A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyanın işlemden kaldırılmasının hatalı olduğunu, 07.05.2015 tarihli duruşmada bir kısım davacılar vekilinin mazeretinin kabulüne karar verildiği, buna rağmen dosyanın işlemden kaldırılmasının hatalı olduğunu, hukuki dinlenilme hakkına aykırılık arz ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mera tespitinin iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150 nci maddesi.
3.6360 sayılı Kanun.
3. Değerlendirme
1. Dava 27.01.2000 tarihinde meranın aidiyetinin tesbiti ve sınırlandırlması istemi ile Koçkaya Köyü Tüzel Kişiliği tarafından açılmıştır. Yargılama devam ederken yürülüğe giren On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına dair 6360 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi "Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Malatya, Manisa, Kahramanmaraş, Mardin, Muğla, Ordu, Tekirdağ, Trabzon, Şanlıurfa ve Van illerinde, sınırları il mülki sınırları olmak üzere aynı adla büyükşehir belediyesi kurulmuş ve bu illerin il belediyeleri büyükşehir belediyesine dönüştürülmüştür. Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, Erzurum, Gaziantep, İzmir, Kayseri, Konya, Mersin, Sakarya ve Samsun büyükşehir belediyelerinin sınırları il mülki sınırlarıdır. Birinci ve ikinci fıkrada sayılan illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliği kaldırılmış, köyler mahalle olarak, belediyeler ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılmıştır." şeklinde düzenlenmiştir.
2.Aynı Kanun'un geçici 1 inci maddesinin 13 üncü fıkrasında; “1. maddeye göre tüzel kişiliği kaldırılan belediye ve köylerin mahkemelerde süren davalarında katıldıkları ilçe belediyesi taraf olur.” hükmü yer almaktadır.
3.6100 sayılı HMK'nın 150 nci maddesinin birinci fıkrasına göre usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. Yine bilindiği üzere, duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir düzenleme bulunmadığından, taraflara usulüne uygun tebligat yapılıp duruşma açılmadan dosyanın işlemden kaldırılması ve sonrasında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi mümkün değildir.
4.Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, mahkemece 06.05.2015 tarihli duruşmada davacının mazeretinin kabulüne karar verildiği halde, davada henüz davacı sıfatı kazanmayan ihbar olunan Narman Belediyesinin mazeretinin bulunmadığı gerekçesiyle dosyanın işlemden kaldırılmasına ve üç aylık yasal sürede davanın yenilenmemesi nedeni ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, davanın taraflarından herhangi birinin mazeretinin mahkemece meşru bulunarak kabulü halinde, dosyanın işlemden kaldırılması yasaya uygun değildir. Öte yandan, 6360 sayılı Yasa'nın geçici 1 inci maddesinin 13 üncü fıkrası gereğince ... Köyü yerine davada yer alması gereken Narman Belediyesinin ihbar olunan sıfatının sona erdiği tespit edilip mahkemece kendiliğinden davada taraf olarak eklenmesi ve duruşmalara çağrılması zorunlu olmasına rağmen mahkemece bu hususun göz ardı edilmesi de hatalıdır.
O halde mahkemece yapılacak iş, Narman Belediyesinin davada taraf olarak eklenerek duruşma gününü bildirir tebligatın bahsi geçen tarafa çıkarılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.