İçtihatYargıtay1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2022/9595 · K. 2022/9276
- Esas No
- 2022/9595
- Karar No
- 2022/9276
- Karar Tarihi
- 24.11.2022
Karar Metni
1. Ceza Dairesi 2022/9595 E. , 2022/9276 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜMLER : 1) İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.07.2020 tarih, 2019/241 Esas, 2020/166 Karar sayılı, sanığın maktul ...'yi olası kastla öldürme suçundan TCK'nin 81/1, 21/2, 62, 53, 54, 63 maddeleri uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezasına mahkumiyetine karar verildiği,
2) Hükmün sanık müdafii ve katılanlar müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 19.02.2021 tarih, 2020/1692 Esas, 2021/238 Karar sayılı, istinaf başvurularının esastan reddine hükmedildiği,
3) İstinaf kararı üzerine hükmün sanık müdafii ve katılanlar müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 23.12.2021 tarih, 2021/8218 Esas, 2021/15262 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilerek ilk derece mahkemesine gönderilmekle,
4) Bozma üzerine verilen İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.04.2022 tarih, 2022/34 Esas, 2022/185 Karar sayılı, sanığın maktul ...'yi kasten öldürme suçundan TCK'nin 81/1, 62, 53/1 maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezasına mahkumiyetine dair karar.
TÜRK MİLLETİ ADINA
İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.04.2022 tarih, 2022/34 Esas, 2022/185 Karar sayılı bozma üzerine verdiği kararının sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından CMK'nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık müdafii ve katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme istemlerinin 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 299. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin dosya üzerinden yapılması uygun görülmekle;
Sanık hakkında kurulan hükmün 5271 sayılı CMK'nin 307/3. maddesi gereğince temyize tabi olduğu anlaşılarak yapılan incelemede;
İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.04.2022 tarih, 2022/34 Esas, 2022/185 Karar sayılı Yargıtay bozması üzerine verilen yeni kararında isabetsizlik görülmemiş olduğundan; katılanlar vekilinin takdiri indirim yapılmaması gerektiğine, sanık müdafinin; suç vasfına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK’nin 302/1. maddesi gereğince isteme uygun olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, hükmolunan cezanın miktarı ve tutuklulukta geçen süre göz önüne alındığında, sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 304/1. maddesi gereğince “İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.11.2022 gününde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Maktül ...’in müşteki ... ile düğün yapmak maksadıyla Almanya’dan geldiği, arkadaşı olan sanık ... ile olaydan bir gün önce mesaj atarak beraberinde alkol getirdiğini belirterek, sanık ile buluşmaya karar verdikleri, maktül ile ağabeyi ... ve yanlarında diğer müşteki ... olduğu halde olay günü akşam buluştukları, sanık ...’ın kendisine ait olan
kafeye gittikleri, burada ... ... hariç alkol aldıkları, yemeğine kağıt oyunu oynadıkları, müşteki ...’in oyunu kaybetmesi üzerine, durumu olmaması nedeniyle yemek ısmarlayamayacağını söylediği, bunun üzerine sanığın, kafenin mutfak bölümünden temin ettiği silahı alıp, maktül ve diğerlerinin yanına gelerek, müşteki ...’e hitaben ‘’nasıl yemek ısmarlamazsın’’ diyerek, elindeki silahın ağzına 3-4 defa mermi sürerek tehditvari davranışlarda bulunduğu, maktül ...’nin, müşteki ... ...’a kendilerinin alkol almasına rağmen neden alkol almadığını sorması üzerine, müşteki ... ...’ın alkol almayacağını söylemesi üzerine, sanık ...’ın bu kez silahı müşteki ... ...’ın boynuna dayayarak ‘’içmezsen sıkarım, nasıl içmiyorsun sen, silah boş, şarjör yok, korkma’’ şeklinde sözler söylediği, maktül ...’nin daraldığını söyleyerek kalkalım demesi üzerine hep birlikte dışarı çıkarken, sanığın beline tabanca koyduğunu gören maktülün sanığa tatsızlık çıkmasını istemediğini, silahı getirmemesini söylemesine rağmen sanığın silahı bırakmadığı,
