Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2023/108 · K. 2024/2081
11. Hukuk Dairesi 2023/108 E. , 2024/2081 K. "İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1381 Esas, 2022/1638 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/944 E., 2019/1171 K. Taraflar arasındaki genel kurul kararlarının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 05.03.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, davalı ... nezdinde esas sermayenin %16’sına tekabül eden oranda pay sahibi olduğunu, davalı Novaplast A.Ş.’nin 2016 yılına dair olağan genel kurul toplantısının 14.04.2017 tarihinde gerçekleştirildiğini, yönetim kurulunun, ilk olağan genel kurul toplantısı gündeminde yer alan iç ve dış kaynaklardan sermaye artırımı kararlarının tescil edilememiş olması gerekçesi ile aynı gündemle ikinci kez olağan genel kurul toplantısı tertip etme politikası izlediğini, bu yaklaşımın tereddütsüz bir şekilde pay sahibinin genel kurula katılma hakkını sınırlandırdığını ve 24.08.2017 tarihli ikinci olağan genel kurul toplantısında alınan tüm genel kurul kararları açısından açık bir butlan ve/veya iptal sebebi teşkil ettiğini, davalı Novaplast A.Ş.’nin 2016 yılına dair olağan genel kurul toplantısının 14.04.2017 tarihinde yapılarak bu toplantıda, genel kurul toplantısı gündeminde bulunması zorunlu hususlara ilâveten iç ve dış kaynaklardan sermaye artırımı marifetiyle esas sözleşmenin değiştirilmesi ile yönetim kurulu üyelerine şirketle işlem yapma ve rekabet etme yönünde izin verilmesine dair gündem maddeleri müzakere edilerek (olumlu yönde) karara bağlandığını, genel kurul kararlarının sıhhat kazanabilmesi açısından ticaret sicili nezdinde yapılacak tescilin bir geçerlilik koşulu görünümünde olmayıp tescile tâbi olduğu öngörülen kararlar dışında, genel kurul tarafından tesis edilen kararların bir hukuki işlem olarak geçerliliğini sürdüreceğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda (6102 sayılı Kanun) genelde tescile dair esasları, özelde ise anonim ortaklıklar hukukunun düzenlendiği hiçbir yerinde finansal tabloların onaylanması, ibra, kâr payı dağıtımı, denetçi seçimi ve yönetim kurulu üyelerine verilen izin kararlarının geçerlilik kazanabilmesi bakımından tescilinin zorunlu bir unsur olduğu yönünde bir hüküm sevk edilmediğini, davalı Novaplast A.Ş. yönetim kurulunun aynı gündemle ikinci kez olağan genel kurul toplantısı tertip etme yaklaşımının temelinde, 14.04.2017 tarihli genel kurul gündeminde yer almakla birlikte iç ve dış kaynaklardan sermaye artırımını konu alan 9 numaralı genel kurul kararının tescil edil(e)memiş olduğu mülahazası yattığını, tescil edil(e)memesi dolayısıyla geçersiz hâle gelen bu kararlar sebebiyle olağan genel kurul toplantısı gündeminde yer alan tüm gündem maddeleri için ayrıca ve tekrar toplantı çağrısında bulunulmasının, tereddütsüz bir şekilde TK’nın toplantı düzeni ile ilgili emredici hükümlerine ve pay sahiplerinin genel kurula katılma hakkının sınırlandırılması anlayışına aykırılık teşkil ettiğini, çünkü alınan kararlar tescil edilmekle geçerli hâle gelmeyeceklerinden bir hukuki işlem olarak varlıklarını sürdürdüklerinde bir tereddüt bulunmadığını, olağan genel kurul toplantısının her faaliyet dönemi sonundan itibaren üç ay içerisinde yapılacağı ve gerektiği takdirde genel kurulun olağanüstü toplantıya çağrılacağının emredici bir lafızla ve açıkça düzenlendiğini, üç aylık sürenin bir düzen hükmü olmasına karşılık olağan genel kurul toplantısının anılan hükümde açıkça bir kez düzenlenebileceğinin öngörülmesi, gerektiğinde olağan değil, olağanüstü toplantı yapılabileceğinin hukuki zemine kavuşturulduğunu, pay sahiplerinin gerekli olmamasına karşılık sürekli olarak genel kurul toplantısına çağrılmaları ve bu toplantıya katılmaya mecbur bırakılmalarının, emredici nitelikteki 6102 sayılı Kanun'un 409 uncu maddesi hükmünün ihlali olduğu gibi toplantıya katılma hakkının doğrudan sınırlanması anlamına da geldiğini, sürekli olarak olağan genel kurul toplantısı yapılmasının şirket ve pay sahipleri açısından önemli bir maliyet kalemi oluşturduğunu, genel kurul tarafından alınan bazı kararların değiştirilemeyeceği ve/veya kaldırılamayacağı hususunun işlem güvenliği mülahazasıyla açıkça öngörülmesine karşılık genel kurulun iradesinin farklı yönde tezahür etmiş olduğunu, açık bir örnek olarak ibra kararının bunlardan biri olduğunu ve ibra kararının genel kurul kararı ile kaldırılamayacağını, bundan önce alınan diğer genel kurul kararlarında olduğu gibi davalı Novaplast A.