Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2023/10087 · K. 2024/6605
2. Hukuk Dairesi 2023/10087 E. , 2024/6605 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2007 E., 2023/1960 K. KARAR : İstinaf başvurusunun eseastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Niğde 2. Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/278 E., 2023/289 K. Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne karşı davanın reddine ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-davacı erkek taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-davalı kadın vekili dava ve karşı davayı cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı-davacının 2019 yılı şubat ayının başında internet üzerinden tanıştıklarını ve müvekkilinin daha yeni 18 yaşına girmesine rağmen gençlik heyecanının verdiği cesaretle sonunu düşünmeden ailesinin rızası haricinde erkeği tanımadan kaçarak evlendiğini ve 2021 yılında bir çocuklarının dünyaya geldiğini, daha evliliğinin birinci yılı dolmadan erkek ile ve ailesiyle sorun yaşamaya başladığını, erkeğin ailesinin hiçbir şekilde destek olmadığı gibi bir de yaptıkları harcamalarını erkeğin üzerine yıkarak bir düzen kurmalarına engel olduklarını, evliliğin başından beri özellikle erkeğin annesinin ve kardeşinin müvekkile karşı dışlamacı ve alaycı tavırlar sergilediklerini, bunu gören erkeğin müvekkiline destek çıkmadığını, erkeğin müvekkiline takılan düğün takılarını ve bilezikleri satarak kendine yeni telefon aldığını, kendisine de eski telefonunu verdiğini, müvekkilinin doktor kontrolünde hamile kaldığını öğrendiğini, üçüz aşılama yapılması sonucu bebeklerden birinin anne karnındayken alınmış diğer ikiz bebeklerinde hamileliğinin çok zor geçtiğini, erkeğin ailesinin de abarttığını, şımarıklık ettiğini, nazlı olduğunu söylediğini, ancak yapılan doktor muayenesinde rahatsızlığının bebeklerden kaynaklanmadığını, kulak burun boğaz doktorları tarafından yapılan MR çekiminde geniz kısmında tümor olabileceğinden şüphelendiğini, doktorun ciddi bir durum olduğu hususunda uyarmasına rağmen davalının ailesi tarafından hasta olduğunun kabul edilmediği, müvekkilinin hastaneye sevkinin yapıldığını ve sancısı başlaması sebebiyle henüz bebekler 7 aylıkken sezeryan olmak zorunda kaldığını, bebeklerden birinin vefat ettiğini, birinin yaşamaya devam ettiğini ve müvekkilinin de doğumdan sonra Ankara Şehir Hastanesinin Onkoloji bölümüne sevkinin yapıldığını, tedavi aşamasında müvekkilinin ablasının yanında olduğunu, tedavi sona erdiğinde müvekkilinin ablasının evine yerleştirildiğini ve burada da annesi ve ablası tarafından tüm masraflar karşılanarak bakımının yapıldığı, bu esnada çocuğun hastanede gününü doldurmasından sonra hastaneden taburcu edildiğini ancak davacı müvekkilinin yanına değil erkeğin ailesinin yanına götürüldüğünü ve müvekkile haber verilmediğini, güvensiz davranıldığını, bu süreçte davalının hiçbir zaman maddî ve manevî yanında olmadığını belirterek tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin müvekkile verilmesine, ortak çocuk ve müvekkil lehine 1.000,00 TL tedbir iştirak ve yoksulluk nafakasına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.