İçtihatYargıtay4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2022/9228 · K. 2025/6507
- Esas No
- 2022/9228
- Karar No
- 2025/6507
- Karar Tarihi
- 10.04.2025
Karar Metni
4. Ceza Dairesi 2022/9228 E. , 2025/6507 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/548 E., 2020/1126 K.
SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince Cumhurbaşkanına hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, sözlerinin siyasi eleştiri ve düşünce açıklama niteliğinde olması nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, aşağıda belirtilenler dışında başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin Cumhurbaşkanına hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Sanığın, suça konu edilen 19.02.2018 tarihili paylaşımındaki sözlerinin katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması, sözlerin demokratik toplumun temel esaslarından hoşgörü kapsamında değerlendirilecek siyasi eleştiri niteliğinde kalması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığının anlaşılması karşısında, yerinde olmayan gerekçeyle sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılması,
Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi nedeniyle zincirleme suç hükümleri uygulanırken ilgili kanun maddesinin doğrudan 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi olarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dair ilgili kanun maddesinin kararda gösterilmemesi ve cezasının infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmemesi,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Bafra 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.04.2025 tarihinde karar verildi.