İçtihatYargıtay10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2023/11746 · K. 2023/11737
- Esas No
- 2023/11746
- Karar No
- 2023/11737
- Karar Tarihi
- 23.11.2023
Karar Metni
10. Hukuk Dairesi 2023/11746 E. , 2023/11737 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/314 E., 2023/227 K.
KARAR : Davanın kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksi Kurum işleminin iptali istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ilk olarak 506 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu 01.06.1995 ile 05.12.1996 tarihleri arasında 4/a ya tabi olarak 250 gün prim ödediğini, 1479 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu 07.05.1998 tarihinde ise isteğe bağlı Bağ-Kur kaydını yaptırdığını, 30.06.2019 tarihine kadar 5203 gün primlerini düzenli olarak ödediğini, yaşlılık aylığı için gereken 5400 gün prim ve 58 yaş koşulu sağlandıktan sonra 24.06.2019 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanması için Kuruma başvurduğunu, Kurumun yazısında, İl Göç İdaresi Müdürlüğü'nün Kuruma bildirdiği ikamet tarihlerine göre sigortalılık süresinin yeniden düzenlendiğinden isteğe bağlı sigortalı olunabilmesi için Türkiye'de ikamet şartının olduğunu ve isteğe bağlı sigortalığının yeniden düzenlenerek prim gün sayısının 4030 güne düşürüldüğünün ve bu kapsamda şartları taşımadığından talebinin reddedildiğini, tahsil edilen primlerden uzun süre yararlandıktan ve yıllarca kendisini sigortalı sayan Kurumun, davacıya sigortalı olduğu inancını verdikten sonra kendi hatasını farkedip sigortalılık süresini indirmesinin iyiniyet kurallarıyla bağdaşmadığını, 506 sayılı Kanun ve 1479 sayılı Kanun'da isteğe bağlı sigortalı olabilmek için Türkiye'de ikamet şartının bulunmadığını, 5510 sayılı Kanun ile bu düzenlemenin getirildiğini, Kurumun isteğe bağlı sigorta giriş bildirgesindeki belirtilen ikamet adresini Türkiye'de ikamet etme şartı için yeterli saydığını, 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önceki mevzuata göre isteğe bağlı sigortalı olup, Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihte sigortalılıklarını devam ettirenler için Türkiye'de ikamet şartı aranmaksızın isteğe bağlı sigortalılıkların devam ettirildiğini, Yunanistan'ın türk soylu yunan vatandaşlarını (Batı Trakya Türkleri) özellikle Türkiye'de 6 aydan fazla ikamet edenleri o dönemde ilgili 19 uncu madde kapsamında vatandaşlıktan çıkardığı için T.C. Devlet politikası gereği azınlık haklarını kaybetmemesi için bir çok Türk soylu Yunanistan vatandaşı ikamet tezkeresi alamadığını, sadece çocukları Türkiye'de eğitim görenlere çocuklarının üzerinden eğitim süresince kısa dönem ikamet tezkeresi belgesi verildiğini, onda da eğitim süresi nedeniyle kesintiye uğradığını, bu nedenlerle 1479 sayılı Kanuna tabi isteğe bağlı Bağ-Kur sigortası ödeyen Batı Trakya Türklerinin % 99 unun mağdur olacağının bilincinde olan SGK, daha önce muhtarlıktan alınan ikametgah kağıdı ve isteğe bağlı sigorta giriş bildirgesindeki ilgili kişinin belirtilen adreste ikamet ettiğine dair muhtarlığın onaylaması, Türk soylu yabancıların başvurusunu yapabilmesi için yeterli olduğunu, buna rağmen daha önceki uygulamasını değiştirerek 2018 yılından itibaren ikamet tezkeresine göre sigortalılıkların yeniden düzenlenmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyanla Kurum işleminin iptali ile davacıya 27.06.