IV. GEREKÇE
Terör örgütünün propagandasını yapmak suçunu düzenleyen 3713 sayılı Kanunun mer’i 7/2 nci maddesi şöyledir:
“(Değişik ikinci fıkra: 11.4.2013-6459/8 md.) Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. Ayrıca, basın ve yayın organlarının suçun işlenmesine iştirak etmemiş olan yayın sorumluları hakkında da bin günden beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur. (Ek cümle:17.10.2019-7188/13 md.) Haber verme sınırlarını aşmayan veya eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. Aşağıdaki fiil ve davranışlar da bu fıkra hükümlerine göre cezalandırılır:
a) (Mülga: 27.3.2015-6638/10 md.)
b) Toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında gerçekleşmese dahi, terör örgütünün üyesi veya destekçisi olduğunu belli edecek şekilde;
1. Örgüte ait amblem, resim veya işaretlerin asılması ya da taşınması,
2. Slogan atılması,
3. Ses cihazları ile yayın yapılması,
4. Terör örgütüne ait amblem, resim veya işaretlerin üzerinde bulunduğu üniformanın giyilmesi.”
…….
Tarihi seyir içinde Kanun'un 12.4.1991 tarihinde yürürlüğü giren ilk hâlinde, 7 nci maddesinin ikinci fıkrası “örgüt mensuplarına yardım eden ve örgütle ilgili propaganda yapanlar” hakkında 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve ağır para cezası öngörülmüşken, 19.2.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4744 sayılı Kanunla, ceza miktarları aynı şekilde muhafaza edilerek örgüt propagandası yapma suçunun unsurları değiştirilmiş ve propagandanın suç olması için “terör yöntemlerine başvurmaya özendirecek şekilde” yapılması şart koşulmuştur.
Madde gerekçesinde, her propagandanın değil, sadece terör yöntemlerine başvurmaya özendirecek propagandaların suç olmasının öngörüldüğü ve düşünce özgürlüğü sınırlarının genişletilerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bu alanda aradığı kriterlere uygun bir düzenleme getirildiği belirtilmiştir.
Aynı maddede, 07.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4963 sayılı Kanunla yeniden değişiklik yapılarak propagandanın, “şiddet veya diğer terör yöntemlerine başvurmayı teşvik edecek şekilde” yapılması halinde suç olacağı kabul edilmiştir.
Madde gerekçesinde, örgütle ilgili olsun veya olmasın şiddet veya diğer terör yöntemlerine başvurmayı teşvik edecek şekilde propaganda yapanların cezalandırılmasının öngörüldüğü ifade edilmiştir.
18.07.2006 tarihinde yürürlüğü giren 5532 sayılı Kanunla, anılan maddeden “yardım eden” ibaresi çıkarılmış, bir tanımlama yapılmamakla birlikte “terör örgütünün propagandasını yapma" suç olarak düzenlenmiş, suçun basın yayın yoluyla işlenmesi hâlinde cezanın yarı oranında artırılacağına ve yayın sorumlularına da adlî para cezası verileceğine dair hükümler ilk defa bu değişiklikle maddeye eklenmiştir.
Maddede 11.04.2013 tarih ve 6459 sayılı Kanunla suçun unsurları açısından en ciddi değişikliğe gidilmiştir. Buna göre ancak; “Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapma” durumunda fiil suç teşkil edecektir. Böylece düzenleme, AİHM’in bu konudaki kriterine uygun hale getirilerek son halini almıştır.
Bilahare 27.03.2015 tarih 6638 sayılı Kanun'un 10 maddesi ile, 7 nci maddenin 2 nci fıkrasının son cümlesinin “a” bendi yürürlükten kaldırılmış, maddeye 3 üncü fıkra eklenmiştir.
Nihayet 17.10.2019 tarih, 7188 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile de 7 nci maddenin 2 nci fıkrasının son cümlesinden önce gelmek üzere “Haber verme sınırlarını aşmayan veya eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.” cümlesi eklenmiştir. Görüldüğü gibi, safahatta yapılan her değişikliğin ifade ve basın özgürlüğü lehine geliştiği çok açıktır.
