Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2023/1221 · K. 2024/1057
7. Hukuk Dairesi 2023/1221 E. , 2024/1057 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1651 E., 2022/1605 K. KARAR : Başvurunun yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden kabulüne yerel mahkeme kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ: Avanos Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/39 E., 2021/903 K. Taraflar arasındaki muhdesatın aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili ve davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden kabulüne yerel mahkeme kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Nevşehir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1393 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazda davacı ile davalıların mirasçı olduğunu, dava konusu taşınmaza davacının 750.000,00 TL'den fazla para harcayarak cami yaptırdığını, davalıların Avanos Sulh Hukuk Mahkemesi 2019/355 Esas sayılı dosyasında bahse konu taşınmazda ortaklığın giderilmesi davası açtıklarını belirterek, cami ve eklentilerinin müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılardan ... ve ... cevap dilekçesinde; Avanos Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/355 Esas sayılı dosyasında müzekkereye verilen cevapta dava konusu taşınmazın arsası dışında caminin mülkiyetinin Diyanet İşleri Başkanlığına ait olduğunun bildirildiğini, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, caminin mülkiyeti hususunda bir ihtilaf olmadığını ve davaya Türkiye Diyanet Vakfının da dahil edilmesinin gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde; 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 35 inci maddesine göre “Camii ve mescitler Diyanet İşleri Başkanlığının izni ile ibadete açılır ve başkanlıkça yönetilir, hakiki ve hükmi şahıslar tarafından yapıldığı halde izinli veya izinsiz olarak ibadete açılmış bulunan cami ve mescitlerin yönetimi 3 ay içinde Diyanet İşleri Başkanlığına devredilir” hükmüne göre davanın Diyanet İşleri Başkanlığına ihbarı gerektiğini, davacı derneğin sonradan bağışlar yolu ile arsanın hissedarı olarak mülkiyet edindiğini, müvekkili ve diğer hissedarların rızasını almadan cami inşa edildiğini, niteliği gereğince 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/A maddesi ve 4721 sayılı Medeni Kanunun 715 inci maddesi uyarınca cami ve ibadethanelerin kamunun ortak kullanılmasına ayrılan kamu mallarından olduğunu, kamu tüzel kişileri veya özel tüzel kişiler adına tespitinin ve tescilin mümkün olmadığını, dolayısıyla gerek rızaen gerekse derdest olan ortaklığın giderilmesi davası nedeniyle cebren satılmasının mümkün olmadığını, bu nedenle açılan davanın yasal şartlarının bulunmadığını, davacı derneğin tapu maliki olarak görünmesinin hiçbir hukuki sonucunun bulunmadığını, kamu adına uygun kurumlar (Belediye, Diyanet işleri Başkanlığı vs.) aracılığı ile kamulaştırma yapılarak tapudaki hisseli durumun giderilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.