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, 1479 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinde Türkiye’de ikamet eden yabancı uyrukluların talepleri halinde isteğe bağlı sigortalı olabileceklerinin düzenlendiğini, burada ikamet şartının yer alması nedeniyle müvekkili Kurumun, İl Göç İdaresi Müdürlüğü’nden davacının Türkiye’de ikamet izni verilen sürelerini istediğini, yapılan incelemeler sonucu davacıya; 01.07.1996 - 01.07.1997, 30.12.2008 - 30.12.2011, 30.12.2011 - 11.12.2013, 11.12.2013 - 15.06.2017 tarihleri arasında ikamet izni verildiğinin tespit edildiğini, davacının her ne kadar 27.06.2019 tarihine kadar primlerini düzenli olarak ödemiş olsa da İl Göç İdaresi Müdürlüğü’nün ikametgah tarihlerine göre sigortalılık süresi belirlenmesi gerektiğinden, müvekkili Kurumun gerekli işlemleri yaparak davacının sigortalılık süresini yeniden düzenlediğini, yeniden düzenleme sonrası talep tarihinde davacının 5400 gün hizmet süresinin olmaması nedeniyle müvekkili Kurumca yaşlılık aylığı bağlanmadığını, Kurum işleminin yerinde olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, "Davanın kabulüne" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi kararında özetle; davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2.“...Dava dosyası incelendiğinde; Türk asıllı yabancı uyruklu olan ve ikamet iznine tabi olarak Türkiye’de ikamet etmesi gereken mülga 1479 sayılı Kanuna göre isteğe bağlı sigortalı olarak prim ödeyen ve yaşlılık sigortasından tahsis talebinde bulunan davacının, tahsis işlemleri sırasında Türkiye’de ikamet tezkeresine göre ikamet ettiği sürelere göre hizmetinin yeniden değerlendirilmesi sonucunda ikamet tezkeresi olmadan prim ödediği sürelerdeki hizmetinin iptal edilmesi sonucunda yaşlılık aylığı bağlanmaması üzerine eldeki dava açılmıştır. Kurum kayıtlarının incelenmesinde, davacının 01.06.1995 - 01.12.1995 tarihleri arasında ve 01.09.1996 - 05.12.1996 tarihleri arasında 4/a kapsamında sigortalı olduğu ve bu kapsamda iki dönemde toplam 250 gün prim günü olup, yine davacının 07.05.1998 - 31.03.2002 ve 13.01.2009 - 24.06.2019 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalılık kapsamında 5203 gün prim günü bulunduğu, Bağ-Kur isteğe bağlı sigortalılık giriş bildirgesinde Atıcılık Mahallesi Güler Sokağı No:53 .../... adresinin muhtarlık tarafından onaylandığı, dosyaya celp edilen İl Göç İdaresi yazı cevabının incelenmesinde ise davacının Türkiye'deki ikamet sürelerinin 01.07.1996 - 01.07.1997, 30.12.2008 - 30.12.2011, 30.12.2011 - 11.12.2013, 11.12.2013 - 15.06.2017, 15.06.2017-süresiz (devam etmekte olduğu) tarihleri arası olarak göründüğü, yine dosya içeriğinde bulunan davacıya ait 20.10.1999 tarihi itibariyle verilmiş, Atıcılar Mahalle Muhtarı tarafından düzenlemiş ikametgah belgesinin bulunduğu anlaşılmakla, davacının hangi süreler arasında Atıcılar Mahallesinde ikamet ettiğinin belirtilmediği, bunun davacının 07.05.1998 - 31.03.2002 tarihleri arasında yasada aranan ikamet şartını sağladığına karine oluşturmayacağı dikkate alınarak, davacının uyuşmazlık konusu dönemde ikamet şartının devam edip etmediğinin su, elektrik ve telefon abonelikleri, kira sözleşmeleri vs. deliller ile ispat edilmesi gerekirken, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir” gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; "Açılan davanın kabulü ile
1-Davacıya tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.07.2019 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işleminin iptaline,
2-Davacıya ödenmesi gereken yaşlılık aylıklarının 5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesindeki 3 aylık süre gözetilerek 01.10.2019 tarihi başlangıç kabul edilmek suretiyle her bir aylık için hak kazanılan tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, ” dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksi Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.