İçtihatYargıtay12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2022/8798 · K. 2023/2647
- Esas No
- 2022/8798
- Karar No
- 2023/2647
- Karar Tarihi
- 13.04.2023
Karar Metni
12. Hukuk Dairesi 2022/8798 E. , 2023/2647 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki borca itiraz ve şikayete ilişkin uyuşmazlıktan dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince; istemin kabulü ile şikayetçi borçlu hakkındaki takibin durdurulmasına, koşulları oluşmadığından tarafların tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu ve alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ŞİKAYET
Borçlu icra mahkemesine başvurusunda; takip konusu çekin de içinde olduğu borçlu şirkete ait çeklerin çalındığını ve buna ilişkin savcılık soruşturmasının devam ettiğini, Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen çek ziyaı ve iptali davasında ödeme yasağı kararı verilmesi nedeniyle alacaklının meşru hamil olmadığını, çekte bulunan ciranta imzasının ve kaşenin borçluya ait olmadığını, alacaklıya borcu da bulunmadığını, çek aslı sunulmadan takip başlatıldığını ileri sürerek takibin iptali ile alacaklı aleyhine en az %20 oranında tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; aynı imza ve kaşenin bulunduğu çeklerin daha önceden borçlu tarafından ödenmiş olması nedeniyle geriye dönük olarak ödenen çek ve senet asıllarının istenilmesi suretiyle imza incelemesi yapılması gerektiğini, ödeme yasağı kararının iyi niyetli yetkili hamil olan alacaklıya karşı ileri sürülemeyeceğini belirterek, şikayetin reddi ile borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; mahkemece alınan bilirkişi raporunda, takip dayanağı belgedeki şikayete konu ciro imzasının kaşe ile oluşturulduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, istemin kabulüne ve borçlu hakkındaki takibin durdurulmasına, koşulları oluşmadığından tarafların tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı istinaf dilekçesinde; borçlu şirketin tüm ticari işlemlerinde ve çek keşidelerinde kaşe imza kullandığını, bankalara sorulmak suretiyle bu hususun teyit edileceğini, başka bir takip dosyasında yapılan itiraz üzerine alınan raporda , o takip dosyasına konu çekteki imzanın borçlu şirket yetkilisine ait olduğunun belirlendiğini ve söz konusu çekin iş bu uyuşmazlık konusu çekle birebir aynı ciro silsilesine sahip olması nedeniyle istemin reddi gerektiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; TTK'nın 776/1-g ve TBK'nın 15. maddeleri gereğince senetteki imzanın el yazısı ile atılması gerektiği, mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre takip konusu çekteki imzanın ıslak imza olmadığının tespit edilmesi nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu belirtilerek, alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu ve alacaklı temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlu temyiz dilekçesinde; alacaklı aleyhine takip konusu alacağın en az %20'si oranında tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Alacaklı temyiz dilekçesinde; istinaf başvurusunda ileri sürdüğü hususları tekrar etmekle birlikte, borçlu şirketin işlemlerinde kaşe imza kullandığı hususunun tespiti maksadıyla bankalara müzekkere yazılmadan sonuca gidilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; çeke dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız icra takibinde borca itiraz ve şikayete ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK md. 169., 170/a., 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md. 756, 818/1-r,
3. Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararında, TTK'nın 776/1-g maddesinde yer alan düzenleme hükme esas alınmış ise de; şikayete konu takip dayanağının çek olmasının yanısıra ihtilaf konusu imzanın keşideci imzası olmayıp lehtarın ciro imzası olması nedeniyle söz konusu maddenin somut uyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmadığı anlaşılmakla birlikte, TTK'nın 818/1-r maddesinin yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken aynı Kanun'un 756. maddesinde yer alan, " poliçe üzerindeki beyanların el ile imza edilmesi gerekir. El ile atılan imza yerine, mekanik herhangi bir araç veya elle yapılan veya onaylanmış bir işaret veya resmî bir şahadetname kullanılamaz." hükmü düzenlemesi uyarınca, şikayete konu lehtar ciranta imzasının kaşe ile oluşturulduğunun tespiti karşısında, bu imzanın hükümsüz olduğu anlaşıldığından ve böylece ilk cironun lehtara ait olmaması nedeniyle ciro silsilesinde kopukluk bulunduğundan, alacaklının takip konusu çek yönünden yetkili hamil olmadığının kabulü ile İİK'nın 170/a maddesi gereğince takibin iptali yönünde hüküm tesisi gerekirken İlk Derece Mahkemesince takibin durdurulmasına hükmedilmesi isabetsiz ise de; borçlunun temyiz dilekçesi içeriğine göre bu hususun bozma nedeni yapılmamasına ve şikayette tazminat düzenlemesi bulunmadığından borçlunun tazminata münhasır temyizinin yerinde olmadığının anlaşılmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre borçlu ile alacaklının yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90'ar TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.