TDK’ya göre propaganda; “bir öğreti, düşünce veya inancı başkalarına tanıtmak, benimsetmek ve yaymak amacıyla söz, yazı vb. yollarla gerçekleştirilen çalışma, yaymaca” anlamına gelmektedir.
TMK 7/2, 1 inci cümlede yer alan düzenlemeye göre tipiklik açısından suçun oluşabilmesi için:
1) “Propaganda” niteliğinde bir fiilin işlenmesi,
2) Yapılan propagandanın;
• Terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek şekilde veya
• Terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini övecek şekilde veya
• Terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerine başvurmayı teşvik edecek şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Örgüt mensupları tarafından işlenmesine karar verilen herhangi bir suça iştirak etmemek koşuluyla; Örgüte yardım, terör örgütün hareketlerini kolaylaştıran, yaşantısını sürdürmeye yarayan, konusu suç oluşturmayan her türlü eylemlerdir. Esasen terör örgütün propagandası da yardımın özel bir şeklidir. TCK'nun 220/7 maddesi ile 3713 sayılı TMK'nın 7/2 nci maddesi benzerlik arz etmektedir. Ancak, propaganda yasa da ayrıca suç olarak düzenlendiğinden yani özel norm niteliğinde bulunduğundan öncelikle uygulanma ilkesi doğrultusunda yardım yerine propaganda hükümleri uygulanacaktır. Yerleşik uygulamaya göre; maddi nitelik taşıyan fiiller örgüte yardım suçundan, manevi niteliktekiler ise propaganda suçundan cezalandırılacaktır. ( CGK, 3.3.2009 tarih, E.2008/9-184, K.2009/43) Propaganda veya yardımın hangi terör örgütü lehine olduğunun anlaşılır nitelikte olması zorunludur.
Bu kapsamda somut olay irdelendiğinde; sanık ...'in İlçe Başkanı olduğu ve fiilen eş başkan olarak görev yaptığı HDP Kadıköy ilçe teşkilatında yapılan aramada örgüt liderine ve ölen bir kısım örgüt mensuplarına ait fotoğrafların çerçeveletilerek duvarlara asılmış olduğunun tespit edildiği, örgüt liderini ve ölen örgüt mensuplarını kahramanlaştıran, ölen örgüt mensuplarını şehit mertebesinde gösteren ifadelerin, terör örgütleri PKK/KCK ve YPG/YPJ'nin renklerinin ve sembollerinin yer aldığı resimlerin partinin ilçe teşkilatına gelen herkes tarafından görülebilecek şekilde duvarlarda yer aldığı, PKK/KCK terör örgütünün dağ kadrosunda olduğu değerlendirilen çok sayıda mensubunun silahlı olarak ve içtima vaziyetinde toplandıkları fotoğraf ile Fransa ülkesinde uğradıkları silahlı saldırı sonucunda öldürülen örgüt mensupları ..., ... ve ...’ın resimlerinin, YPG/YPJ saflarında savaşırken Kobani'de ölen Paramaz Kızılbaş (Kod) ...'nın YPG sembolü üzerine basılmış resminin yer aldığı çerçevenin açık şekilde sergilendiği, örgüt mensupları hakkında "Şehitlerimiz Ölümsüzdür" şeklinde ifadeler kullanıldığı, ölen örgüt mensuplarının resimlerinin bulunduğu çok sayıda anahtarlık ve rozetlerin parti binasında ele geçirildiği, toplamda 40 adet üzerinde örgüt lideri ... Öcalan'ın resimleri bulunan bez flamalar, tahta çıtalı döviz, duvarda asılı çerçeve üzerinde çok sayıda örgüt mensubunun birlikte halay çektiğine ilişkin gazete küpürü, ... Öcalan'ın kollarında 2 adet güvercin bulunan "Barışa Tecrit Uygulanamaz-HDP Gençlik Meclisleri" yazılı el bildirisi, örgüt mensubu olduğu düşünülen bayan şahısların fotoğraflarının yer aldığı po..macına hizmet edecek şekilde örgüte yardım etme suçunu oluşturup oluşturmayacağının karar yerinde tartışılması gerekirken sanığın terör örgütü propagandası yapmak suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
Nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.