III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay günü ...'ın beklediği yere gelen maktul ...'ın ... ile tartıştığı, maktul ...'ın adam getireceğini söyleyerek oradan ayrıldığı, bu sırada ...'ın üzerinde bıçak olduğu vaziyette aynı yerde beklemeye devam ettiği, 12.30 sularında ...'ın ...plakalı araçla olay mahalline geldiği, aracın ön yolcu koltuğunda ... arka yolcu koltuğunda ise ...'ın bulunduğu, ...'ın aracı sağ şeritte durdurduğu, maktul ...'ın araçtan inerek ..., ..., ..., ..., tanıklar ... ve ...'ın olduğu kaldırıma koştuğu, ... ile ... arasında arbede yaşandığı, ...'ın araca geri dönmek için koşmaya başladığı ancak ayağı takılarak yere düştüğü, ...'ın elindeki bıçakla ...'a doğru koştuğunu gören ...'ın koşarak ...'ın yanına gittiği, elindeki silahı karşı gruba doğrulttuğu ve hafif yere doğru 1 el ateş ettiği, ateş etme sonucu bazı saçmaların ...'ın vücuduna isabet ettiği, bu nedenle ...'ın daha fazla yaklaşamadığı, ...'ın yerden kalkarak araca geri dönerek aracın şoför koltuğuna bindiği, ...'ın da elindeki silahı karşı gruba doğrultarak aracın yanına geldiği, ...'ın koşarak elindeki bıçakla ...plakalı aracın şoför kapısının önüne geldiği, elindeki bıçakla bir şeyi açmak için zorladığı, akabinde şoför koltuğuna doğru eğilerek elindeki bıçakla maktul ...'ı birçok yerinden yaraladığı, ...'ın elindeki bıçakla ilk olarak aracın sol arka yolcu sürgülü kapısını açtığı ve içeriye doğru eğilerek bıçağı salladığı, daha sonra aracın arkasını dolanarak sağ arka yolcu tarafına geldiği, ...'nin oturduğu yerdeki sürgülü kapıyı açtığı, içeriye doğru eğildiği ve ...'yi yaraladığı, bu sırada ...'ın elindeki silahı ...'a doğrultarak geri çekildiği ve olay yerinde bulunan kişilerin yönlendirmesiyle olay yerinden koşarak uzaklaştığı, ...'ın ön yolcu kapısının camından içeriye doğru uzandığı ve ...'a yönelik yaralama eylemine devam ettiği, ağır yaralanan ...'ın ayağının gaz pedalına basılı kalması nedeniyle aracın yavaş yavaş ve kontrolsüz şekilde karşı şeride doğru hareket ettiği, kaldırıma çarparak durduğu, bu
sırada ...'ın sakinleştiğinin görüldüğü, soruşturma aşamasında dosyası tefrik edilen yaşı küçük ...'nın aracın arkasına doğru geldiği ve elindeki sallama tabir edilen bıçağı araca fırlattığı, ...'ın da yere düşen bu bıçağı yerden alarak hareket halindeki aracın arka camına fırlattığı, akabinde ...'ın tekrar ...'ın oturduğu şoför mahalline gidip camdan içeri eğilerek ...'ı yaralamaya devam ettiği, olay neticesinde ...'nın kaldırıldığı hastanede aynı gün kesici-delici alet yaralanmasına bağlı, büyük damar kesilerinden gelişen dış kanama ve komplikasyonlar sonucu öldüğü şeklinde olayın gerçekleştiği değerlendirilerek sanık hakkında kasten öldürme suçundan uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.
Maktulün ölüm nedenine ilişkin "Kişinin ölümünün, kesici-delici alet yaralanmasına bağlı, büyük damar kesilerinden gelişen dış kanama ve komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu, kişinin vücudunda 6 (altı) adet yara olup yapılan tıbbi tedavi nedeniyle yara özellikleri değiştiğinden tefrik edilebildiği kadarıyla, haricen 1,2,3,4,5 noda tarif edilen yaraları açan alet ve/veya aletlerin bir kenarının keskin olduğu, haricen 6 noda tarif edilen yarayı açan alet ve/veya aletlerin nitelikleri hususunda kanaate varılamadığı, haricen 1 noda tarif edilen yaranın kas doku seyirli olduğu ve öldürücü mahiyette olmadığı, haricen 2 noda tarif edilen yaranın cilt cilt altı seyirli olduğu ve öldürücü mahiyette olmadığı, haricen 3 noda tarif edilen yaranın kas doku seyirli olduğu ve öldürücü mahiyette olmadığı, haricen 4 noda tarif edilen yaranın kas doku seyirli olduğu ve öldürücü mahiyette olmadığı, haricen 5 noda tarif edilen yaranın cilt cilt altı seyirli olduğu ve öldürücü mahiyette olmadığı, haricen 6 noda tarif edilen yaranın büyük damar kesisine neden olup müstakilen öldürücü mahiyette olduğunun tespit edildiği" görüşünü içeren 27.10.2020 tarihli Adlî Tıp Kurumu Raporu dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.