İçtihatYargıtay2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi · E. 2023/11921 · K. 2025/86
- Esas No
- 2023/11921
- Karar No
- 2025/86
- Karar Tarihi
- 13.01.2025
Karar Metni
2. Ceza Dairesi 2023/11921 E. , 2025/86 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2693 E., 2022/3161 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER :Temyiz isteminin reddi (hırsızlık suçu bakımından), istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi (mala zarar verme suçu bakımından-zamanaşımı kararı verilmek suretiyle)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddine dair ek kararın onanması, temyiz isteminin esastan reddi
Hırsızlık suçu bakımından; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi tarafından verilen 23.01.2023 tarihli ve 2022/2693 Esas, 2022/3161 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Mala zarar verme suçu bakımından; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği (sanık müdafiinin temyiz isteminin sanığın beraat etmesi gerektiğine yönelik olduğu, temyizde hukukî yararının bulunduğu anlaşılmıştır.) 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2020 tarihli ve 2020/1213 Esas, 2020/617 Karar sayılı dosyasında sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 143 ve 35. maddeleri uyarınca verilen 1 yıl 2 ay hapis cezasına, mala zarar verme suçundan ise, aynı Kanun'un 151/1. maddesi uyarınca 4 ay hapis cezasına yönelik istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 07.12.2020 tarihli ve 2020/1400 Esas, 2020/1730
Karar sayılı kararı ile, "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından sonra, denetim süresi içinde yeniden suç işleyen sanık hakkında dosya yeniden ele alınarak, duruşma gün ve saatinin "... Mahallesi 2015 Sk.No:14 iç kapı No:1 ..." adresine tebligat çıkarıldığı, tebligatın sanığın bu adreste tanınmadığından bahisle bila ikmal tebliğ edildiği, sanığa savunmasında bildirdiği "... Mahallesi 2042 sokak No:6 ... Ankara" adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1 maddesine göre ihtarlı tebligat çıkarılmadığı, sanığın yokluğunda yargılamanın sonuçlandırıldığı ve hükmün açıklandığı, sanığın duruşmadan haberdar olmadığı anlaşılmakla, sanığa Tebligat Kanununa uygun ihtarlı davetiye çıkarılması, davetiyeye ihbar yazısının örneğinin eklenmesi ve "Dosyanın yeniden alındığı, duruşmaya gelmediği takdirde açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanacağı uyarısı" şerhinin yazılması ve 7201 sayılı Tebligat Kanununa uygun tebligat işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeden karar verilmesi," nedeni ile hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, zira her ne kadar 5271 sayılı Kanun'un 289 ve 280. maddeleri uyarınca hükümlerin bozulmasına karar verilmiş ise de, bozma nedeni olarak gösterilen hukuka aykırılığın bu maddeler kapsamına girmediği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 07.12.2020 tarihli ve 2020/1400 Esas, 2020/1730 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2022 tarihli ve 2021/121 Esas, 2022/1994 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu belirlenerek ve temyiz isteminin reddine dair 23.01.2023 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.