İçtihatYargıtay4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2023/11168 · K. 2024/10126
- Esas No
- 2023/11168
- Karar No
- 2024/10126
- Karar Tarihi
- 23.10.2024
Karar Metni
4. Hukuk Dairesi 2023/11168 E. , 2024/10126 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/165 Esas, 2021/ 382 Karar
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; motosiklet sürücüsü davacı ile davalıya trafik sigortalı, davalı ... 'ın işleten, davalı ...'in sürücüsü olduğu araç arasında meydana gelen 25.05.2009 tarihli kazada müvekkilinin kafasından yaralandığı, hızar ustası olarak çalışan davacının kollarında uyuşma olduğu, emsallerine göre daha fazla efor harcadığı, kazada davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, davacının aylık 1.200,00 TL ücret aldığı, bu hususun dikkate alınması gerektiğini belirterek belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı sürücü ve işleten için olay tarihi, davalı ... şirketi için dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken tahsili, davacı lehine 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı işleten ve sürücüden müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili maddi tazminat talebini 236.488,81 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; derdestlik ve iş bölümü itirazında bulunduklarını, kazanın davalının görevi sırasında meydana geldiği, bu nedenle davanın Sosyal Güvenlik Kurumuna yöneltilmesi gerektiği, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının maluliyeti olduğunu ve 1.200,00 TL ücret aldığı iddasının kabul etmediklerini, kusur oranına itiraz ettikleri, davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesini, davacının kask kullanmıyor olması ve yolcu taşıma aracı olmamasına rağmen motosiklete yolcu alması nedeni ile kusurlu olduğu ve tazminattan indirim yapılması gerektiğini, manevi tazminatın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde; kusur oranı ve teminat limiti ile sınırlı sorumlulukları olduğunu, tedavi giderinden, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, davacının Sosyal Güvenlik Kurumundan ödeme alıp almadığının tespiti ve davacı gelirinin belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2016 tarih ve 2013/223 Esas, 2016/461 Karar sayısı belirtilen kararı ile; 25.05.2009 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile davacının yaralandığı, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu, davacı vekiline 12.11.2015 tarihli duruşmada bilirkişi ücretinden ibaret olan 400,00 TL ' nin yatırılması için 2 haftalık kesin süre verildiği, kesin süre içinde ücretin yatırılmaması halinde davanın usuldan reddine karar verileceğinin ihtar edildiği, ancak kesin süre içinde ücretin yatırılmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/g maddesi uyarınca gider avansının yatırılmasının dava şartı olduğu, aynı Kanun'un 115 inci maddesi uyarınca dava şartının olup olmadığının davanın her aşamasında resen araştırılacağı, verilen kesin süre içinde gider avansının yatırılmaması nedeni ile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 20.05.2019 tarihli tarihli 2016/15233 Esas, 2019/6394 Karar sayılı ilamıyla; " Somut olayda; davacı, söz konusu kazada yaralanma nedeniyle, davalı ... şirketinden maddi tazminat talep etmektedir.
Mahkemece davacı vekiline, 12.11.2015 tarihli duruşmasında, “Davacı vekiline bilirkişi ücretinden ibaret 400,00TL gider avansını yatırması hususunda 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin mehil içerisinde gider avansının yatırılmaması halinde HMK'nun 115/2.maddesi gereğince davanın usulden reddedileceği hususunun ihtarına, (ihtar edildi)" şeklinde ihtaratta bulunulmuş, 10.03.2016 tarihli duruşmada ise avansın davacı vekilince eksik yatırıldığı ve eksik avansın tamamlatılması için yeniden süre talep edildiği, mahkeme aynı celsede davanın dava şartı yokluğu nedeni ile HMK 115/2 maddesi gereğince usulden reddine, kararı vermiştir. HMK 324. maddesine göre delil avansı yatırılmamasının sonucu "o delile dayanmaktan vazgeçme" olup bu husus ara kararında açıkça belirtilmemiştir.
Mahkemece verilen ara kararı tarafın hangi konuda yapılacak araştırma için delil avansı niteliğinde ücret yatıracağı hususu yeterli açıklıkta olmadığından açıklanan niteliklere ve şartlara haiz kesin sürenin sonuçlarını doğuracak biçimde olmadığı ve davacı tarafa kesin süre verildiğinden ve kesin süre sonuçlarının uygulanması gerektiğinden bahsedilemez.
Bu durumda mahkemece, tüm eksiklikler giderildikten sonra kusur incelemesi yapılabilmesi için eksik olan gerekli giderleri yatırması hususunda, davacı tarafa HMK'nın ilgili maddeleri gereğince usulüne uygun şekilde süre verilmesi ve davacı talepleri oranında manevi tazminat olduğu ve ayrıca dava açılırken yatırılan gider avansının da mevcut olduğu gözönüne alınırak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru değildir."şeklinde bozma kararı verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; makine mühendisinden alınan kusur raporunda davalı sürücünün kazada %100 oranında kusurlu olduğu, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne uygun şekilde hazırlanan maluliyet raporu ile davacının kaza nedeni ile %9 oranında sürekli iş göremezliği, 3 ay geçici iş göremezliği, 12 ay bakıcı ihtiyacının olacağının belirlendiği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine uygun şekilde hazırlanan aktüer rapor ile 236.1448,81 TL sürekli iş göremezlik tazminatının belirlendiği, davacının talebini artırdığı, araz ile kask takılmaması arasında illiyet bağı olmadığından müterafık kusur indirimi talebinin reddi gerektiği, kusur ve maluliyet oranı dikkate alındığından manevi tazminat talebinin kabulü gerektiği gerekçesi ile maddi tazminat isteminin kabulüne, kalıcı iş gücü kaybından dolayı toplam 236.488,81 TL maddi tazminatın, davalılar ... ve ...'in tamamından, davalı Euroko Sigorta A.Ş. ise 150.000,00 TL'lik kısmından diğer davalılar ile birlikte sorumlu olacak şekilde tüm davalılardan müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, hükmedilen maddi tazminata davalı Euroko Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihinden itibaren, davalılar ... ve ... yönünden ise kazanın gerçekleştiği 25.05.2009 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, manevi tazminat talebinin kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın, kazanın gerçekleştiği 25.05.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili davalı ..., ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının 1.200,00 TL gelir elde ettiği, aktüer rapora yaptıkları itirazın değerlendirilmediği gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; maddi ve manevi tazminat miktarının fahiş olduğu, kazada kusuru olmadığı, teknisyen olduğu, makam aracını kullanılması nedeni ile görevlendirme yapıldığı bu nedenle husumetin kendisine yöneltilmemesi gerektiği gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kazada kusurları olmadığı, maluliyet raporun kabul etmedikleri, aktüer rapora yaptıkları itirazların değerlendirilmediği gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 25.05.2009 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54, 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacıya ait hizmet cetvelinde Prime Esas Kazancının asgari ücret üzerinden gösterilmiş olmasına, aktüer raporun usul ve yasaya uygun tanzim edilmesine, alınan kusur raporu ile davalı sürücünün kazada tam kusurlu olduğunun belirlenmesine, kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre hazırlanan maluliyet raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik olmamasına, maluliyet ve kusur oranları dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminatın yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili, davalı ... ve ... vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili, davalı ..., davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalı ... ve ...'a yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,23.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.