V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu veya Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıkları tarafından düzenlenmiş raporla belirlenmesi gerektiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan Dicle Üniversitesi Hastaneleri Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanmış olan 25.06.2021 tarihli raporda davacının maluliyetinin %24 olarak tespit edildiğini, bu rapora göre tazminatın hesaplanması gerektiğini, ancak Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu'na kayıtlı bilirkişiler tarafından hazırlanmış 07.10.2021 tarihli raporun alındığını ve bu rapora göre karar verildiğini, söz konusu rapora göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının maluliyetinin en az %24 oranında kabul edilerek hesaplama yapılması gerektiğini, davalının geçici bakıcı gideri zararından da sorumlu olduğunu, bakıcı gideri tazminatı talebinin reddinin hatalı olduğunu, 29.10.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, İtiraz Hakem Heyetinin karar tarihi itibariyle 2022 yılı asgari ücret tarifesi bilinebilir olmasına rağmen 2021 yılı asgari ücret tarifesine göre alınmış olan bilirkişi raporuna göre karar verilmiş olmasının doğru olmadığını belirterek, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, davacının devlet memuru olup olmadığı, SGK tarafından davacıya geçici iş göremezlik tazminatı ödemesi yapılıp yapılmadığı araştırılmaksızın karar verilmesinin doğru olmadığını, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Davaya konu trafik kazası 23.02.2019 tarihinde meydana gelmiş olup, bu tarih itibariyle yukarıdaki açıklamalara göre Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlüktedir.
Somut olayda, davacının maluliyet oranının belirlenmesi açısından düzenlenen ve davacı tarafından dosyaya sunulan Dicle Üniversitesi Hastaneleri Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanmış olan 25.06.2021 tarihli raporun kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği anlaşılmış olup, raporda davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin %24 oranında olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 3 ay, geçici bakıcı süresinin ise 1 ay olduğu tespit edilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacının dosyaya sunduğu maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı gerekçesiyle ara karar ile adli tıp uzmanı üç kişilik bilirkişi heyetinden yeni rapor alınmasına karar verildiği, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 07.10.2021 tarihli raporun kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği anlaşılmış olup, raporda davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin %20 oranında ve geçici iş göremezlik süresinin 45 gün olduğu, geçici bakıcı ihtiyacının ise bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince ara karar uyarınca alınan 07.10.2021 tarihli rapor benimsenmiş ve bu rapordaki tespitlere göre tazminata hükmedilmiş, maluliyet raporu hususundaki davacı vekili ve davalı vekilinin itirazları İtiraz Hakem Heyetince reddedilmiştir. Buna göre raporlar arasındaki açık çelişki giderilmeksizin karar verilmiş olması doğru olmamış, İtiraz Hakem Heyeti tarafından bu konuda yapılan inceleme eksik olmuştur.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davacının dosyaya sunduğu 25.06.2021 tarihli maluliyet raporu, hakem heyetince dosya kapsamında alınan 07.10.2021 tarihli maluliyet raporu ile kazayla ilgili eksik kalan tedavi evrakları temin edildikten sonra, içerisinde cildiye uzmanı doktorun da bulunduğu heyetten Adli Tıp Kurumu ya da üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıklarından davacının bizzat muayenesi de yapılarak, yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda, davacının kazadan kaynaklanan yaralanması sebebiyle geçici iş göremezlik süresi ve geçici bakıcı süresi bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek dosyadaki raporlar arasındaki çelişkiyi gideren, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacı vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.