V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...İnş. Malz. Gıda Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ve davalı ... Mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ...İnş. Malz. Gıda Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu,
Davalı ... Mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; Müteveffa davalı ...'in kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, davacının ihtiyati tedbir talebi hakkında hatalı karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının d bendi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine ( fiil ehliyetine ) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.
Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır.
Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, ... 1995, s. 231). Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya, hakiki şahıs; ya da, hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder (Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, ... 2000, s.288).
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle yargılamanın devamının sağlanması gerekir.
Dosya kapsamından Dairemiz'in 02.11.2021 tarih ve 2020/7230 Esas, 2021/13346 Karar sayılı kararı ile “Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden 01.01.2017 tarihinden sonraki döneme ilişkin olmak üzere davalı ...İnş. Malz. Gıda Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti.‘nin ticaret sicilinden terkin edilip edilmediğinin, ticaret sicil kayıtlarında meydana gelen değişikliklerin, bu değişikliklere esas belgelerin ve yine bunlara dair ticaret sicil gazetesi ilanlarının sorulup celp edilmesinden sonra davalı şirketin ticaret sicil kaydının terkin edildiğinin diğer bir deyişle tüzel kişiliğinin son bulduğunun anlaşılması halinde davalı şirketin ihya edilmesi için yasal prosedür işletilmek suretiyle şirketin ihyasına ve şirkete tasfiye memuru atanmasına dair karar alınmasını takiben ilk derece mahkemesi gerekçeli kararı, bölge adliye mahkemesi karar ilamının ihya kararı ile birlikte atanacak tasfiye memuruna yöntemince tebliğ edilmesi, temyiz süresi geçtikten ve gerektiğinde 6100 sayılı HMK’nın 366 ıncı maddesinin yollaması ile 346 ıncı maddelesindeki prosedür işletildikten sonra gönderilmesi,” için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi'ne geri çevrilmesine karar verildiği, Dairemizce dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi'ne geri çevrilmesine karar vermiş olmasına karşın Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen 14.02.2022 tarihli kararla dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne geri çevrilmesine karar verildiği, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi'nce İlk Derece Mahkemesi'ne geri çevrilmesinden sonra ve fakat İlk Derece Mahkemesi'nce Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye cevap verilmesinden önce davacılar vekilinin 18.04.2022 tarihli bir dilekçe ibraz ettiği, dilekçede özetle davalı şirketin tüzel kişiliğinin son bulduğunun anlaşılması halinde, şirketin ihyası sürecine gitmeyi düşünmediklerini, bu nedenle davalı vekili olarak dosyada kaydı bulunan ... Barosu avukatlarından Av. ...'dan terkinden sonraki dönemde davalı şirketin ihyasına yönelik bir işlem yapılıp yapılmadığının, terkin tarihinden sonraki dönemde davalı şirketi temsilini sağlayacak, usule uygun düzenlenmiş vekaletnamesinin bulunup bulunmadığının sorulmasını talep ettiği, sonraki aşamada Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen cevabın dosyaya intikal ettiği, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen 22.04.2022 tarihli ek kararla ... Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazı cevabına göre şirketin 02.10.2018 tarihinde tasfiye sonu terk işleminin yapıldığı, şirketin ticaret sicilden terkin edilmesi ile tüzel kişiliğinin sona ermesi nedeniyle vekalet ilişkisinin de sona ereceği, şirketin ihya edilmesi halinde bunun ticaret sicil kaydında görülmesinin gerektiğinden bahisle davacılar vekilinin talebinin reddine karar verildiği, başkaca bir işlem yapılmadan dosyanın İlk Derece mahkemesince Dairemiz'e gönderildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararının davalı şirket vekiline 24.01.2018 tarihinde tebliğ edildiği, Bu ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı ... dışındaki tüm tarafların istinaf kanun yoluna başvurdukları, davalı şirketin istinaf başvuru tarihinin ise 05.02.2018 tarihi olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi'nin 05.12.2019 tarihli kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verdiği, buna karşılık ilk derece mahkemesi kararının davalı şirket vekiline tebliği ve akabinde istinaf edilme tarihinden sonra ve fakat Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesinden önce 02.10.2018 tarihinde davalı ...İnş. Malz. Gıda Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticaret sicilinden terkin edildiği ve keyfiyetin 08.10.2018 tarih ve 9676 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı açık olduğuna göre Bölge Adliye Mahkemesi'nce taraf teşkili sağlanmaksızın yargılamaya devam edilerek karar tarihi itibariyle Ticaret Sicili'nden terkin edilmiş olmasından dolayı tüzel kişiliği bulunmayan davalı şirketin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce yapılacak iş, davacı tarafa davalı şirketi iş bu dava nedeniyle ihya etmesi için önel vermek, ihya davası açıldığı takdirde bu davanın sonucunu beklemek, tüzel kişiliğin yeniden ihyası halinde, taraf teşkili sağlanarak, sonucuna göre karar vermekten ibarettir.