IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, yetki ve husumete ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığı, olumlu olumsuz bir karar verilmediği, eksik inceleme ile karar verildiği, davacı kadının babasının hayatta olduğu ve ölüme bağlı bir tasarrufla kadına intikal eden bir paranın olmadığı, banka kayıtlarında geçen taşınmazın taraflar evlendiğinde yapılmaya başlandığı, davacı ve davalının da maddî katkı sağladığı, miras payı olan kişisel malın söz konusu olmadığı, kardeşi tarafından kadına gönderilen paranın kadının kişisel malı olmadığı, bilirkişi raporuna itirazların İlk Derece Mahkemesi tarafından dikkate alınmadığı, geçerli mazeretleri olmasına rağmen mazeretin kabul edilmediği, sözlü yargılama için süre verilmeden karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek; hükmün tamamı yönünden istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı kadın vekilinin hazır bulunduğu, davalı erkek vekilinin ise mazeret bildirdiği 03.06.2021 tarihli celsede;"...1- Davalı ... vekilinin mazeretinin kabulü ile duruşma gün ve saatinin UYAP sistemin üzerinden öğrenilmesine, 2-Bir sonraki duruşmaya geçerli bir mazereti olmaksızın gelmemeleri veya taraflardan birinin gelmesi ve yargılamaya devam etmek istemesi durumunda gelmeyen tarafın yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemeyeceği ve tahkikatın sona ermesi halinde bu duruşmada sözlü yargılama aşamasına geçileceğinin, sözlü yargılama için duruşmanın ertelenmesi halinde taraflara ayrıca davetiye gönderilmeyeceğinin ve HMK 150 madde hükmü saklı kalmak kaydıyla yokluklarında hüküm verileceğinin taraflara ihtarına ( hazır olan taraflara ihtar edildi ) ( hazır olmayan taraflara ihtarat içeren tebligat gönderilmesine..." şeklinde karar tesis edildiği, 03.06.2021 tarihli duruşma tutanağı 08.06.2021 tarihinde davalı erkek vekili Av. ...'a usulen tebliğ edildiği, 22.06.2021 tarihli duruşmada ise davalı erkek vekilinin yeniden mazeret bildirdiği ve duruşmanın ertelenmesini talep ettiği, dosyanın karar aşamasında olduğu, davacı kadın vekilinin de dosyasının geldiği aşama itibariyle mazeretin dikkate alınmamasını talep ettiği gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince mazeretin reddi ile tahkikatın bitirilip sözlü yargılamaya geçilmesi ve hükmün açıklanmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu talep, davacı tarafından davalı aleyhine Çorlu 1. Aile Mahkemesi'nde açılan boşanma davası sırasında katılma alacağı olarak ileri sürülmüş ise de, Aile Mahkemesince "...söz konusu alacağın kişisel malın tazmi- ni.."ne ilişkin olduğu değerlendirildiği ve tefrik kararı verilerek dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği, akabinde Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesince de, "...dava konusu talebin eşe ait kişisel malın iadesi ve görevli mahkemenin Aile Mahkemesi olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, olumsuz görev uyuşmazlığı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nce yapılan inceleme sonucu; "...somut olayda davacının babası tarafından miras payına karşılık olarak verilen parayı davalı eşinin hesabına gönderdiği iddiasıyla açılan davada Asliye Hukuk Mahkeme- si'nin görevli olduğu..." gerekçesiyle Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin yarı yeri olarak belirlendiği, dosyanın incelenmesinde, davacının ağabeyi ... tarafından 16.12.2016 tarihinde ...'ya "... ... 1 parsel 38 BB Satış Bedeli ve 37 BB Feragat..." açıklaması ile 265.665,00 TL tutarında para gönderildiği, bundan sonra davacının davalı hesabına toplam 12 ayrı EFT işlemi ile 259.000,00 TL tutarında para gönderdiği, dava konusunun ise davacı tarafından davalıya gönderilen 259.000,00 TL tutarındaki para olduğu ve davacı kadının aktif husumet ehliyeti olduğu, davalı erkek vekili tarafından aile mahkemesi ve asliye hukuk mahkemesindeki yargılamaya dair safahatlarda yetki itirazında bulunmadığı, 6100 sayılı Kanun'un 357 inci maddesi gereğince istinaf aşamasında ileri sürülen yetki itirazının dinlenme imkanı bulunmadığı, kaldı ki, yasal süre içinde yetki itirazında bulunulduğu kabul edilse bile; dava konusu alacak bir miktar para borcuna ilişkin olduğu ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 89 uncu maddesi gereğince davacının ikametgahının bulunduğu yerdeki Çorlu Mahkemelerinin yetkili olduğu, uyuşmazlık konusunun, karı-koca arasındaki para transferine ilişkin olduğu ve 6100 sayılı Kanun'un 203 üncü maddesi gereğince tanık deliline başvurulmasının mümkün olduğu, dava konusu para transferine konu taşınmazın davacı ve davalının evlilik birliği içinde, ortak aile bütçelerinden yapılan katkılarla inşa olunduğu yönündeki savunmanın ispatına yarar delil sunulmadığı, dava konusu taşınmazın miras payı karşılığı olmadığı yönündeki savunmaya gelince ise dava konusu paranın, davacının babasının iradesi ve isteği dahilinde, miras payına karşılık davacıya gönderildiği, bunun için mutlak surette miras bırakanın vefatının şart olmadığı, sağlararası kazandırmaların da yapılabileceği, davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazları yönünden yapılan incelemede ise İlk Derece Mahkemesi tarafından para transferlerine ilişkin banka kayıtlarının celp edildiği, mali bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucu davacının abisi tarafından miras taksimi gereğince davacıya gönderilen 265.665,00 TL'lik paranın 259.000,00 TL'lık kısmını davalının hesabına aktarıldığının tespit edildiği, raporun dosya içeriğine ve yargısal denetime uygun olduğu, davacı tarafça dava dilekçesinde 10.000,00 TL ile sınırlandırılan alacak talebinin ıslah dilekçesiyle 259.000,00 TL'ye çıkarıldığı ve harcının da ikmal edildiği, yapılan açıklamalar kapsamında davalı erkek vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.