İçtihatYargıtay4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2022/9556 · K. 2025/5149
- Esas No
- 2022/9556
- Karar No
- 2025/5149
- Karar Tarihi
- 27.03.2025
Karar Metni
4. Hukuk Dairesi 2022/9556 E. , 2025/5149 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/827 Esas - 2022/413 Karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/452 Esas - 2019/593 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin.... Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğinde fahri imam olarak görev yaptığını, icra etmekte olduğu görevden dolayı yapmış olduğu konuşmaların sosyal paylaşım sitelerinde yayınlandığını, bu konuşmalardan kesitler alınmak suretiyle davalının yayın sahibi olduğu Akit Tv adlı televizyon kanalında 17.07.2018 tarihinde hukuka aykırı yayın yapıldığını, bu yayının 18.08.2018 tarihinde www.akittv.com.tr adresinde de yayınlandığını, yayında sarf edilen söz ve ifadelerle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek 600.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yayının davacının kendi konuşmalarından yola çıkılarak eleştiri niteliğinde yapıldığını, video haberin görünür gerçeğe uygun olduğunu, topluma yön verme iddiasında bulunan davacının eleştirilere daha fazla katlanması gerektiğini, kamuoyunu bilgilendirmek için dava konusu haberin yapıldığını, haberin basın özgürlüğü sınırları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber talep edilen manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu haberin kamuoyunu bilgilendirmeye yönelik olduğu, davacının dava dışı habere konu olan hakkındaki beyanlarından yola çıkılarak görünür gerçeğe uygun şekilde yayın yapıldığı, öz ile biçim arasındaki dengenin aşılmadığı, davacının kendi iddiasına göre birçok insana dini önderlik yapmaya çalıştığı değerlendirildiğinde kendisine alenen destek verdiği habere konu kişinin suç örgütü lideri olarak tutuklanması neticesinde bu haberin yapılmasının olağan kabul edilmesi gerektiği, davacının kişilik haklarına bir saldırı olmadığı, yayınların hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; habere konu, davacının kendisine ait olduğunu inkar etmediği video kayıtlarında suç örgütü kurmak ve yönetmek suçundan hakkında kamu davası derdest olan dava dışı kişi hakkında övgü dolu sözler beyan ettiği, bu hali ile yayının görünür gerçekliğe uygun olduğu, öz ile biçim dengesinin aşılmadığı, haberin bu hali ile hukuka uygunluk unsurlarını taşıdığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu haberde müvekkilinin suç örgütünün bir kolu olarak nitelendirildiğini, yayının gerçek dışı ve hukuka aykırı olduğunu, suç isnadı içerdiğini, müvekkilinin henüz suç örgütü lideri olduğunu bilmediği bir dönemde habere konu kişi hakkında olumlu beyanda bulunmasının olağan kabul edilmesi gerektiğini, haberde basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; Akit Tv televizyon kanalında 17.07.2018 tarihinde yapılan yayın ile tekrarı niteliğinde olan 18.08.2018 tarihinde www.akittv.com.tr isimli internet sitesinde yapılan haberde sarf edilen söz ve ifadeler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; dava konusu yayının görünür gerçeğe uygun ve güncel olduğunun, toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığının, habere yönelik toplumsal ilginin bulunduğunun, özle biçim arasındaki dengenin korunduğunun; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğunun, o anda var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulamayacağının, haberlerin ifade özgürlüğü kapsamında kaldığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 22 Nisan 2013 tarihli ve 48876/08 başvuru numaralı kararında “İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, 10. maddenin 2. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan “bilgi” ya da “düşünceler” için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların, “demokratik toplumun” onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, 10. maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların her halde dar yorumlanması gerektiğini ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğinin...” ifade edildiğinin, yayında geçen söz ve ifadelerin, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.