İçtihatYargıtay3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi · E. 2022/9362 · K. 2024/12275
- Esas No
- 2022/9362
- Karar No
- 2024/12275
- Karar Tarihi
- 22.10.2024
Karar Metni
3. Ceza Dairesi 2022/9362 E. , 2024/12275 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/967 E., 2020/612 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tekirdağ 3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.05.2019 tarihli ve 2018/90 Esas, 2019/220 Kararı sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.07.2020 tarihli ve 2019/967 Esas, 2020/612 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.02.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Teşdiden cezalandırmanın usulen hatalı olduğuna,
3.Sanığın konutunda bulunan fotoğrafın delil ve ispat ve değeri olmadığına,
4.Tayin döneminde tebrik, haber verme, hayırlı olsun deme vb. nedenlerle sanık tarafından yazılmış bir not kağıdının bir delil değeri olmadığına,
5.Ardışık aranmaların kim tarafından yapıldığı ve içeriği ile ilgili somut bir delil olmadığına, mahkemenin bu kabulü ve dayanak mahkumiyetinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
6.Tanık ...'un beyanlarında sanık için sadece örgüte engel teşkil etmeyen olarak belirtildiğine sanık hakkında kodlamadan bahsedilmediğine,
7. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1-Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan tanık ...'un doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; tanığın talimat mahkemesinde dinlenilmesi ile yetinilerek CMK’nın 181/1 ve 210 uncu maddelerine muhalefet edilmesi kanuna aykırı olduğundan, anılan şahsın açıklanan usule uygun olarak dinlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. C.D 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 Esas, 2019/6842 sayılı ilamında açıklandığı üzere;
Asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı", hususu nazara alınarak somut olay değerlendirildiğinde;
Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nda yüzbaşı olarak görev yapan; ankesörlü hatlardan ardışık ve tekil olarak aranan sanığın eylemlerinin belirlenebilmesi bakımından; emniyet kayıtlarının yanı sıra BTK’dan alınan baz istasyonunu gösterir HTS kayıtlarının, “0” saniyeli çağrılar da dahil olmak üzere getirilerek üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda "gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı" hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun tanzim edilmesi, ayrıca sanığın, görev yaptığı yerlerin tespiti ile ilgili birimlere yazı yazılmak suretiyle, görev yaptığı yerler itibariyle sanık hakkında ankesör veya sabit hatlardan periyodik ya da ardışık aramasının olduğuna yönelik herhangi bir kayıt, soruşturma veya kovuşturmanın olup olmadığının saptanması, varsa buna ilişkin bilgi ve belgelerin getirtilmesi, ayrıca sanığın görev yapmış olduğu yere bildirdiği cep telefonu haricinde operasyonel hat kullanıp kullanmadığının tespiti açısından ÖSYM, hesaplarının bulunduğu banka, elektrik ve su idaresi gibi kurumlara bildirmiş olduğu başkaca cep telefonu hattı bulunup bulunmadığı sorularak, söz konusu operasyonel hat kullanımının tespiti halinde bu hatta ilişkin varsa sabit/ankesörlü hatlardan irtibat kurma yöntemine ilişkin emniyet birimlerince düzenlenen kişiselleştirilmiş ayrıntılı analiz raporlarının temin edilmesi, bununla birlikte Emniyet kayıtlarının yanı sıra BTK'dan alınan baz istasyonunu gösterir HTS kayıtlarının "0" saniyeli çağrılar da dahil olmak üzere getirilerek buna ilişkin analiz raporlarının istenilmesi ile sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen şahıslarla ilgili herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı belirlendikten sonra sanığın ardışık olarak arandığı tespit edilen kişilerin tanık olarak mahkeme tarafında beyanlarının alınması, sanık ile ilgili herhangi bir beyanının olup olmadığının tespiti ile hükümden sonra dosyaya gelen başka dosya şüphelisi ... isimli şahsın beyanlarının CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafıine okunup gerektiğinde adı geçen şahsın mahkeme huzurunda tanık olarak dinlenmesi sağlandıktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması
3-Kabul ve uygulamaya göre de;
Anayasa'nın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK'nın 61/1 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3/1 inci maddesi uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı gözetilmeden, TCK'nın 61/3 üncü maddesine aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.07.2020 tarihli ve 2019/967 Esas, 2020/612 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Tekirdağ 3. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2024 tarihinde karar verildi.