Hep birlikte bir börekçiye giderek börek yedikleri, kalktıkları sırada müştekiler ... ve ... ...’ın hesap ödemeye çalıştıkları sırada, sanığın hesap öderseniz silahı çıkarıp cam ve çerçeveyi indireceğini söylemesi üzerine, müştekilerin sanığın alkollü olması nedeniyle ses çıkarmayarak, yarın hesabı ödeyeceklerini belirterek börekçiden ayrılarak, ikametlerine doğru gittikleri,
Müştekiler ... ve ... ...’ın önden birlikte yürürken, arkasından maktül ve sanığın birlikte yürüdükleri, sanık ...’ın ikametinin önüne geldikleri, müştekiler ... ve ... ...’ın binanın önünde durdukları, maktül ile sanığın yaklaşık 2 metre uzakta iki aracın arasında bulundukları sırada, sanığın belinden çıkardığı tabancanın ağzına havaya ateş etmek için mermi sürdüğü, bu esnada mavi ışık saçan motosikletli bir zabıtanın geçtiği, sanığın bu aracın polis olduğunu zannederek silahı, aralarında bulunduğu aracın bir tanesinin bagajının üst kısmana koyduğu, geçen aracın polis değil zabıta olduğunu anlayınca, maktülün silahın konduğu bagajın üzerinden alarak, namlusu kendine dönük vaziyette sanığa doğru uzatarak verdiği, sanığın silahı aldıktan sonra alkollü olması nedeniyle silahın ateş alması üzerine, merminin maktülün sol alt çenesinin altından girerek sağ kulak alt tarafından çıkarak onu yaraladığı, sonrasında hastaneye kaldırıldığı ve maktülün öldüğü olayda;
Yargıtay Kararlarına bakıldığında ‘’Kast, olası kast, bilinçli taksir ve taksir arasındaki ilişkiyi kısaca özetlemek gerekirse; gerçekleşmesi muhakkak görünen neticenin failce bilinmesi ve istenmesi halinde doğrudan kast, öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesine kayıtsız kalınması durumunda olası kast, öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesinin istenmemesine rağmen neticenin meydana gelmesinin engellenemediği ahvalde bilinçli taksir, öngörülebilir neticenin özen yükümlülüğüne aykırı hareket edilmiş olması nedeniyle öngörülmediği hallerde ise basit taksir söz konusu olacaktır.’’ şeklinde değerlendirmeler yapılmıştır.
Doktrin (öğreti) ve Yargıtay uygulamaları ışığında olay değerlendirildiğinde;
Maktül ile sanığın yıllardır arkadaş olduğu, olay günü ve öncesinde buluşup alkol almayı planlamış olmaları, aralarında öldürmeyi gerektirir bir husumetin olmadığı, husumetin olmadığı müşteki beyanlarından, sanık beyanlarından açık olarak anlaşıldığı, olay anında aralarında bir tartışma ve kavga yaşanmadığı, hatta maktulün sanığın arabanın bagajı üzerine bıraktığı silahı tutarak maktule verdiği, olayda tek bir atışın olması, olay öncesinde maktulün meskun mahalde ateş etmek için silahı kurarak ağzına mermi vermesi, havaya ateş etmek istediği yerde insanların ve apartmanların olması dikkate alındığında,
Sanığın tüm olay irdelendiğinde meydana gelebilecek neticeyi öngördüğü, buna rağmen meydana gelebilecek zararları öngörerek olursa olsun diye kabullendiği, böylece sanık ...’ın “olası kastla öldürme” suçunu işlediği,
Sanık hakkında “olası kastla öldürme” suçundan ceza verilmesi gerekirken, doğrudan kastla öldürme suçundan verilen cezayı onaylayan sayın çoğunluğun görüşüne muhalifim.