Ş.’nin kanuna aykırılık teşkil etmesi dolayısıyla alınan tescile tâbi bir kararı tescil ettirmemesi hâlinde (hemen yarın) olağan genel kurul toplantısında alınan diğer kararların geçerli olmadığı mülahazasıyla müvekkili şirketin üçüncü kez olağan genel kurul toplantısına çağrılmayacağının açık bir garantisinin de bulunmadığını, hangi genel kurul kararının geçerli ve ayakta olduğu da pay sahipleri açısından içerisinden çıkılması güç ve önemli bir muamma hâline geldiğini, üstelik genel kurul tarafından alınan kararda geri alma ve/veya teyit yönünde bir irade ortaya konulmuş da olmadığını, örneğin, genel kurul tarafından farklı tarihlerde alınan iki ayrı denetçi seçimi kararı bulunduğunu, bunlardan hangisinin, hangi tarih itibarıyla/hangi tarihten itibaren geçerli olduğunun şüpheli hâle geldiğini ve bu durumun hukuki belirliliği zedelediğini, davalı Novaplast A.Ş. yönetim kurulunun plânlanan sermaye artırımı sürecinin başından bu yana davalı şirketi çıkmaza sürüklemeye ısrarla devam ettiğini, davalı Novaplast A.Ş.’nin iç ve dış kaynaklardan sermaye artırımı kararını tescil ed(e)memiş olması, “ikinci” olağan genel kurul toplantısının yapılmasını hiçbir sebeple haklı kılmayacağını, müvekkili şirketin yetkili temsilcilerine ibraz edilen yıllık faaliyet raporu ile genel kurul toplantısında müzakereye sunulan yıllık faaliyet raporunun muhteviyatı itibarıyla birbirinden farklı olduğunu, finansal tabloların onaylanması, ibra ve kâr payı dağıtımından iç kaynaklardan sermaye artırımına değin alınan tüm kararların temelini oluşturan yıllık faaliyet raporunun güncel hâlinin müvekkili şirkete verilmemiş olmasının, pasif bilgi alma hakkının ve doğrudan oy hakkının ihlâline yol açtığından anılan tüm kararların sakatlanmasına sebebiyet verdiğini, davalı Novaplast A.Ş.’nin bir web sitesi bulunmasına karşılık (www.vesbo.com.tr), yıllık faaliyet raporu ve genel kurul toplantı çağrısı başta gelmek üzere, şeffaflık prensibi bağlamında web sitesinde yayımlanması gereken hiçbir belgenin yayımlanmadığını, bunun en bariz göstergesinin, genel kurul toplantı tutanağında toplantı çağrısının internet sitesinde yayımlandığı belirtilmesine rağmen, bununla ilgili görsel çıktıların sunulamamış olması olduğunu, şu halde toplantı çağrısının da usulune uygun yapılmadığını, 9 numaralı genel kurul kararı ile iç kaynaklardan sermaye artırımı suretiyle esas sözleşmenin değiştirilmesine karar verildiğini, alınan bu kararın kanuna aykırı olduğunu, zira yönetim kurulu kararı ile birlikte ilân edilen gündemdeki metin ile karara bağlanan metnin birbirinden farklı olduğunu, iç kaynaklardan artırılan tutarın, toplantı esnasında yıllık kârın da iç kaynaklara eklenmesi suretiyle artırımın kapsamına dâhil edilmesiyle birlikte değiştiğini ve gündemde yer almayan bir tutarın karara bağlanması/gündemde yer almayan bir sermaye artırımı ile sonuçlandığını, ayrıca yönetim kurulu beyanının toplantı öncesi ve sonrasında müvekkili şirket yetkili temsilcilerinin değerlendirmelerine sunulmadığını, 6102 sayılı Kanun'un 457 nci maddesi hükmünde (artırım türü gözetilmeksizin) yönetim kurulunun sermaye artırımının türüne göre bir beyan hazırlayacağı ve bu beyanın bilgiyi açık, eksiksiz, doğru ve dürüst bir şekilde verme ilkesine göre tanzim edileceğinin belirtildiğini, yine finansal tabloların gerçeği yansıtmadığını ve dayanağı olan 2015 yılına dair finansal tabloların onaylanmasına dair kararın hükümsüzlüğüne karar verilmesi sonrasında 2015 yılı finansal tabloları onaylanmaksızın iç kaynaklardan sermaye artırımı sürecine gidilmesinin kararın iptalini gerektirdiğini, bir önceki mali yıl olan 2015 yılına dair finansal tablolar onaylanmaksızın ve bu yıla dair genel kurul toplantısı yapılmaksızın 2016 yılına dair genel kurul toplantısında finansal tabloların dayanağını teşkil ettiği kararların alınamayacağını, davalı Novaplast A.Ş. yönetim kurulunun iç ve dış kaynaklardan sermaye artırımı kararlarını ayrı genel kurul toplantılarına yayma gerekçesinin de müvekkili şirketin bulunacağı girişimleri sonuçsuz bırakmak olduğunu iddia ederek davalı Novaplast A.Ş.’nin 24.08.2017 tarihli 2016 yılına dair ikinci olağan genel kurul toplantısında alınan esas sözleşme değişikliği kararı başta gelmek üzere dava konusu hâline getirilen 4, 5, 6, 8, 9 ve 10 numaralı genel kurul kararlarının yönetim kurulu üyeleri dinlenmeksizin ve teminatsız olarak yürütmelerinin geri bırakılmasına, 24.08.2017 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan ve dava konusu hâline getirilen 4, 5, 6, 8, 9 ve 10 numaralı genel kurul kararlarının butlanının tespitine ve/veya iptaline karar verilmesini talep etmiştir.