V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı- karşı davacı kadın vekili tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatların reddi, yoksulluk nafakasının reddi, velâyet ve kişisel ilişki yönünden temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 11.004.2022 tarihli ve 2022/1030 Esas, 2022/3433 Karar sayılı kararı ile; her ne kadar, Bölge Adliye Mahkemesince, davalı-karşı davacı kadının erkeğin davasının kabulü, velâyet ve kişisel ilişki düzenlemeleri ile yoksulluk nafakası talebinin reddi yönünden katılma yoluyla istinaf hakkının bulunmadığı belirtilerek bu yönden istinaf talebinin reddine karar verilmiş ise de; hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından istinaf edildiğine göre, davalı-karşı davacı kadının, davacı-karşı davalı erkeğin istinaf sebepleri ile bağlı olmaksızın davayı bütün yönleriyle istinaf etme hakkı bulunduğu gözetilerek erkeğin davasının kabulü, velâyet ve kişisel ilişki düzenlemeleri ile yoksulluk nafakası talebinin reddi yönlerinden katılma yoluyla istinaf taleplerinin esastan incelenmesi gerekirken yazılı şekilde kadının katılma yoluyla istinaf dilekçesinin bu hükümler yönünden inceleme dışı bırakılarak usûlden reddi doğru olmadığı gerekçesi ile hükmün bozulmasına, sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflarca süresinde sunulan dilekçelerde dayanılan ve çekişmeli olarak belirlenen vakıalardan Mahkemece hüküm tesisine esas alınarak taraflara yüklenen kusurlara ilişkin maddî olgu ve olayların, tanıkların somut, tutarlı, görgüye dayalı, ayrıntılı, etraflı beyanları ve sunulan tüm delillerle kanıtlandığı belirlenmekle bu kusurların taraflara yüklenmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak, erkeğin iddiasında dayandığı kadının ev ve çocuklarla ilgilenmediği, sürekli bilgisayar başında vakit geçirdiği ve gezdiği, evde yemek yapmadığı, argo kelimeler kullandığı, erkeğin annesine hakaret ettiği, öte yandan kadının iddiasında dayandığı erkeğin annesinin kadına hakaret ettiğine ilişkin kusurların, somut ve görgüye dayalı tanık anlatımları ile kanıtlanmış olmasına rağmen Mahkemece kusur belirlemesinde ve kusur derecelerinin tayininde nazara alınmaması isabetli görülmediği, gerçekleşen kusurlu davranışlarının niteliğine göre de, boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit derecede kusurlu bulunduklarının anlaşılmasına karşın mahkemece erkeğin kadına nazaran ağır kusurlu bulunduğuna ilişkin kusur tespiti isabetli görülmeyerek, tarafların kusur tespitine ilişkin istinaf taleplerinin esastan kısmen kabulü ile kusura ilişkin karar gerekçesinin açıklanan şekilde düzeltilmesine, boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit derecede kusurlu bulunduklarının tespitine karar verilmesi gerektiği, boşanmaya neden olan olaylarda eşit derecede kusurlu olduğu anlaşılan taraflar yararına maddî ve manevî tazminat yasal koşulları oluşmadığından kadının boşanmanın fer'î niteliğinde maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği, ortak çocukların velâyet ve kişisel ilişki düzenlemeleri bu yönde dosya kapsamında toplanılan deliller, inceleme raporunda yapılan tespit ve değerlendirmeler, idrak çağında bulunan ortak çocukların istek ve iradeleri ile esas alınması gereken yüksek menfaatlerine uygun bulunmakla bu düzenlemelerde ve erkeğin bu yöndeki davasının kabulünde bir isabetsizlik görülmediği, kişisel ilişkinin şekli ve süreleri uygun ve yeterli olduğu, velâyet bırakılmayan annenin çocukların giderlerine katılma yükümlülüğü çerçevesinde Mahkemece çocuklar yararına bir miktar iştirak nafakasına hükmedilmesi doğru olup tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ortak çocukların ihtiyaçları, paranın alım gücü, hakkaniyet ilkesine göre çocuklar yararına hükmedilen iştirak nafakası miktarları da uygun olduğu, boşanma davası açılması ile ayrı yaşama hakkına sahip kadın lehine tedbir nafakasına hükmedilmesinde de bir isabetsizlik görülmediği, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre gelirleri arasında denklik bulunduğu, uzun süre çalışan ve düzenli geliri bulunan ancak yargılama sırasında işten ayrılan kadının mahkemece yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile tarafların kusur belirlemesine yönelik istinaf talebinin kabulüne, kusura ilişkin karar gerekçesinin düzeltilmesine, boşanmaya neden olaylarda tarafların eşit kusurlu bulunduğunun tespitine, kadının boşanmanın fer'î niteliğinde maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine, tarafların diğer istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı-karşı davacı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairenin 10.005.2023 tarih, 2023/70 Esas, 2023/2305 Karar sayılı ilamı ile; tarafların belirlenen ve gerçekleşen kusurlu davranışlarına göre erkeğin kusurlu olduğu gerekçesi ile kusur belirlemesi, kadının maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddi, kişisel ilişki tesisi hükümlerinin bozulmasına; diğer yönlerden onanmasına karar verilmiştir.
D. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; erkeğin iddiasında dayandığı kadının ev ve çocuklarla ilgilenmediği, sürekli bilgisayar başında vakit geçirdiği ve gezdiği, evde yemek yapmadığı, argo kelimeler kullandığı, öte yandan kadının iddiasında dayandığı erkeğin annesinin kadına hakaret ettiğine ilişkin kusurlar uyulmasına karar verilen kısmi bozma ilamı uyarınca kesinleştiği, erkek, kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğu, kusura ilişkin karar gerekçesinin düzeltilmesine, boşanmaya neden olan olaylarda erkeğin kadına nazaran ağır kusurlu bulunduğunun tespitine, kadın yararına uygun miktarlarda maddî ve manevî tazminata hükmedildiği, somut olayda velâyeti babaya verilen ortak çocuk ile anne arasında yaz aylarında iki farklı tarihte kişisel ilişki kurulması çocuğun üstün yararına olmadığı ortak çocuk ile farklı şehirde yaşadığını belirten anne ve çocuk için ekstra külfet oluşturduğu, ortak çocuk ile anne arasında yaz ayı için bir seferde ve bir aylık süre ile yatılı olacak şekilde kişisel ilişki kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığı, boşanmaya neden olan olaylarda erkeğin kadına nazaran ağır kusurlu bulunduğunun tespitine, kadın yararına tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtilerek kusur belirlemesine, kadının tazminat taleplerinin reddine ve kişisel ilişki tesisine ilişkin istinaf taleplerinin kabulüne, velâyeti babaya bırakılan ortak çocuklar ile anne arasında her ayın 1. ve 3. haftası Cumartesi günleri saat 10.00'dan Pazar günü saat 18.00'a kadar, dini bayramların 2. günü saat 10.00'dan 3. günü saat 18.00'a kadar, her yılın anneler gününde saat 10.00 ile 18.00'a kadar, her yıl yarıyıl tatilinin 1.günü saat 10.00'dan 8.günü saat 18.00'a kadar, her yılın 1 Temmuz günü saat 10.00'dan 31 Temmuz günü saat 18.00'a kadar kişisel ilişki tesisine, kadın yararına 15.000,00 TL maddî ve 15.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir.