Yargıtay 3. Ceza Dairesi · E. 2022/9351 · K. 2025/11701
3. Ceza Dairesi 2022/9351 E. , 2025/11701 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ :Tekirdağ 3. Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ :Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1 ,TCK 62/1, 53/1, 2, 3, 58/9, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-T.C. Anayasa'sının 141/2, Avrupa İnsan Hakları sözleşmesinin 6/1, 5271 sayılı CMK'nın 34/1 ve 230/1-b-c maddeleri gereğince mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısını ve kamuoyunu inandıracak şekilde olması, Yargıtayın tutarlılık denetimini yapabilmesi için kararın dayandığı tüm verilerin, bu verilerle mahkeme tarafından ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, bu suretle dava konusu eylemin sübut bulup bulmadığı, sabit oluşmuş ise kanunda suç olarak tanımlanıp tanımlanmadığı hususlarında mahkeme kabulünün duraksamaya yol açmayacak biçimde karar yerinde gösterilmesi gerekir. Gerekçede hükmün dayanakları akla hukuka ve dosyadaki bilgi ve belgelere uygun olarak açıklanmalı, yasal ve yeterli olmalı, tarafları tatmin etmeli, yasanın amacına uygun düşmeli, uygulamada keyfiliği önlemeli ve bu şekilde denetim yapılmasına olanak sağlamalıdır. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanık yönünden; suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın bireyselleştirilmesi bağlamında, yukarıda yer verilen ilkeler doğrultusunda özgün, ilgili ve yeterli gerekçelerin karar yerinde gösterilmesi gerekirken esasa müessir delillerin hiç bir biçimde değerlendirmeye alınmaması neticesinde teşevvüşle malül yetersiz gerekçeyle hüküm kurularak Anayasanın 141, CMK'nın 34 ve 230. maddelerine muhalefet edilmesi, 2-Temyiz aşamasında dosyaya gelen F.O.'nun adına kayıtlı ve ardışık arandığı iddia olunan hattı çıkarttıktan sonra hiç kullanmadan sanığa verdiğini beyan etmesi karşısında; UYAP veri havuzundan yeniden araştırma yapılıp sanık hakkında başkaca bir itirafçı beyanı olup olmadığının araştırılması, saptanması halinde ifadelerinin dosya içerisine getirtilmesi, bu beyanlar ile dosyaya sonradan gelen F.O beyanının CMK 217. maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik araştırma ile hüküm kurulması, Kabul ve uygulamaya göre de; Soruşturma aşamasından itibaren kişisel faaliyetleri ile ilgili bir takım bilgiler veren sanık hakkında TCK'nın 221/4-2 cümlesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması; Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın Tekirdağ 3. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.