İçtihatYargıtay10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2023/11226 · K. 2023/11357
- Esas No
- 2023/11226
- Karar No
- 2023/11357
- Karar Tarihi
- 16.11.2023
Karar Metni
10. Hukuk Dairesi 2023/11226 E. , 2023/11357 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/164 E., 2023/1150 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 25. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/158 E., 2021/372 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının eşinden 2002 yılında boşandığını, bu tarihte yetim aylığı hakkından haberi olmayan davacının uzun süre başvurmadığını, daha sonra öğrenince yetim aylığı almaya başladığını, çocuklarının ısrarı üzerine 15 yıl sonra eski eşi ile yeniden evlendiğini, 2017 yılı sonrası aylıkların kesilmesinin mevzuata uygun olduğunu, ancak öncesinde davacının eski eşi ile bir arada yaşamadığını, bu hususun ikamet kayıtları, abonelikler seçmen bilgi kayıtları, emniyet araştırmaları gibi hususlar ile sabit olacağını, buna rağmen Kurumun yersiz ödeme altında talepte bulunmasının hatalı olduğunu, Kuruma yapılan borcun iptali talebinin Kurumca reddedildiğini belirterek, dava konusu Kurum işleminin iptali ile davacının 05.03.2018 tarihli borç bildirim belgesi ile tahakkuk ettirilen 57.345,64 TL asıl ve 22.019,61 TL faiz olmak üzere toplam 79.365,25 TL yersiz ödeme konulu bildirim nedeniyle davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dahi dava dilekçesinde anlaşmalı boşanmayı kabul ettiğini, Kurumca yapılan inceleme sonucu davacı ile ilgili olarak anlaşmalı boşanma nedeniyle aylığının kesildiğini, 19.04.2010 - 18.04.2016 süresince 57.345,64 TL yersiz ödeme yapıldığının tespit edildiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile Kurum denetmeni tarafından beyanları alınan ...'nin 15.02.2017 tarihli ... Caddesi 64/1 adresinde 1996'dan beri ikamet ettiği ve 6 numaralı dairede davacı ..., eşi ve üç çocuğuyla birlikte yaklaşık bir yıldır oturdukları yönünde beyanda bulunduğu ve tutanağı imzaladığı, bu tutanağın mahkemede kendisine okunduğu, tanığın müfettişlere kocası olup olmadığını beyan ettiğini ancak müfettişlerin farklı beyan yazdıklarını mahkemedeki ifadesinin doğru olduğunu, davacının eşini hiç görmediğini beyan ettiği; yine ...' in Kalan Sokak 18/13 adresinde 1989 dan beri ikamet ettiğini, 8 numaralı dairede davacı ... ve ...'in yaklaşık iki yıldır yaşadıklarını beyan ettiği ve tutanağı imzaladığı, bu tanığın Mahkemede davacıyı tanıdığını kocasıyla birlikte yaşayıp yaşamadığını bilmediğini şimdiki beyanlarının doğru olduğunu beyan ettiği; tanık ...'ın müfettişe, ... ve eşinin çocuklarının bir dönem Tepebaşı Mahallesi ... Caddesi No: 64/6 numaralı dairede ikamet ettiklerini, şu anda bu dairede kendisinin ikamet ettiğini, davacı ve eşinin yaklaşık bir yıl kadar bu adreste oturduklarını beyan ettiği ve tutanağın altını imzaladığı, Mahkemedeki beyanında davacı ile ...'in evli olup olmadıklarını bilmediğini müfettişlerin ifadesini almadığını beyan ettiği görülmüş ve Kurumun denetim ve kontrol memurlarınca düzenlenen tutanakların aksinin ispat edilinceye kadar geçerli oldukları, imzalı tutanakların aksinin ispat edilemediği anlaşılmakla iş bu tanıkların denetmene verdiği beyanlar hükme esas alınmış, davacı ve eşinin MEDULA ve seçmen kayıtları da dikkate alınarak davacı ve eşi ...'in resmi olarak boşanmış oldukları 31.10.2002 - 31.03.2016 tarihleri arasında aynı çatı altında fiilen birlikte yaşadıkları sonuç ve kanaatiyle dava konusu işlemin yerinde olduğu değerlendirilmiş ve davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Yerel Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece eksik araştırma ve inceleme neticesinde hüküm kurulduğunu, yeterli tanık beyanlarına yer verilmediğini belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamından davacı ile boşandığı eşinin birlikte yaşadıklarının sabit olduğu, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yetim aylığını kesen Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 56/son fıkrasıdır. Maddenin başlığı gelir ve aylık bağlanamayacak haller olup, maddeye göre; "ölen sigortalının hak sahiplerinden; ... eşinden boşandığı halde eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır."
Madde 96 hükmüne göre "Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,
"...itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır..."
Aynı Kanun'un 59 uncu maddesinin başlığı Kurumun denetleme ve kontrol yetkisi olup maddeye göre; "bu kanunun uygulanmasına yönelik işlemlerin denetimi, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları eli ile yürütülür ...", maddenin 2 inci fıkrasında "Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarına görevleri sırasında tesbit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir..." şeklinde düzenlenmiştir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.