V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 05.07.2022 tarihli ve 2022/6929 Esas, 2022/8687 Karar sayılı ilâmı ile; davacının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, davalının davacı nezdinde çalıştığı dönemde, kendisine tahsis edilen elektronik posta adresinden davalı Şirketin satış hedeflerine, temsilcisi olduğu markanın eczane ve ürün bazlı satış verilerine ve ticari koşullarına, satış ekibinin bölge bazlı, ... ve realizasyonlarını içeren performans sonuçlarına, ürünlerinin eczane ve ürün bazlı satış ve ticari koşullarına, eczaneye verilecek yıl sonu iskonto tutarı verilerine ilişkin bilgileri, davacının rakibi konumundaki dava dışı Şirket çalışanına gönderdiği tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesince de "... her ne kadar davalının, şirket ile ilgili ticari sır sayılabilecek önemli bilgileri elektronik posta yoluyla gönderdiği tespit edilmiş ise de, bu bilgilerin paylaşılması nedeniyle davacının maddi bir zarara uğramadığı..." şeklindeki açıklama ile davacının ticari sır niteliğinde sayılabilecek bilgileri paylaştığı kabul edilmiş olup davacının bu yöndeki kabule bir itirazı bulundığı, hukuk düzeninin, hukuk süjesi olarak tanıdığı tüzel kişilerin, kişilik hakları kanuni koruma altında olup bu bağlamda davacı Şirketin ticari bilgileri; satış ve ürün bazlı hedeflerinin, eczane ve reçete bilgilerinin paylaşılması, davacının kişilik hakkına saldırı mahiyetindedir. Bu bağlamda İlk Derece Mahkemesince manevi tazminat yükümlülüğünün itibara zarar verilmesi kavramı ile sınırlı değerlendirilmesi isabetli olmadığı, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınarak, davacı yararına davalının eylemi ile orantılı ve dosya kapsamına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğu gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesi kararın bozularak ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından 03.04.2015 tarihinde reçete bilgisi içerikli bir elektronik postanın davacının eski çalışanı olan N.Ş.'ye gönderildiği elektronik posta içeriğinin davacı Şirket için önemli bir bilgi olduğu, yine davalı tarafından adı şahsa davacı Şirket satış raporunun da gönderildiği, başka bir gönderide ise ana markanın eczane ve ürün bazlı satış verilerini ve ticari koşullarını içerdiği, bebek mamalarının eczane ve ürün bazlı satış verilerini ticari koşullarını, satış ekibinin bölge bazlı ... ve realizasyonlarını içeren performans sonucu ve ticari sırlarını, mevsimsel ... ürünlerinin eczane ve ürün bazlı satış ve ticari koşullarını, eczaneye verilecek yıl sonu iskonto tutarı verisini içerdiği ve bu bilgilerin davacı Şirket için önemli bilgiler olduğu, bilirkişi raporun mali değerlendirme kısmında; davacı Şirketin satış ve ciro kaybının yaşandığını iddia ettiği 01.01.2014-31.05.2014 tarihleri arasındaki ... cironun gerçekleşmemesi ve ciro farkının 655.815,85 TL olduğunun tespit edildiğini, fakat eksi yönde gerçekleşen ciro farkının davalının eylemlerinden mi yoksa ülkenin ekonomik koşullarından kaynaklı mı olduğunun tespitinin mümkün olmadığı, bununla birlikte 2015 yılındaki cironun yıllık bazda değerlendirildiğinde 2014 yılındaki yıllık cirodan çok daha fazla olduğunun, bu şekilde ciroda artış olduğunun tespit edildiği, davacı Şirketin, davasına konu ciro kaybı nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebi ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede; her ne kadar davalının, dava dışı olan ve davacının eski çalışanı olan N.Ş.'ye Şirket ile ilgili ticari sır sayılabilecek önemli bilgileri elektronik posta yoluyla gönderdiği tespit edilmiş ise de; bu bilgilerin paylaşılması nedeniyle davacının maddi bir zarara uğramadığı, 2014 yılı içerisindeki 4 aylık dönemdeki hedeflenen ciro ile gerçekleşen ciro arasındaki farkın bir zarar olarak kabul edilmesinin mümkün bulunmadığı, kaldı ki 2015 yılı sonu itibarıyla gerçekleşen cironun bir önceki yıla göre daha yüksek olduğu, bu itibarla yukarıda anılan 4 aylık döneme ilişkin hedeflenen cironun piyasa koşullarına ne kadar uygun reel bir hesaplama yapıldığının belli olmadığı gibi objektif bir hesaplamanın yapıldığı konusunda şüphe bulunduğu, hukuk düzeni tüzel kişileri hukuk sujesi olarak tanıdığına ve onlara ad, şeref, ... ve itibar gibi kişisel varlıklar bahşedilmiş olduğuna göre, tüzel kişilerin de manevi tazminat talep edebileceklerini kabul etmek gerektiği, manevi zararın salt üzüntünün varlığı hâlinde değil, kişinin kişilik değerlerinin saldırıya uğraması durumunda gerçekleşen bir zarar olduğu, kanuni düzenlemeler gereği yalnız ... kişilerin değil, aynı zamanda tüzel kişilerinde kişisel haklarının koruma altında olduğu, bu bağlamda davacı Şirketin ticari bilgileri, satış ve ürün bazlı hedeflerinin, eczane ve reçete bilgilerinin paylaşılması, davacının kişilik hakkına saldırı mahiyetinde olduğu gerekçeleriyle manevi tazmit talebinin kısmen kabulü, maddi tazminat talebinin reddi yönününde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.