İçtihatYargıtay4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2022/8646 · K. 2022/22585
- Esas No
- 2022/8646
- Karar No
- 2022/22585
- Karar Tarihi
- 15.11.2022
Karar Metni
4. Ceza Dairesi 2022/8646 E. , 2022/22585 K.
"İçtihat Metni"
KARAR
Hakaret suçundan meçhul şüpheli hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01/03/2021 tarihli ve 2021/17945 soruşturma, 2021/13180 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ... Sulh Ceza Hâkimliğinin 06/05/2021 tarihli ve 2021/2796 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 29/04/2022 gün ve 2022/42580 sayılı istem yazısıyla dava dosyasının kanun yararına bozulması talebiyle Dairemize gönderilmesi üzerine,
İstem yazısında; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Somut olayda müşteki vekilinin, ... rumuzlu ...kullanıcısı tarafından yapılan “bu dunyada herşey biter ama şerefsiz bitmez. #..." şeklindeki paylaşımı yaparak müvekkiline karşı hakaret suçunun işlendiğinden bahisle yaptığı şikâyet üzerine, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca ...isimli sosyal paylaşım sitesi ile ilgili olarak yapılan istinabe taleplerinin, sitenin faaliyet merkezinin bulunduğu Amerika Birleşik Devletleri adIî makamlarınca cevaplanmadığı, açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen şüpheli hakkında kovuşturma imkanı bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 15/03/2021 tarihli ve 2021/1361 esas, 2021/9218 karar sayılı ilâmında yer alan, "... müştekinin şikayeti üzerine başlatılan soruşturmada, söz konusu sosyal medya hesabı ile ilgili açık kaynak araştırması yaptırılması, şüphelilerin kimlik bilgilerinin kolluk marifeti ile tespitinin sağlanması, tespiti durumunda savunmalarının alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken etkin soruşturma yapılmadan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi... hukuka aykırı bulunduğundan kanun yararına bozma talebinin kabulüne..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde şüpheli hakkında, "Şüphelinin f...hesabında; asıl adının ... olduğu, ... Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Yönetimi ve ... Üniversitesi Malzeme Bilimleri ve Tedarik Zinciri Yönetimi bölümlerinden mezun olduğu, .../ ...nda ikamet ettiği, ... ilinde bulunan ... isimli hastanede çalıştığı ..." şeklinde kimliğini tespite yarayabilecek bilgilerin verilmiş olduğunun anlaşılması karşısında, bahse konu şikayet üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, şüpheli hakkında verilmiş olan bilgilere göre ilgili kurum ve kuruluşlarla yazışma yapılarak gerekli araştırma yapılmadan, Amerika Birleşik Devletleri adIî makamlarınca cevap verilmediğinden bahisle eksik soruşturmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
CMK'nın 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya haşlar.", 160/2. maddesinde "Cumhuriyet Savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için. emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'' 170. maddesinin 2. fıkrasında, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler. 172. maddesinin 1. fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir.
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen mahkeme, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
CMK'nın 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hakimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. CMK'nın 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnad edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkumiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdani kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir.
Her ne kadar ..., ..., ... gibi sosyal paylaşım siteleri üzerinden işlenen suçlar nedeniyle yapılan şikayetler üzerine başlatılan soruşturmalarda Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlükleriyle yapılan yazışmalar neticesinde dosyaya sunulan araştırma ve tespit raporlarından açık kaynaklar kullanılarak yapılan araştırmalarda şüphelilerin tespit edilemediği, Türkiye Cumhuriyet Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünün 10/07/2013 tarihli Uluslararası Ceza İstinabe ve Tebligat Konulu genelgesinin bazı devletlere yapılacak adli yardımlaşma taleplerinde dikkate alınması gereken hususlar üst başlığı altında Amerika Birleşik Devletleri ile yapılacak olan yazışmaları, istinabe ve tebligatları değişik suçlar açısından düzenlendiği, merkezi ABD'de yer aldığından ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... gibi yer sağlayıcı şirketlerce verilen kullanıcı hesapları veya servisler kullanılarak işlenen suçlarda IP veya trafik kayıtlarının teminine yönelik ceza istinabe taleplerinde ABD adli makamları yetkili olduğu vurgulanmakta, talep konusu suç, anılan firmaların başka bir ülkede yer alan şubesi, temsilciliği veya reklam işlemi idare etmek için kurulmuş yan kuruluşu üzerinden işlenmiş olsa dahi IP kayıtları veya trafik kayıtlarının yalnızca firmanın merkezi tarafından verilebileceğinin belirtildiği, bu nedenle adı geçen yer sağlayıcı şirketçe verilen kullanıcı hesapları veya servisleri kullanarak işlenen suçlarda erişim sağladıkları IP adres kayıtları, yurt dışı kaynaklı sunucularda tutulduğundan şüphelilerin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespitinin mümkün olmadığı,adı geçen sosyal medya platformuna ait şirketin yabancı kanunlara tabi olmasından ötürü kullanıcıları hakkında bilgi vermediği hususunun birçok nevi soruşturmadan anlaşıldığı, bu minvalde yeni delillere ulaşmanın teknik ve hukuki bakımından imkanının bulunmadığI, gerekçeleriyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişse de, soruşturma dosyası kapsamında yeterli ve etkili soruşturma işlemi yapılmadan bu karar verilmiştir. CMK'nın 172/1. maddesindeki, kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinin somut olayda mevcut olmadığı, dolayısıyla şüphelinin tespitine yönelik olarak gerekli tüm soruşturma işlemleri yapıldıktan sonra, şüphelinin tespiti halinde iddianame düzenlenmesi, tespit edilemediği takdirde ise daimi arama kararı alınarak dava zamanaşımınca soruşturmaya devam edilmesi gerektiği anlaşılmakla, merciince itirazın kabulüne karar verilmesi yerine reddedilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- ... Sulh Ceza Hâkimliğinin 06/05/2021 tarihli ve 2021/2796 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- CMK’nın 309. maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 15/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.